Sait Özdemir
Çalış, kazan, harca, sahip ol.
Modern hayat artık insanlara gününü gün et yarını düşünme mantığını aşılamaya çalışıyor.
Günümüz insanı teknolojik yenilikler, konforlu evler, pahalı arabalar moda kıyafetler, lüks oteller ile tüketimin zirvesine çıkmış durumdadır. Bu yakaladığı yaşam standardını ve hayatı sürdürebilmek için de daha çok kazanma hırsı insanların sonunu hazırlamaktadır. Küçük bir krizde hayata tutunmayı başaramamakta, stres ve depresyona sürüklenmektedir. Kazanırken kendini tükettiğinin farkına varamamaktadır.
Günümüzde insanların ihtiyaçlarının ne olduğuna ya da ne olması gerektiğine artık sosyal medya karar vermektedir. Bu durum da ortaya içine kapanık, millî ve manevi değerleri önemsemeyen, sosyal medya bağımlısı, gündüz değil de gece yaşamayı seven, büyüklerine saygısı olmayan, anne baba sözünü önemsemeyen, kolay yoldan para kazanıp lüks içinde yaşamayı hayal eden bir nesli karşımıza çıkarmaktadır.
Son zamanlarda gençler arasında Kaliforniya Sendromu denilen rahatsızlık da hızla yayılmaktadır.
Nedir bu Kaliforniya sendromu?
Bu sendrom gençlerde; zevk ve eğlenceye düşkünlük, Bencillik, İçe kapanıklık(Anti sosyal kişilik bozukluğu)ortaya çıkarmaktadır. Sendrom sonrası ortaya çıkan bu üç özellik gençlerde mutsuzluğa yol açmakta, ortaya çıkan mutsuzluğu yine daha çok eğlenceye yönelerek çözme çabalarda gençleri kısır döngüye sokmaktadır.
Bu kısır döngü de; üretmeden tüketen, sadece kendi çıkarlarını düşünen, hiç kimseye yardım etmeyen, para için her şeyi yapabilen, insanlık için hiçbir hedefi olmayan içi boş insanların yetişmesine sebep olmaktadır.
Bir kısır döngü içerisinde dönüp duruyoruz. Her sahip olduğumuz şeyler bizi biraz daha hırslandırıyor. Farkına varmadan sahip olduğumuz şeyler bize sahip olmaya başlıyor.
Bugün ki gençlik maalesef zevk ve hedonizmin pençesine düşmüş, ihtiyaçlarının esiri, nefsinin tutsağı haline gelmiştir.
Kur’an-ı Kerim de Asr Suresinde “Asra yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak iman edip, güzel işler yapanlar birbirine Hakkı ve sabrı tavsiye edenler hariç.”
Sonuç olarak: Bizi biz yapan; evimiz, arabamız, kıyafetlerimiz, mesleğimiz ya da vücudumuzun güzelliği değil, bizi insan yapan ruhumuzun güzelliğidir.
Kalın Sağlıcakla
Sait ÖZDEMİR
Aile Eğitimi Uzmanı&Uzman Psikolojik Danışman

İnsan ruhunda ihtiyaç duyduğu şeyin kölesidir.
25 Ocak 2026 Pazar 14:50Yaranın olduğu yer ışığın sızdığı yerdir
13 Ocak 2026 Salı 01:29Gönlü cilalamak…
07 Ocak 2026 Çarşamba 16:04Kendinde kalmak, kendin olmak.
29 Aralık 2025 Pazartesi 20:42Dünya Dediğin Üç Günmüş
25 Aralık 2025 Perşembe 23:03Mizahın izahı olmaz
15 Aralık 2025 Pazartesi 21:15İnsanlar kıyafetleri ile karşılanır, ilmiyle ağırlanır, ahlakıyla uğurlanır.
08 Aralık 2025 Pazartesi 16:38Tefekkür zamanı
05 Aralık 2025 Cuma 07:22Kalem, Kelam ve Kitap
24 Kasım 2025 Pazartesi 09:30İncinsende İncitme
19 Kasım 2025 Çarşamba 15:09
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.