İşte bu da bizim yeni teşvik paketimiz!

Koronavirüs salgınında henüz bir yıl dolmadan vaka sayısı 40 milyonu, ölenlerin sayısı 1,1 milyonu geçti. Pandemi alanını giderek genişletiyor. Salgının sene-i devriyesinde ne kadar vaka ve ne kadar vefat ile karşılaşacağımız henüz belli değil.

Türkiye’deki son rakamlar da endişelendiriyor. Mart’tan bu yana toplam hasta sayımız 350 bine, vefat eden sayımız 9 bin 500’e ulaştı, ulaşacak. 19 Ekim’de vaka sayımıza 1958 kişi, vefat edenlere 75 kişi daha eklendi.

Hayatın devamı ve ekonomilerin sürdürülebilirliği için üretim ve istihdamda kesintinin olmaması gerekiyor. Dolayısıyla pandemi sürecinde ekonomilerin gidecek oldukça yolu var.

Hükümetler bu durumun bilincinde. Her devlet kendi gücüne, bilgi ve becerisine göre teşvik paketleriyle ekonomilerini ayakta tutmaya çabalıyor.

Maamafih, para ve maliye politikalarının eş güdümü; salgının verdiği olumsuz etkilerin giderilmesi veya hafifletilmesinde büyük önemi haiz.

***

Pandeminin ekonomilere hasar vermeye başladığı geçen Mart ve Nisan aylarında ilk etapta ABD, AB, Almanya, İngiltere, Japonya, Çin ve Hindistan gibi ülkelerin merkez bankaları 7 trilyon dolara ulaşan destek paketlerini yürürlüğe koydu.

İlerleyen aylarda küresel bazda teşvik paketlerinin büyüklüğü 12 trilyon dolara ulaştı. Avrupa Birliği, Japonya ve diğer gelişen ülkelerin arka arkaya açıkladığı paketlerin salgına karşı müspet etkisi elbette tartışılmaz.

Hatta Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) ekonomiyi limitsiz destekleme konusunda kesenin ağzını açması örnek bir davranış oldu. Ancak ABD’de 3 Kasım’da yapılacak seçimlere yönelik siyasi çekişmelerin yeni teşvikleri sürüncemede bırakmasının,  küresel ekonomiye zarar verdiğini de hatırlatmak lâzım.

***

Zira aylardır yeni paket açmada miktar konusunda didişen iktidardaki Cumhuriyetçiler ile muhalefetteki Demokratlar’ın “paket polemiği” küresel ekonomiyi negatif alana iterken piyasaları da yatırıp kaldırıyor.

Cumhuriyetçiler 1,8 trilyon dolar, Demokratlar 2,2 trilyon dolarlık pakette ısrarlarını hâlâ sürdürüyor. Fakat paketin çıkmasıyla ilgili “seçim öncesi mi yoksa sonrası mı” belirsizliği, ekonominin performansını da zedelemiyor değil.

ABD Başkanı Donald Trump’ın kısa zaman önce teşvik paketinin seçim sonrasına ertelendiği yolundaki açıklamalarını ve piyasaların durumunu hatırlayın… Trump şimdi vaziyeti görmüş olacak ki, seçim öncesinde teşvik paketini çıkarma ihtimalinden bahsediyor.

Eee, ne kadar olsa da oy meselesi! Pabuç pahalı! Nitekim  piyasanın istemediği hiç kimse, seçimi kazanamıyor… Bunu Trump da biliyor. Bakalım önümüzdeki 13 günlük süreç ne getirecek, ne götürecek hep birlikte göreceğiz!

***

Dünya teşvik paketleri açıklarken Türkiye ne yapıyor, diye sorulabilir. El âlem gibi mali anlamda harcayacak fazla paramız yok. Türkiye teşvik paketi uygulamalarında daha çok yapısal sorunları çözmeye odaklanıyor. Bu da bizim tarzımız…

Birkaç gün önce kaleme aldığım “Foreks işlemlerine stopaj hamlesi” başlıklı yazımda “İşsizlik Sigortası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin 16 Ekim’de TBMM’ye sunulduğunu belirtmiştim.

İşte bu da bizim yeni teşvik paketimiz…

Pakette varlık barışından, esnek çalışmaya, kurumlar vergisi indirimlerinden halka arzlara, sermaye piyasalarının derinleştirilmesinden iş dünyası için prim desteğine, ihracattan turizme kadar birçok alanda yeni teşvikler gündeme geliyor.

***

Paketin “TL” olarak büyüklüğünü bugünden söylemek tabii ki imkânsız. Kanun teklifi Meclis’te. Tartışılacak, belki de komisyonlarda “torba kanun”a yeni maddeler eklenecek veya çıkarılacak.

En dikkat çeken bölüm, Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67’nci maddesinde gerçekleştirilecek değişiklikler... Vergilendirmede stopaj usulü ile yeni hükümlerin geçerliliğinde sürenin 2025 yıl sonunda bitmesi kayda değer bir düzenleme olacak. Konuyu biraz daha açarsak vergide “beyanname usulü”nün yerini “stopaj usulü” alacak  gibi görünüyor.

Maliye politikalarının uzanamadığı yerlerdeki hasarı para politikasının onarması elzem. Hayata geçirilecek para ve maliye politikalarının uyumu pandemide ülkemizin performansını mutlaka kat kat artıracak.

Dolayısıyla yarın Merkez Bankası’nın (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından çıkacak kararı yeni teşvik paketine destek açısından mühim bir durum arz ediyor.

analizgazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar