Bağımsızlık ve ensede boza pişirme!

Türkiye 2013 yılından bu yana uygulanmaya çalışılan "düşük faiz politikası"na karşı olmadık muhalefetle karşılaştı. Ekonomik ve siyasi olarak neler oldu neler!

Her şeye rağmen ülke ekonomide yolunu çizdi ve bu reel yolda istikrar kazanmak istiyor.

Piyasaların “Para politikasında belirsizlik var” diyerek estirdikleri fırtınaları dindiren “üretim – istihdam – ihracat” tabanlı ekonomi politikasında net duruş, bugün itibariyle birçok “mandacı süngü”yü düşürdü, düşürmeye devam ediyor.

Mamafih, Türkiye belirlediği “düşük faiz politikası”nı yurtdışı ve yurtiçinden gelecek ve gelmesi muhtemel birçok baskıya karşı uygulamada kararlı.

***

İç muhalefeti bir kenara koyalım… Bakınız yurtdışında bir guvernör neler söylüyor!

İngiltere Merkez Bankası (BOE) Başkanı Andrew Bailey, “Türkiye’deki para politikası alışılmadık bir kombinasyon. TCMB’nin bağımsızlığı ile ilgili sorunlar var” demiş. Demiş ama maalesef bu ifadeleri gelişmiş ülke merkez bankalarının durumuna bakarak söylememiş.

Sadece klasik, geleneksel ve belki de dünyanın hiçbir yerinde uygulama alanı bulamayan “Merkez bankaları bağımsız olmalı” savını gelmiş, Türkiye’ye dayatıyor.

Sayın Başkan, başınızı ellerinizin arasına koyunuz ve düşününüz!

BOE bağımsızlığının acaba kaçta kaçını uygulayabiliyor?

Yoksa Bretton Woods’a teslim olmak, bağımsızlık mı?

Bırakın BOE’yi dünyada hangi merkez bankası bağımsız, sorarım size!

Bay Bailey, batının ekonomi sistemi Bretton Woods ilkeleri dışına çıkın da bağımsızlığınızın kaç derece olduğunu görelim!

Dolayısıyla “kredi derecelendirme kuruluşlarının ensede boza pişirme gerçeği”yle anında yüz yüze kalacağınızı hemen garanti edebilirim!

***

Ey Başkan! Daha açık ifadeyle, batının uluslararası para idare sistemi olarak dünyaya dayattığı Bretton Woods’a karşı bir laf, bir söz hatta bir imâda bulun da BOE’nin bağımsızlığına bir not verelim…

Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nı yöneten, dünya ticaretini inhisar altına almış anlayışa yan gözle bak, bakalım neler oluyor?

Model dünyanın birbirini yediği İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulmuş… Uygulayıcılar, 1946 yılından bu yana küresel mal ve sermaye ticareti adı altında dünyayı emiyor…

Sistemin getirilmesini isteyen ABD’nin önerilerini ünlü ekonomist Harry Dexter White sundu. John Maynard Keynes ise İngiliz ekibinin başındaydı. Bretton Woods kararlarının; sarı maden altına dönüştürülebilen tek para biriminin dolar olmasına, diğer para birimlerinin değerlerinin de dolara göre ayarlanmasına karar verdiği unutulmamalı, derim.

Sistem savunucuları nemalandığı pazarını bozdurur mu?

***

Tabii ki bunlar kendilerinin dahi inanmadığı ve diğer ülkelere baskı aracı olarak kullandıkları “Merkez bankası bağımsız olmalı” yaftasını gelişen ülkelere taşıdıkları gibi pazar olarak gördükleri Türkiye’yi de bundan âri tutmuyor, ekonomiye, piyasalara ve siyasilere istikamet vermeye çalışıyorlar.

Türkiye yüksek enflasyona karşı faiz indirirken piyasalarda görülen karmaşanın sebebi; “ensede boza pişirme” olayından başkası değil!

Ekselansları, düşük oranlı faiz sistemiyle üretimlerini artırıp bunu güç haline dönüştüren ve “Siz üretmeyin, biz üretiyoruz ya” diyerek Türkiye ile birlikte birçok gelişen ülkeyi mal ve sermaye pazarı haline getiren ortaklarıyla aynı yolda yürüyor.

BOE Başkanı “Türkiye’de alışılmadık bir model uygulanıyor” sözüyle aslında, Türkiye’ye “Yıllar önce kurduğumuz mal ve sermaye ticaretimize engel olmayın, taş koymayın! Çalışmayın, üretmeyin, satmayın… Malı da, parayı da biz veririz, daha bunu anlayamadınız mı? demeye getiriyor.

Birçok ülke, üretim seviyesi bu kadar yüksek Türkiye ile acaba niçin “serbest ticaret anlaşması” yapmıyor, hiç aklınıza geldi mi?

Cevap gayet basit: Adam efendisinden öyle emir almış…

Sadece uyguluyor!

analizgazetesi.com.tr

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.