Normalleşmede yeni fırsat Avrupa

Almanya Başbakanı Merkel'in "AB - Türkiye ilişkilerinin olumlu sürmesi için her şeyi yapmak istiyoruz" açıklaması Gümrük Birliği'nin revizyonu ve diğer anlaşmalar için umut oldu. İş dünyası, yakın işbirliği teklifinin AB'den gelmesini diplomatik, finansal ve reel sektör açısından pozitif adım olarak niteledi.

Pandemi sürecinde normalleşme adımlarını hızlandırmada yeni fırsat olarak görülen Avrupa Birliği (AB) faktörü ekonominin yeni dinamiği şeklinde algılanıyor. Para politikalarında dengeyi kuran Türkiye’nin, finansal istikrar ve jeopolitik riskler noktasında Avrupa’dan gelen “İlişkileri iyileştirelim” mesajıyla ekonomide ve diplomatik alanda daha sağlam bir patikaya gireceği tahminleri yapılıyor.

Avrupa ile ilişkilerin sıcak tutulması ve uzatılan elin dengeli bir şekilde kazan-kazan formülü şeklinde uygulama sahasına indirilmesinin Gümrük Birliği ve AB ilişkilerine yönelik sorunların çözümünde etkili olacağı ve özellikle salgın sürecinde Türkiye – AB olarak karşılıklı olarak daralan ekonomilere nefes aldıracağı belirtiliyor. Türkiye cephesinde dış ticaret başta reel sektörün normale dönmesine katkı sağlayacağı düşünülen ilişkilerin yatırımları artıracağı, finansal istikrara ve Türk Lirası varlıkların pozitif seyrine önemli bir ivme kazandıracağı kaydediliyor.

Ekonomiye yeni destek

Dalgalanmalara karşı Merkez Bankası (TCMB) ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) aldığı tedbirlerle para politikasında dengeleme sürecine giren piyasaların Avrupa Birliği ile yapılacak yakın ilişkilerin yeni bir çıpa niteliği taşıdığı ve Türkiye ekonomisine yeni bir trend kazandırabileceği belirtiliyor.

Avrupa Birliği ile başlatılacak dengeli olumlu ilişkilerin doğrudan yatırımların artmasına, sermaye akışının hızlanmasına ve ihracatın yükselişine önemli katkı vereceği dile getirilirken AB ile yapılacak anlaşmaların kısa sürede sağlanması durumunda Türkiye’nin döviz ihtiyacının kalmayacağı, pandemide normalleşmenin güçleneceği ve ülke risklerinin düşeceğinin altı çiziliyor.

AB Türkiye Delegasyon Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer Landrut’un son AB Zirvesi sürecinde İstanbul Ticaret Odası’nı ziyaret etmesi ve burada “Ticaret ve ekonomik işbirliği Türkiye ve AB arasında fevkalâde önemli. Ne düşündüğünüzü görmek, karşılıklı beklentileri ortaya koymak ve gelecek için neler yapılabileceğini belirlemek için hep beraber adım atacağız” açıklamaları ilişkilerin başlaması olumlu bir adım olarak görülüyor.

Her konuda anlaşma talebi

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi’nde düzenlenen basın toplantısında Almanya’nın Türkiye ile çok yönlü ilişkileri olduğunu ve bu durumun yakın ilişkileri başlatmada önemi haiz bulunduğunu söylemişti.

Çarpıcı bir açıklama olarak gündeme düşen Merkel’in sözleri, vize serbestisinden diplomatik ve ticari anlaşmalara kadar birçok alanı kapsadığı görüldü. Merkel açıklamasında, “Türkiye ile Avrupa Birliği anlaşmaları çerçevesinde AB - Türkiye ilişkilerinin olumlu devam etmesi için gereken her şeyi yapmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Almanya başta Avrupa’nın Türkiye ile ilişkilerini yeniden dengelemek zorunda olduğunu, Doğu ve Akdeniz’deki tırmanan gerilimin giderilmesi gerektiğini, Türkiye’nin NATO müttefiki olmasının yanısıra mültecileri ağırlamasındaki inanılmaz işlerinin unutulmamasına vurgu yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüğünü dile getiren Merkel, Türkiye ile yapıcı bir diyalog içine girmek ve pozitif bir gündem istediklerini ifade etti. Merkez vize serbestisi görüşmelerinin Aralık ayında başlatılacağını kaydetti.

AB’den yapıcı ilişki mesajları

Merkel, Türkiye ile AB arasındaki göç mutabakatının yeni bir aşamaya getirilmesi, Gümrük Birliği anlaşmasının geliştirilmesi ile ekonomik iş birliği konularını da Türkiye ile görüşmek istediklerini dile getirdi. AB Liderler Zirvesi öncesinde de gazetecilere açıklama yapan Angela Merkel, AB’nin Türkiye ile yapıcı bir ilişki geliştirmesinde büyük çıkarı olacağını belirtti.

Aynı toplantıda AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de, Türkiye-AB ilişkilerinde iki ihtimal var. Ya gerginlik tırmanacak, ki bunu istemeyiz, ya da gerginlik düşürülecek ve yapıcı bir ilişkiye doğru ilerleyeceğiz. Bizim istediğimiz ikincisi. Her iki ihtimalde de liderlerin önünde seçenekler bulunuyor. Biz (Türkiye ile) gerginliğin düşürülmesini, pozitif bir gündem oluşmasını istiyoruz. Bugün bu konuşulacak” açıklamasını yaptı.

Doğu Akdeniz’de istikrardan yana olduklarını belirten AB Konseyi Başkanı Charles Michel zirvede özellikle Türkiye – AB ilişkilerinin ağırlık noktasını teşkil ettiğini söyledi.

İlişkilere yeni soluk

AB Liderler Zirvesi öncesinde 23 Eylül’de AB Konseyi Başkanı Michel ve Almanya Başbakanı Merkel ile üçlü video konferans görüşmesi yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, on gün öncesinden Avrupa ile ilişkilerin yeni bir soluk getireceğine dair açıklamalarda bulunmuştu.

Özellikle Doğu Akdeniz’de gerginliğin azaltılması ve diyalog kanallarının sürekli açık tutulmasının gereğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya’nın arabuluculuk çabalarını da takdirle karşıladıklarını söylemişti. Erdoğan üçlü video konferansta Doğu Akdeniz’de Kıbrıs Türkleri dahil tüm tarafların katılımıyla düzenlenecek bölgesel bir konferansın herkesin yararına olacağını ve buradan yapıcı kararların çıkacağını ifade etmişti.

AB Liderler Zirvesi’nde iyi niyetle Gümrük Birliği anlaşması, vize serbestisi ve göç mutabakatı konularında somut adımlar atılması halinde Türkiye – AB ilişkilerinin yeniden olumlu bir seyre taşınabileceğini kaydetmişti. AB’nin Türkiye’yle sağlıklı bir işbirliği geliştirilmesinin bölgesel sorunların çözümüne katkı sağlayacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkel ve Michel’in Türkiye-AB ilişkilerine pozitif gündem kazandırma gayretlerinden memnuniyet duyduğunu dile getirmişti.

Karşılıklı adımlar gerekli

AB Liderler Zirvesi’nde Almanya Başbakanı Merkel’in açıklamaları sonrası AB Türkiye Delegasyon Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer Landrut, İstanbul Ticaret Odası’nı (İTO) ziyaret etti. Büyükelçi Landrut, İTO Başkanı Şekip Avdagiç’e Türkiye – Avrupa Birliği ilişkilerinin ticaret ve ekonomik olarak büyük öneme sahip olduğunu, ziyaretlerinin kendilerini son derece mutlu ettiğini belirtti.

Türkiye – AB arasında ekonominin temel nokta olduğunu vurgulayan Büyükelçi Landrut, “O yüzden benim için buraya gelmek hem ilginç hem önemli. Gelip ne yaptığınızı görmek, beklentilerinizi anlamak, gelecek için neler düşündüğünüzü öğrenmek çok önemli eminim ki bu şekilde adımları hep beraber düşüneceğiz. İlişkilerimizi nasıl daha yapıcı bir şekilde ileriye taşıyabiliriz beraber göreceğiz” dedi.

Ziyarette konuşan İTO Başkanı Avdagiç de Türkiye – AB ilişkilerinde umutlarını koruduklarını, özellikle zirve sonrası Türkiye ile ilgili açıklamaları ilginç olarak karşıladıklarını söyledi. Zirvede Türkiye’nin yapması gerekenlerin dile getirildiği kadar Avrupa tarafının da yapması gerekenler olduğuna vurgu yapan Avdagiç, Avrupa diplomasisinde kıdemli bir diplomat olan Meyer Landrut’un ziyaretinin anlamlı olduğunu dile getirdi. Avdagiç, “Değerli büyükelçimizin katkıları ile iki tarafın beraber adım atmasıyla ilişkilerin geliştirebileceği ve arzu ettiğimiz hedeflere ulaşacağımızı düşünüyorum” diye konuştu.

Finansal adımlar Borsa’ya yaradı

Pandemi etkisiyle yılın ilk çeyreğinde kayıplar yaşayan ancak para politikalarındaki genişleme sebebiyle ikinci çeyrekte son 11 yılın en iyi çeyreğini yakalayan Borsa İstanbul, Temmuz ve Ağustos aylarındaki kayıplarını Eylül ayında nispeten geri aldı.

Borsada yükseliş trendini Doğu Akdeniz’de artan iyimserlik ve sanayideki toparlanma destekledi. Ekonomi yönetiminin normalleşme adımları pozitif bir seyrin hakim olmasını sağladı.

9 aylık dilimde 819 puanla dibi görmesine karşılık 1245 puanla zirveyi zorlayan Borsa İstanbul (BIST) 100 endeksi Eylül’de aylık bazda yüzde 6,2 yatırımcısına kazandırdı. Endeksin yükselişinde yüzde 18,2 artan teknoloji, yüzde 9,7 artan sanayi, yüzde 7,4 artan mali ve yüzde 6,2 artan hizmetler endeksi etkili oldu.

En fazla değer kazanan sektör kağıtları yüzde 23,7 ile orman, kağıt, basımda, yüzde 20,1 ile turizmde, yüzde 19,9 ile KOBİ sanayide, yüzde 17,5 ile sporda ve yüzde 16,7 ile bilişimde olduğu gözlendi. En fazla yüzde 0,5 gibi küçük birimlerle değer kaybeden madencilik, finansal kiralama ve faktoring sektörlerine ait hisse senetleri, borsanın gelecek için yükseliş trendine geçeceğine işaret etti.

 TCMB’nin 200 baz puan indirimi, BDDK’nın swap başta türev işlemlerde limitleri artırması ile bankalara yönelik aktif rasyosu düzenlemeleri ve hükümetin TL mevduatları faiz getirisindeki vergi kesintilerini azaltması özellikle Borsa İstanbul’da Eylül ayındaki yüksek performansı getiren gelişmeler olarak sıralandı.

BIST 100 endeksinin Ekim performansının yine yüksek olacağı tahmin edilirken endeksin teknik olarak 1155 seviyesinde direnci olduğu belirtiliyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın kovide yakalanmasıyla düşen ABD ve küresel endekslerin Borsa İstanbul’u da etkileyebileceği, dolar kurunda ise yükselişlere dikkat edilmesi gerektiği dile getiriliyor.

Bu hafta kaybeden yatırım aracı yok

Temmuz ve Ağustos aylarında satış ağırlıklı bir seyir izlemesine karşılık BIST 100 endeksi, eylül ayını yüzde 6,2 yükselişle 1.145,24 puandan tamamladı. Haftalık bazda ise Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetleri ortalama yüzde 1,86, altının gram satış fiyatı yüzde 4,10, dolar/TL yüzde 1,53, euro/TL yüzde 2,40 prim yaptı. Piyasalarda 1000 TL’lik yatırım; borsada 1018,6 lira, dolar 1015,3 lira, euro 1024 lira ve altın 1041 lira oldu.

Piyasalar 5-9 Ekim haftasında Türkiye’de enflasyon ve Hazine nakit dengesini takip ederken yurt dışında ABD’de imalat dışı PMI ve FED’in toplantı tutanakları, Avrupa bölgesinde Markit PMI imalat dışı verisiyle ECB toplantı tutanaklarından çıkacak sonuçlar beklenecek.

BIST 100… BIST 100 endeksi, en düşük 1.112,39, en yüksek 1.155,38 puanı gördükten sonra haftayı önceki hafta kapanışına göre yüzde 1,86 artarak 1.145,03 puandan tamamladı. Endeksin Trump’ın kovide yakalanmasıyla dış piyasalardaki hareketine göre hareket edecek. Endeksin 1155 puanda güçlü direnci ve 1100’de ise güçlü desteği bulunuyor.

DOLAR/TL… Haftayı yüzde 1,53 değer kazanarak 7,7580 liradan kapatan kurun yurt dışında değer kazanan dolara göre hareket etmesi bekleniyor. Kur üzerinde kambiyo işlemlerine yönelik kesinti oranlarındaki indirimlerin etkisi de bu hafta test edilecek. Kurun ilk bakışta 7,70-7,80 arasında bir hareket alanının olduğu gözleniyor.

EURO/TL… Hafta içinde açıklanan ekonomik verilerin Avrupa’da iyimserlik oluşturması euro da yaradı. Euro, dolar karşısında elde ettiği kazancı, diğer para birimlerine de taşıdı. Doğu Akdeniz ve Azerbaycan – Ermeni savaşı başta jeopolitik risklerle değer kaybeden TL, euroya karşı da yüzde 2,4 oranında geri çekildi. Euro haftayı 9,0890 liradan kapattı. Euro-TL’de 9,05 güçlü destek, 9,12 ise güçlü direnç olarak görülüyor.

ALTIN… Pandemiye yönelik risklerin yeniden artmasıyla dolarla birlikte altın fiyatları da yükseldi. Uluslar arası alanda 1910 dolara kadar çıkan altın daha sonra gelen satışlarla 1900 doların altına indi. Yurt içinde ise Kapalıçarşı'da işlem gören 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu hafta yüzde 4,10 kazanımla 474,50 liraya, Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 4,10 artışla 3.147,00 liraya yükseldi. Geçen hafta 739,00 lira olan çeyrek altının satış fiyatı ise 769,00 liraya çıktı. Pandemi kaynaklı altındaki çıkışın aşı çalışmalarında net haberlerin gelmesine kadar devam edeceği belirtiliyor. Ons altında destek 1890, direnç ise 1915 dolar olarak hesaplanıyor. Yurt içinde altının gramı 472 lirada kalıcı olduğu sürece yükselişe devam edeceği ve 480 lirayı zorlayacağı, 470 lira desteğinin aşağı yönlü kırılması durumunda 466 liraya kadar inebileceği tahminleri yapılıyor.

PETROL… Dünyada yeniden salgın vakalarının artış göstermesi ve stoklardaki seyir sebebiyle OPEC ve ortaklarının üretimi artırması petrol fiyatlarını aşağı çekti ve 39 dolar seviyesine geriledi. Petrolde desteğin 38 dolar, direncin ise 41 dolar olması öngörülüyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar