Kalp de kalıp da doğru olmalı

Kalp de kalıp da doğru olmalı

Halk arasında kalbi doğru olan kimsenin dili de doğru olur derler. Zira dil, kalbin tercümanıdır, kalpteki güzellik dile de yüze de yansır. Ne yaptığınız ne söylediğinizden ziyade ne hissettirdiğiniz daha önemlidir. Kalp bir anlamda insanların ''gönül bahçesi''dir.

Ruhun güzelliği kalp ile aklın güzelliği dil ile dilin güzelliği söz ile kişinin güzelliği yüz ile yüzün güzelliği ise göz ile belli olur derler.

Kalp doğru olmayınca en lezzetli yiyecekler bile ekşiyebilip bozulabiliyor. Bu durumu aşağıdaki hikâye çok güzel anlatmaktadır.

Padişahın biri iki vezirini yanına alarak bir gezintiye çıkmıştı.

Biraz yol kat ettikten sonra bir nar bahçesinin kıyısında dinlenme molası verdiler. Olgunlaşmış, tam kıvamını bulmuş olan narlar insanın iştahını kabartıyordu. Padişah bahçe içinde çalışmakta olan yaşlı bir adamı yanına çağırdı sordu: Bu güzel nar bahçesi kimin?

Bu nar bahçesi benimdir efendim, babamdan miras kaldı. Oğlun, uşağın var mı? Allah bize oğul uşak vermedi efendim, bir karı kocadan ibaret iki kişilik bir aileyiz. Peki, ben de bu ülkenin hükümdarıyım, şuradan bir nar şerbeti sıksan da içsek. İhtiyar "baş üstüne" dedi ve hemen gidip bahçe içindeki kulübeden kalaylı, tertemiz bir tas getirdi. En yakındaki ağaçtan iki nar kopardı ve sıktı. İki nar tam bir tası doldurdu. Padişah içti ve çok beğendi. Bütün vücuduna bir zindelik ve ferahlık yayılmıştı. İhtiyar çiftçi padişahın beraberindeki nar şerbeti ikram etti. Padişah ve adamları bedenlerinin kazandığı bu zindelikle biraz yol almak için ihtiyara veda edip yola koyuldular.

Yolda şeytan padişahın kafasını karıştırmaya başladı ; "Madem birer ayakları çukurda olan bu yaşlı karı-kocanın mirasçıları yok, ne yapacaklar böyle güzel nar bahçesini, karşılığında bir kaç kuruş verip de bu bahçeyi ellerinden alayım" diye düşündü.
Padişah ve adamları akşama doğru geri dönerlerken ihtiyardan bir tas daha nar şerbeti yapmasını istedi. İhtiyar sabahki kadar candan ve gönülden olmasa da bir tas nar şerbeti yapıp sundu. Fakat padişah bu defa nar şerbetinin tadını pek beğenmedi. Sabahkine hiç benzemiyordu. Sordu: Baba ne oldu böyle, bu nar şerbeti sabahki ile aynı nardan değil mi? Bunun tadı hiç de hoş değil. Aynı nardan evlat, aslında tadında da bir değişiklik yok, asıl değişen sizin kalbiniz.

Efendimiz s.a.v. buyurmuştur: “Dikkat edin! İnsan bedeninde bir et parçası vardır, o düzelirse bütün vücut düzelir, o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin, o et parçası kalptir!” (Buharî, İman, 39; Müslim, Müsâkât, 20)
 

Kalın Sağlıcakla

 

Sait ÖZDEMİR

Aile EğitimiUzmanı&Uzman Psikolojik Danışman

www.saitozdemir.net


 


 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar