Bugün her meseleyi çözebilecek politikalarımız var!

Büyüme cephesinde pandemi sebebiyle ikinci çeyrekte negatif rakamları göreceğiz. Tabii bu rakamlar herkesin beklediği gibi çift haneli olmayacak… Bilemedin en fazla (eksi) yüzde 9,9… İlk çeyrekte yakalanan yüzde 4,5'luk pozitif büyüme ikinci çeyrekteki düşüşü yumuşatacak.

Üçüncü ve dördüncü çeyreklerdeki kademeli iktisadi canlanma büyümedeki negatif oranı yeniden pozitife çevirecek ve muhtemelen yılsonu küçük rakamlı bir büyümeye imza atılacak.

Nominal veya reel büyüme oranlarında hissedilir farklılıklar yaşansa da Yeni Ekonomi Programı (YEP) hedefi aşağı yönlü sapsa da büyük bir yol kazası olmazsa 2021 Türkiye yılı olacak gibi görünüyor.

İşte bugün Merkez Bankası’nın (TCMB) vereceği faiz kararı çokça önemli. Dolayısıyla para politikası ile maliye politikalarının eşgüdümü bu toplantıda daha pekiştirilmeli. Toplantı sonrası yapılacak açıklamayla 2020’nin yanında 2021’in de yol haritası verilmeli...

***

Hatırlayacaksınız, ekonomi 2019’un ikinci çeyreğinde de yüzde 1,5 daralmıştı. Belki bugünkü beklenen gibi olmamıştı ama geriye bakıldığında ilk çeyreğin yüzde 2,4 ve 2018 yılının son çeyreğinin yüzde 2,8 küçüldüğü yani ekonominin çeyrek bazlı resesyona, durgunluğa girmesine karşılık yıllık büyüme ortalama olarak yüzde 2,8 pozitif gerçekleşmişti.

Günümüze geldiğimizde 2019 son çeyreğinde yüzde 6 ile başlayan ve yılın tamamında yüzde 0,6 büyüme ile devam eden ekonomi, 2020’nin ilk çeyreğinde yüzde 4,5’luk bir büyüme kaydetmişti.

Ancak Mart ayının ortasından itibaren etkili olan küresel koronavirüs salgını ile birlikte sert bir şekilde düşen iktisadi aktivite büyüme rakamlarını da etkiledi.

Türkiye’de henüz ikinci çeyrek rakamları açıklanmadı. Muhtemelen Eylül ayı başında kamuoyuna duyurulacak büyüme oranı negatif olacak.

***

Dünyaya bakıldığında Türkiye’deki ikinci çeyrek büyüme oranlarını tahmin etmek zor değil aslında. Aynı dönemde sadece Çin’in yüzde 3,2 pozitif büyüdüğü küresel ekonomide pandemi sebebiyle ABD yüzde 32,9, Avrupa Birliği yüzde 11,9 daraldı. Diğer daralan ülkeleri saymaya bile hâcet yok.

İhracat gelirlerinin azaldığı, bütçelerin beklenmedik şekilde yüksek oranlarda açık verdiği ve gelişen ülkeler için döviz ihtiyacının hat safhaya vardığı salgın sürecinde, hangi ülke iktisadi faaliyetlerini normal seyirde götürebildi ki? Elbette küresel ekonomi başta tüm ülkelerin iktisadi yapıları bozuldu… Üretimleri durdu, işsizlik arttı, ihracat, turizm ve vergi gelirleri düştü.

Bahsettiğim fotoğraf dünyada ve Türkiye’de bir iki ay değil tam altı aydır devam ediyor. Salgının ne zaman biteceğine dair bir belirti de yok. Kimi “İlk dalga sürüyor” derken, kimileri de “İkinci dalga” başladı” diyor. Aşı çalışmaları ise birer muamma!

Maamafih söz konusu süreçte ekonomiler ile birlikte öngörüler de daralıyor.

***

Koronavirüs salgını mücadelesinde merkez bankaları başrol oynadı ve hâlâ fasılasız sürüyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB), ABD Merkez Bankası (FED), Çin Merkez Bankası (PBOC), Japonya Merkez Bankası (BOJ), İngiltere Merkez Bankası (BOE) ve diğer küresel merkez bankaların yanında bütün ülke guvernörleri kılı kırk yararak ekonomilerini pandeminin olumsuz etkilerinden kurtarma savaşı veriyor.

Turizm gelirlerinin azalmasına karşılık Türkiye de salgın ortamında döviz ihtiyaçlarına rağmen üretimini ve ihracatını artırma çabasında. Şayet Türkiye geçen yıl Temmuz’dan bu yana yüzde 24 olan politika faizini yüzde 8,25’e indirmeseydi, bugün nasıl bir manzara ile karşılaşacaktık, orasını Allah bilir. Bugün en azından gidebilecek yolumuz, esnetebilecek politikamız ve geniş bir uygulama alanımız var.

***

Merkez Bankası’nın (TCMB) işine karışacak değiliz. Elbette sıkılaştırmalar sürecek. Daha önce de belirttiğimiz gibi TCMB elindeki araçlarla; kredilerin har vurup harman savrulmasına ve Türk Lirası’nın dövize gitmesine müsaade etmeyecek... Aklını başına almayanlara da ders üzerine dersler verecek.

Aynen geçen yıl olduğu gibi eşgüdümlü politikalar; büyüme, finans ve fiyat istikrarının pozitife geçmesini sağlayacak. Özellikle para piyasalarında kırılgan gibi görünen finansal yapı küresel risk iştahının artışıyla birlikte normale dönecek.

Para ve maliye politikası yapıcılarının, el ele verip ülkeyi salgın badiresinden çekip çıkaracağına ve üçüncü çeyrekten itibaren büyümelerin ve ekonomik verilerin yine beklentiler üzerinde geleceğine dair kanaatimiz yüksek.

analizgazetesi.com.tr

 

Önceki ve Sonraki Yazılar