Sait Özdemir
Geçmişin tecrübelerini geleceğin teknolojisi ile sentezlemek..
Geçmişin tecrübelerini geleceğin teknolojisi ile sentezlemek..
Tecrübe yıllar içinde süzülüp gelen deyimlerimizden oluşur. Haz ve hız çağında bulunduğumuz zaman diliminde her şeyi hızla tüketmeye başladık. Teknolojiye ne kadar karşı olsak bile bizi son sürat takip etmeye devam ediyor. Bu nedenle dünün tecrübelerini bugünün teknolojileri ile sentezleyebilirsek “hız’ımız da artacak,”haz’ımız da.
Söyle bir düşünün bundan 15-20 yıl önce şu an sahip olduğumuz teknolojileri kim hayal edebilirdi?
İnsanlar bugün oturduğu pek çok kişiyle aynı anda iletişim kurabiliyor, yazışabiliyor, hiç dilini bilmediği halde ortak bir noktada buluşabiliyorlar. Günümüzde aile içi iletişim bitmiş durumda. Korkarım bu boşluğu yakın zamanda hareketleri, sözleri ve duyguları anlayabilen teknolojiler dolduracak. Akıllı TV olarak hayatımıza girecek olan bu cihazlar, üzerlerindeki küçük kameralar sayesinde izleyicilerin yüz mimiklerini denetleyebilecek, reklamlara ve izledikleri programlara verdikleri tepkiyi ölçebilecek.
Belki de biz yazarları en çok ilgilendiren kısım yakın bir gelecekte kitapçıdan aldığımız ve kütüphanelerimizi süsleyen basılı kitaplara da veda edilebileceğidir. Tabletler ve akıllı telefonların yaygınlaşması ile dijital kitapların kullanımı had safhaya ulaşacak gibi görünüyor. Geçtiğimiz aylarda dünyaca ünlü Newsweek dergisinin basılı yayınını durdurup sadece dijital olarak yayınlanacağını söylemesi de bunun bir işareti diyebiliriz.
Çocukluğumda en büyük hayallerimden biriydi sevdiğimiz insanlara gönderdiğimiz bir gül zambak veya karanfilin kokusunu da fotoğrafla birlikte gönderebilmek. Bugün ses ve görüntünün nakli TV, radyo, telefon gibi cihazlarla kolay bir şekilde gerçekleşebiliyor. Ancak yakın bir zamanda kokunun nakli de mümkün olabilir. Örneğin, Adana kebap sipariş etmek için girdiğiniz bir siteden kebap kokuları gelmesi nasıl olurdu? Ya da çiçek almak için girdiğiniz siteden gelen zambak kokuları size kendinizi nasıl hissettirirdi?
Tuhaf zamanlarda yaşayasın', sözü eski bir Çin bedduasıdır. Çinliler lanetlemek istedikleri kişi için 'başına taş yağsın' gibi müşahhas bir talepte bulunmak yerine 'umarım tuhaf zamanlarda yaşamak zorunda kalırsın' mealinde intizar ederlermiş.
Teknolojiler sürekli gelişiyor, bu doğrultuda insanların işleri de kolaylaşıyor. Fakat bunlar bizim için gerçekten faydalı oluyor mu, işte bu konuda net bir hüküm vermek zor.
Temennimiz teknolojinin her zaman gelişmesi; ancak ondan önce insanlığımızın da gelişmesi.
İnşallah teknolojiler bizim insan olmamızı sağlayan değerlerin yerini almazlar.
Kalın Sağlıcakla
Sait ÖZDEMİR
Eğitimci-Yazar&Uzman Psikolojik Danışman
www.saitozdemir.net

Kalpten Süzülenler.
28 Nisan 2026 Salı 16:50Neden gençler ve yetişkinler için yazıyorum?
21 Nisan 2026 Salı 17:06Pişmanlık ve hayal kırıklığı
07 Nisan 2026 Salı 22:19Düşünce aklın ürünüdür.
30 Mart 2026 Pazartesi 18:39Ömür sermayesini iyi kullanmak.
09 Mart 2026 Pazartesi 21:09Mart ayı yeniden doğuştur.
03 Mart 2026 Salı 14:40Yanlış üslup doğru sözün cellâdıdır.
26 Şubat 2026 Perşembe 21:18Ramazan’a cemre düştü
22 Şubat 2026 Pazar 06:06Umut yorgunu.
11 Şubat 2026 Çarşamba 10:16Değerli Olmak
06 Şubat 2026 Cuma 16:56
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.