Sanal âlem gerçeği ne kadar ifade eder

Karl Marx, “bireylerin varlıkları bilinçleri tarafından belirlenir” der.

Acaba gerçekten öyle mi?

Biz farkında olmasak bile sosyal medya bağlantıları hayatımızı kişiliğimizi ruhlarımızı çok hızlı bir şekilde maalesef ele geçirmiş durumda.

Ceplerimizde taşıdığımız telefonlar üzerinden hayatı dolu dolu yaşadığımızı düşünürken , “BİZİ, BİZ ” olmaktan çıkıyoruz.

Ben kimim” sorusunun cevabını henüz bulamamış bir toplumun bireyleri olarak toplumsal kaygılar ve mahalle baskısı yüzünden, olduğumuz gibi değil olmamız istendiği gibi tavırlar sergiliyoruz.

Böylece gençler sosyal kontrolün olmadığı bir ortamda “üstben”den gelen toplumsal baskıları atarak, olabildiğince “Ben’lerini özgür bırakmanın keyfini çıkarabiliyorlar.

Bir türlü biz kendimiz olamıyoruz. 

Olanı değil, olunmak isteneni sanal âlemde sergilemeye başlıyoruz.

Gündelik yaşamlarımıza ait gerçeklikleri ve hayallerini, genellikle sözcükler veya fotoğraflar üzerinden hikâyeleştiriyoruz.

Bu yüzden maalesef günümüzde kelime dağarcığı hızla kısırlaşan, daralan duygularını kod haline dönüşen kısaltılmış cümleler ya da görsel emojilerle kendilerini ifade eden bir kuşak ortaya çıkmış durumda.

Bu durum da ister istemez giderek duygularını ifade etmekten uzaklaşan bir neslin ortaya çıkmasına, gelecek yaşamlarında sağlıklı ilişkiler kurmakta da oldukça zorlanacak bireylerin oluşmasına sebep olacaktır.

Andy Warhol’un “bir gün herkes on beş dakikalığına ünlü olacak” sözü adeta kehanet gibi gerçeğe dönüşüyor galiba.

Kısacası, sanal kimlikler giderek gerçek kimliklerin önüne geçiyor ve sanal kurgular giderek gerçekliği boğuyor!

Temelde ciddi psikolojik sorunlara dönüşebilen söz konusu bu durumlar, kalıcı travmaların ötesinde kişilik bozukluğu kaygı ve anksiyete ye kadar götürüp bireyleri depresyona sokabiliyor.

Neticede, günümüzde yüksek teknoloji ve sanal âlem, elektronik araçlar ile sosyal medyanın yoğun kullanılmasının en büyük bedelini yine çocuklar ile gençler öderken, toplum da teknolojinin şekillendirdiği bir kültür temeline doğru hızla yol alıyor.

Bu nedenle bir an önce sanal âlemden gerçek dünyaya dönmek ve gerçeklerin farkına varmak gerekir.

Hayatı daha doğal hali ile yaşama, sanaldan gerçeğe dönme temennilerimle.

Kalın Sağlıcakla.

 

Sait ÖZDEMİR

Uzman Psikolojik Danışman

www.saitozdemir.net

Önceki ve Sonraki Yazılar