Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

İstanbul Mimar Sinan?ın torunlarına emanet..

 

Kanal İstanbul?un önemli olduğunu vurgulayan Serdar İnan, İstanbul?un yeniden dünya başkenti olması gerektiğini savunuyor.

Türkiye, depreme dayanıksız konutlarla dolu olduğunu Van depremiyle bir kez daha fark etti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan?ın öncülüğünde ülke kentsel dönüşüm sürecine girince İstanbul da yenilenme fırsatını yakalayacak. 

Şehirler, milletlerin karakterini yansıtırlar. İstanbul?a bakan Yahya Kemal, ?Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.? bulduğu şehre ?Aziz İstanbul? dedi. Daha sonra Attila İlhan?ın ?Ulan İstanbul? diye hitap ettiği bu tarihi şehrimiz kentsel dönüşümle nasıl bir karaktere bürünecek? İstanbul?un geleceğini kimler belirleyecek? İstanbul, coğrafi ve tarihi derinliklerine kök saldığı kadar ufuklarının ötesine de ağabilen bakış açısını bekliyor. İstanbul, bir sembol şehir; Fas?tan Filipinlere kadar koskoca İslam dünyası ve 1400 yıllık İslam tarihi derlenip toplanır, yüzünü dünyaya 560 yıldır İstanbul?dan gösterir. Dün nasıl milletimizin medeni kabiliyetinin şaheser bir tecellisi olup ?Aziz İstanbul? haline gelmişse, bunu tekrar gerçekleştirebilir.

Yahya Kemal, geçen yüzyılın başında, milletimizin temeddün kabiliyeti hakkında bakın neler söyledi: ?Türkler İstanbul?u 1453?te Bizans?tan bir virane halinde tevarüs ettiler. O vakit İstanbul?un ne kadar harap, yoksul ve perişan olduğunu Bizans?ın meftunu olduğunda şüphe olmayan tarihçi Çharles Diehl, uzun boylu yazdığı gibi, bu bahsi, bundan yirmi sene evvel İstanbul?da olduğu bir konferansta da iyi tasvir etmişti. Evet, onbeşinci asır Türkleri, İstanbul?u bir virane olarak tevarüs ettiler, derhal imar etmeğe koyuldular, bir asır sonra o zamanki Avrupa?nın hem en büyük, hem en ihtişamlı, hem en güzel şehri haline getirdiler. Bu hükümde zerre kadar mübalağa yoktur.?   

Yahya Kemal?in iki sorusuna verilecek cevaba bugün daha çok muhtacız: ?Türklerin medeni kabiliyeti çok yüksek olmasaydı bu viraneyi o kadar çabuk imar edebilirler miydi? Milli kudretleri çok üstün olmasaydı onu beşyüz sene muhafaza edebilirler miydi??

HAYATIN ?KARA KUTU?SU..

Kentsel dönüşüm arefesindeki İstanbul?u emanet edebileceğimiz Mimar Sinan?ın torunları var. Milletimizin 21. yüzyılda gerçekleştireceği şahlanışa eşlik edecek iyi yetişmiş mimarlarımız var. Bu mimarlardan biri de Serdar İnan.

1966 yılında Erzincan?da dünyaya gelen Serdar İnan?ın çocukluğu ve gençliği İstanbul?da geçti. Güzel bir eğitim aldı, kendini iyi yetiştirdi; 1984 yılında Robert Kolej?den, 1990 yılında da İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü?nden mezun oldu. Bugüne kadar tarih, tasavvuf ve sanat uğraşılarını büyük bir sabırla sürdürdü. Serdar İnan, mimarlığın yanı sıra yazı ve şiirleriyle de tanınıyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi, Oğuz Atay gibi bir büyük romancıyı yetiştirdi. Edebiyatımızda haklı bir yere ve üne sahip olan Oğuz Atay gibi Cengiz Bektaş da mimar sanatçılarımızdan. Edebiyatımızda kendine yer açan bu mimarlar kuşağının günümüzdeki temsilcilerinden Serdar İnan, bu damarı yerli duyarlılıkla bütünleştiren bir şair. ?Dünyaları fethetsen / Köprüler kuleler diksen / Ne kıymeti var / O?nun hatırı olmadan? dizeleriyle sesleniyor gönlü.

Serdar İnan, Yunus Emre?nin ayak izlerini izliyor, geçtiği makamlarda dolaşıyor ve onun kadar yalın, derin ve etkileyici söylüyor: ?Sensiz geçen dakikaları / Zamandan saymam / Sen kokmayan / Yerlere / Mekan gözüyle / Bakmam? dizelerindeki sehl-i mümteniyi görüp de sarsılmamak mümkün mü. 

?Seni tanımaktır / Servetim / Gözün gözüm olsun / Sözün sözümdür / Dileğim? dizeleriyle sevdiğim Serdar İnan'ın şiir ve makalelerini eskiden beri zevkle okurum. Bugüne kadar ?Mahşer?, ?Seninle Bensiz?, ?Doğum? ve ?Yansımalar? isimleriyle dört kitap yayınladı. Beşinci kitabını adı: ?Asl-ı Suret? Şair ?yaşamın kara kutusu? olarak niteliyor, özel kutu içinde iki cilt olarak yayınlanan ?Asl-ı Suret?i. Serdar İnan, kara kutuların her şey bittikten sonra bulunduğunu, ama bu kara kutunun içindeki kitabın bir bitişi değil, bir başlangıcı, bir uyanışı içerdiğini belirtiyor. Asl-ı Suret, kara kutu olarak sunuluyor ama siz onu iki dünya mutluluğunun sihirli formülünün bulunduğu bir hazine sandığı olarak da görebilirsiniz.

Özel kutusu içinde iki cilt olarak yayınlanan Asl-ı Suret?in ?Kalem'i? adlı cildinde, Serdar İnan'ın makaleleri yer alıyor, ?Kalb'i? adlı ciltte ise şiirleri bulunuyor. 

AslAsl-ı Suret'in kutusunun siyahlığı, hiçliği; kutunun içinde yer alan Kalem'i ve Kalb'i ciltlerinin beyazlığı ise alemi temsil ediyor. Serdar İnan, beyazın tüm renklerin karışımından oluştuğunu hatırlatıyor, kitap kapaklarına ilişkin yaptığı açıklamada.

Asl-ı Suret, asıl olan ile dünya halini bir araya getirerek olan ile olması gereken arasındaki köprüyü gösteriyor. İnsana ve hayata ayna tutuyor bu eser; hayatın anlamını vurgularken ?Bir? olmanın gücüne de işaret ediyor. Asl-ı Suret?in kaleme alınış ve yayınlanış amacını ise ?Bu, ?cüzi olanın Külli?yi anlama ve farkındalığını artırma çabası?dır. Vazgeçilmezlik ve dengedir. Nasıl vücudunuzdaki en küçük uzuv kaybınızın bile, hayatınızı değiştirecek kadar büyük bir etkisi olur, sizin yokluğunuzun da -küçüklüğünüze rağmen- âlemde meydana getireceği kaybın hesabını yapar olacaksınız.? diyerek açıklıyor..

MİMAR SİNAN?IN TORUNU

Serdar İnan, çekirdekten yetişme bir mimar ve büyük bir birikimi tevarüs etmiş. Aile üyelerinin bir çoğu mimar ve inşaat mühendisi. Aile büyükleri, Nurettin İnan, Bedrettin İnan, Mimar Bahattin İnan ve Mimar Alaattin İnan, 1965 yılında, İstanbul Laleli semti, Koska Caddesi'nde, İnan İnşaat adıyla kurmuş şirketi. İlk yıllarında Eminönü ve Fatih ilçelerinde iş hanı ve apartmanlar yapılmış, daha sonraları İstanbul geneline yayılarak iş hanı, apartman, otel, çarşı, hastane, okul, yurt binası, cami, fabrika, akaryakıt istasyonu, hiper market, depo binaları, büro binaları, konut siteleri ve residanslar gibi her çeşitten üst yapılar inşası gerçekleştirilmiş. 200?ü aşkın projede yaklaşık 5 bin adet bağımsız bölüm üreten İnanlar İnşaat, uluslararası ISO 9001:2000 kalite sertifikasına sahip. Serdar İnan, üniversite yıllarında çalışmaya başladığı İnanlar İnşaat?ın 30. kuruluş yılında, 1995?te Yönetim Kurulu Başkanı oldu.

?Yönetim yapısı değişen İslam ülkelerinde yaşayan halkların değişen düşünsel yapısı, krizin etkisiyle güçten düşen batısal yörüngenin daha da doğuya, bize doğru kaymasını sağlayacaktır. Kısaca bu son gelişmelerden her zaman dediğim gibi gene ülkemiz kazançlı çıkacaktır.? diyen Serdar İnan, Atakent, Esenyurt ve Kartal?da aynı anda başlattığı 3 Altın Konut Projesi?yle 2011 yılına damgasını vurdu.

?Tür­ki­ye li­der ülke ve İs­tan­bul da dün­ya­nın baş­ken­ti.? diyen Serdar İnan, Mimar Sinan Vakfı Başkanı aynı zamanda. ?Biz Mimar Sinan ile övünüyoruz. Ancak Mimar Sinan da bizimle övünsün!?  diyen ve övüneceği bir torunu olmaya çalışan Serdar İnan; kabına sığmayan bir sanatçı: ?Altın Çağ?, ?Lider Türkiye?, ?Dünya Başkenti İstanbul? vizyonuyla yola çıktı, 21 Altın Proje hazırladı. ?Tac-ı İstanbul?, ?İstanbul Hızlı Treni? bunlardan sadece ikisi.

İSTANBUL AŞKI

Günümüzün Yahya Kemal?i diyebileceğimiz, İstanbul aşığı Serdar İnan, İstanbul?un kentsel dönüşüm öncesinde ?mekanı planlayan imar planlarımızı, amacı insan olan hale getirmek ve amacı olan insandan saklamadan herkese açmak, ileride nüfusumuz yirmi milyon olduğu zaman da şehrimize gelen insanımıza hizmet edecek şekilde yapmalıyız.? diyerek yeniden planlanması gerektiğini vurguluyor.

Yapılacak imar planlamasının olmazsa olmaz şartının sevgiyle yapmak olduğunu medya açıklamalarında belirten Serdar İnan, ?imar planlarımızı, spekülatif amaçları teşvik eden, insanları üst üste kaçak bir konumda, bazen de  insanca olmayan koşullarda yaşamaya sürükleyen şekilde değil ama, çevresiyle, yüksekliğiyle, düzlüğüyle, imar verdiğimiz insanı kıskanmadan, ondan bir menfaat beklemeden, Akl-ı Küll?ün emrettiğiyle, ?Hepsi benim olsaydı nasıl planlardım?? diyerek, yapılmışa daha iyisini yerine koymadan, itiraz etmeden, sevgiyle yapmamız lazım. İmar planları hepimizin yaşamını, çoğumuz farkında olmadan belirleyen en önemli etkendir. Bu görev tabiatıyla devletindir, son yıllarda diğer konularda gösterdiği başarılı çalışmaları devletimizin, bu konuda da yapacağından eminim.? diyor. 

İstanbul?un imar planının yeniden yapılmasında ve kentsel dönüşümünde Kanal İstanbul?un önemli olduğunu vurgulayan Serdar İnan, İstanbul?un yeniden dünya başkenti olması gerektiğini savunuyor. Kanal İstanbul projesine 30 milyar dolarlık çılgın teklif hazırlayan Serdar İnan, düşüncelerini sözde bırakmıyor, İslam dünyasına dönük çalışmalar da yürütüyor.

Orta Doğulu sermayedarların Yeni İstanbul?a yatırımını sağlamak üzere yurt dışı gezilerine çıkıp bağlantılar kuruyor ve davetine icabet eden işadamlarını evinde ağırlıyor.

İran?a yaptığı ziyaretin ardından iade-i ziyarette bulunan İranlı işadamlarına önce İstanbul?u, Boğaziçi?ni gezdirdi, sonra da evinde ağırlayarak yatırımı garantiledi. Evinde, konuklarıyla, İranlı Belediye Başkanı  Dr. Ali Azeri, Muhammed Azeri, İranlı şirket Mehrabena?nın Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Mesgarkhoyi ile İranlı işadamı Mahmut Rahim?yle Yeni İstanbul projelerini ve yatırım planlarını görüştü. Serdar İnan ayrıca CNR?daki İran Ticaret Fuarı?na İran Başkonsolosu?nun özel davetlisi olarak katıldı.

Orta Doğulu sermayedarları Yeni İstanbul?a yatırıma teşvik turunu sürdüren Serdar İnan, çalışmalarını Suudi Arabistan ve Katar?la yürütüyor.

İstanbul, aşıklarının elinde yeniden milli karakterini kazanacak, milletimizin medeni kabiliyetinin şaheser bir tecellisi ve  ?Aziz İstanbul? olacak. İstanbul?un geleceğini, Mimar Sinan?ın torunları belirleyecek. İstanbul, coğrafi ve tarihi derinliklerine kök saldığı kadar ufuklarının ötesine de ağabilen Serdar İnan?ın bakış açısıyla imar planını yeniden yapacak ve yeniden inşa olacak. Fas?tan Filipinlere kadar bütün bir İslam dünyasının başkenti olacak ve 560 yıldır olduğu gibi 1400 yıllık İslam tarihinin sembol şehri haline gelecek. 

Sevgili kardeşim Serdar İnan?dan daha nice denemeler, makaleler, anı/gezi yazıları ve şiirler okuyacağımızı biliyorum. Asl-ı Suret?in hayırlara vesile olmasını diliyorum. Aziz İstanbul?un inşasına büyük mimari projeleriyle katkıda bulunmasını bekliyoruz. Mimar Sinan?ın övüneceği bir torunu olduğu için de kendisini kutluyoruz.

Mustafa Yürekli - Haber 7
mustafayurekli@gmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.