Tecrübe mi, yoksa bilgi mi önemlidir.

Vernon Law; Tecrübe çok acımasız bir öğretmendir, önce sınavı yapıyor, dersi sonra öğretiyor, der.

Üniversiteden mezun oluruz kendi kendimize şöyle bir soru sorarız herşey bu diploma için miydi? İçimizdeki ses evet, her şey bu diploma içindi der.

Diploma, yani bir okul mezunu olmak digerlerinden bir adım öne geçmek için önemlidir ancak her şey demek değildir. Öyle olsaydı bugün milyonlarca diplomalı işsiz insanla karşı karşıya kalmazdık. Tabi ki burada bilginin önemini de inkâr etmiyorum.

Tecrübe çok önemli bir yol göstericidir. Paha biçilmez bir değerdir.

Yaşadıklarımdan çıkardığımız sonuçlar, onların   bizim üzerimizde bıraktığı izler, acılar çekerek öğrendiğimiz, üzerinde düşünerek bir karara vardığımız anlar, dakikalar, saatler ve günler bizim tecrübelerimizi oluşturur. Bu nedenle insan hayatın her alanında, her fırsatta yeni, farklı ve sıradışı şeyler ya da farklı olaylar ve tecrübeler kazanır.

Tücrübe ile ilgili güzel bir öykü anlatılır. Altmış yaşlarındaki ünlü ressam, bir lokantaya girer. Gerçi cebinde parası yoktur ama aldırmaz. Lokantacıya yapacağı portresine karşılık yemek yemek istediğini söyler. Güzelce karnını doyurur. Sonra bir çırpıda lokantacının portresini çizerek masaya bırakır. Kalkarken adam gelir, resme bakar, beğenir.

Güzel ama... der lokantacı, “Bir dakikada yaptınız bunu, oysa bir saattir yiyorsunuz. Ressam: “Bir dakika değil, 60 yıl ve bir dakika.” diye karşılık verir. Hayatımızda deneyimlerin yeri başkadır. Farklı konularda deneyim kazanmış, çok yönlü, renkli, Görmüş, geçirmiş” dediğimiz kişiler, yaşadıkları toplum için katma değerdirler.

Düşünürlerin penceresinden baktığımızda, ‘Deneyler en iyi öğretmendir, yalnız okul masrafları biraz fazladır,’ demiş İskoç asıllı İngiliz tarihçi ve eğitmen Thomas Carlyle...

Romalı devlet adamı, bilgin ve yazar Çiçero, “Tecrübe en değerli hocaların vermiş olduğu derslerden bile daha üstündür,” deyişini bırakmıştır tarih sayfalarına...

Ünlü İslam alimi-hekim İbn-i Sina’ya göre de tecrübe ilimden üstündür.

Yaşadıklarıma, öğrendiklerime ve çevremden edindiklerime baktıkça diyorum ki, bilgi birikimlerimi deneyimlerimi ülkemizin geleceği için insanımız için onların ihtiyaçlarına cevap verecek yardımcı olacak kitapları arkamda bırakabilirsem kendimi mutlu hissedeceğim.

Bunu en güzel şekilde özetleyen Henry Huxley; “Bir insanın tecrübesini başından ne geçtiği değil, başından geçenlerden nasıl yararlandığı” dır der.

Alman Atasözü de “Tecrübe, ruhu ve kalbi iyileştirdiğinden” söz eder.

İmâm-ı Gazâlî “Kim tecrübelerden ders alır ve tecrübeler kendini olgunlaştırırsa, ona akıllı; kim tecrübelerden bir şey anlamazsa, ona ahmak ve câhil denir”.

Sonuç olarak kim ne derse desin sadece eğitimle hareket etmek sağlıklı bir durum değildir. İş bitirmek istiyorsanız tecrübe ile eğitimi sentezlemeli ve yola koyulmalısınız.

Kalın Sağlıcakla

 

Sait ÖZDEMİR

www.saitozdemir.net

 

Önceki ve Sonraki Yazılar