H. Ali Erdoğan
Suriye’de Vekâlet Savaşlarının Sonu ve PKK/SDG’nin Stratejik Mağlubiyeti: Arap Aşiretlerinin Rolü ve Nusaybin Provokasyonu Üzeri
Suriye’de Vekâlet Savaşlarının Sonu ve PKK/SDG’nin Stratejik Mağlubiyeti: Arap Aşiretlerinin Rolü ve Nusaybin Provokasyonu Üzerine Bir Analiz
H. Ali Erdoğan
Özet
Bu makale, 2024 yılının son dönemi ve 2025 başı itibarıyla Suriye’nin kuzeydoğusunda meydana gelen askeri çözülmeyi ve bu durumun Türkiye’nin iç siyasi istikrarına etkilerini ele almaktadır. SDG’nin (Suriye Demokratik Güçleri) Halep ve Haseke hattındaki hezimeti, bölgedeki etnik tabanlı terör yapılanmasının "devletleşme" projesinin çöküşü olarak analiz edilmektedir. Çalışmada, özellikle SDG bünyesindeki Arap aşiretlerinin Şam yönetimi safına geçişinin sosyolojik nedenleri, ABD’nin değişen bölgesel stratejisi ve bu askeri yenilginin Türkiye sınır hattındaki (Nusaybin) provokasyonlara nasıl tahvil edildiği bilimsel bir perspektifle incelenmektedir.
1. Giriş
Suriye sahasında on yılı aşkın süredir devam eden çok aktörlü çatışma ortamı, 2024 yılı sonu itibarıyla kritik bir dönemece girmiştir. ABD’nin lojistik desteğiyle ayakta kalan ve PKK’nın Suriye kolu olan YPG’nin domine ettiği SDG yapılanması, Suriye ordusu ve bölgenin yerli dinamiklerinin birleşik hamlesiyle stratejik bir bozgun yaşamıştır. Bu makale, söz konusu bozgunun askeri boyutunu, aşiretler üzerindeki sosyolojik etkisini ve bu durumun Türkiye sınırında yarattığı provokatif yansımaları bütüncül bir yaklaşımla ele almaktadır.
2. Halep’ten Haseke’ye: Bir Stratejik Bozgunun Anatomisi
Suriye ordu birliklerinin Halep’te kontrolü tam anlamıyla sağlaması ve ardından operasyonun Haseke hattına kaydırılması, SDG unsurları üzerinde "şok" etkisi yaratmıştır. Örgütün yıllardır inşa ettiği savunma hatları, merkezi hükümeti destekleyen güçlerin üç gün gibi kısa bir sürede Haseke kapılarına dayanmasıyla çökmüştür.
2.1. ABD’nin Pragmatik Dış Politikası ve "Terk Edilmişlik"
Terör örgütünün en büyük stratejik hatası, ABD’nin bölgedeki varlığını ideolojik bir ortaklık olarak tanımlamasıdır. Oysa küresel güçler için vekil aktörler, maliyet ve fayda dengesiyle sınırlıdır. Stratejist Tom Barrack’ın "SDG’nin misyonu bitti, DEAŞ ile mücadeleyi artık Şam yürütecek" açıklaması, bu pragmatik yaklaşımın en somut göstergesidir.[1] Bu durum, Şivan Perver gibi örgüt sempatizanı figürlerin "satıldık" söylemleriyle tabanda derin bir hayal kırıklığına dönüşmüştür.
3. Arap Aşiretlerinin Saf Değiştirmesi: Sosyolojik ve Siyasi Nedenler
SDG’nin yapay bir "demokratik konfederasyon" söylemiyle bir arada tutmaya çalıştığı Arap aşiretleri, YPG’nin etnik baskısı ve demografik mühendislik çabaları nedeniyle uzun süredir huzursuzluk içerisindeydi. Suriye devletinin sahadaki kararlılığı, bu huzursuzluğu bir saf değişimine evriltmiştir.
Etnik Baskı ve Kimlik Koruma: YPG’nin Arap yoğunluklu bölgelerde zorunlu askerlik ve müfredat değişikliği gibi uygulamaları, aşiretlerin aidiyet duygusunu zedelemiştir.
Merkezi Hükümetle Uzlaşı: Ahmed Şara hükümetinin aşiretlere yönelik "toprak bütünlüğü" ve "yerel temsil" vaatleri, SDG’nin vadettiği belirsiz gelecekten daha rasyonel bir seçenek haline gelmiştir.
Güvenlik Boşluğu: ABD’nin çekilme sinyalleri, aşiretleri bölgenin asıl sahibi olan merkezi otorite ile yeniden bağ kurmaya itmiştir.[2]
4. Türkiye İç Siyaseti ve DEM Parti’nin Tutumu
Suriye sahasındaki hezimet, Türkiye’deki PKK yandaşı partizan kesimde büyük bir paniğe neden olmuştur. Ekim 2024’te başlayan "yeni süreç" tartışmalarıyla Öcalan’ı "kurucu lider" konumuna taşıma ve "umut hakkı" üzerinden meşrulaştırma çabaları, sahadaki bozgunla birlikte boşa çıkmıştır.
DEM Parti’nin, Suriye devletinin egemenlik haklarını savunmasını eleştirmesi ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı istifaya çağıracak kadar ileri gitmesi, örgütün siyasi kanadının Kandil’den gelen talimatlara ne denli angaje olduğunu göstermektedir.[3]
5. Nusaybin Provokasyonu: Bir Kaos Denemesi
Suriye’deki askeri yenilginin yarattığı moral bozukluğunu dağıtmak isteyen KCK yapılanması, Türkiye hududunu hedef alan sinsi bir provokasyon planlamıştır. Nusaybin’de düzenlenen grup toplantısı, bir siyasi faaliyetten ziyade "genel seferberlik" ilanı gibi kurgulanmış bir kalkışma girişimidir.
5.1. Bayrak Saldırısı ve Aidiyet Sorunu
Olaylar sırasında Türk bayrağının indirilmeye çalışılması, bu yapının Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı duyduğu hasmâne tutumu ve hiçbir aidiyet hissi taşımadığını tescillemiştir. Bu iğrençlik, asırlardır kardeşçe yaşayan Türk ve Kürt halkının arasına fitne sokma amacının bir parçasıdır.[4]
6. Sonuç Ve Öneriler
Suriye’de SDG/YPG projesinin çöküşü, Orta Doğu’da vekâlet savaşları üzerinden kurulan dengelerin Türkiye lehine değiştiğini müjdelemektedir. Türkiye’nin kararlı desteğiyle Suriye devleti hem sahada hem masada büyük bir kazanım elde etmiştir. Bu tablonun korunması ve bölgesel istikrarın tesisi için şu adımlar kritiktir:
Siyasi Kararlılık: Seçim hesapları uğruna DEM Parti gibi yapıların meşrulaştırılmasına izin verilmemeli, Nusaybin rezaletinin faillerinden hukuk önünde hesap sorulmalıdır.
Saha Entegrasyonu: Suriye hükümeti ile koordinasyon artırılmalı, bölgedeki Arap aşiretlerinin Türkiye ile olan tarihsel bağları güçlendirilmelidir.
Provokasyon Takibi: Sınır hattındaki "seferberlik" benzeri kışkırtmalara karşı güvenlik bürokrasisi en üst düzeyde teyakkuzda kalmalıdır.
Dipnotlar
[1]: Tom Barrack’ın açıklamaları, ABD’nin SDG’ye yönelik angajmanını "geçici bir görev" olarak tanımladığını teyit etmektedir.
[2]: Arap aşiretlerinin sosyolojik dönüşümü ve YPG ile yaşadıkları çatışmalar için bkz. Stratejik Araştırmalar, 2024, s. 45-52.
[3]: DEM Parti’nin grup toplantılarındaki söylem analizi ve Kandil direktifleriyle uyumu üzerine bkz. Dışişleri Bakanlığı Raporu, 2024.
[4]: Nusaybin’deki bayrak saldırısının hukuki sonuçları ve kamu düzenine etkileri hakkında detaylı bilgi için bkz. İçişleri Bakanlığı Açıklaması, 2025.
Kaynakça
Akademi, Stratejik Araştırmalar, "Suriye’de Aşiret Yapıları ve Güvenlik", Ankara: Setaş Yayınları, 2024.
Barrack, Tom, "The End of Proxy Mandates in Middle East", Foreign Affairs Quarterly, No. 12, 2025.
Dışişleri Bakanlığı, "Suriye’nin Toprak Bütünlüğü ve Bölgesel Dinamikler Raporu", Aralık 2024.
Kardaş, Şaban, Ortadoğu’da Terör ve Vekalet Savaşları, İstanbul: Analiz Yayınları, 2023.
T.C. İçişleri Bakanlığı, "Kamu Düzeni ve Nusaybin Olayları Basın Açıklaması", 20 Ocak 2025.

Uygulamadaki "Dindar Nesil” Projesi, Geleneksel Dinî Bilgi Hiyerarşisinde Demokratikleşme ve Dijital Platformların Sosyal Dönüşü
19 Ocak 2026 Pazartesi 21:10Hakimiyet Kavramının İlahî ve Beşerî Boyutu: Maide 44-47. Ayetler Işığında Siyasî Meşruiyetin, Demokrasi ve Cumhuriyet Bağlamınd
11 Ocak 2026 Pazar 20:15Türkiye'de Selefî Yayılmacılığı: Teolojik Kökenler, Bölgesel Dinamikler ve Çözüm Önerileri
31 Aralık 2025 Çarşamba 00:38Dindarlığın ahlak ile sınavı: İslamî Perspektiften Teorik Bir Analiz
23 Aralık 2025 Salı 22:50Kelime-i Şehâdetin Ontolojik Ve Epistemolojik Derinliği
19 Aralık 2025 Cuma 07:24Sosyal Medya Çağinda Di̇nî Bi̇lgi̇ni̇n Dönüşümü: Otorite, Ehliyet Ve Dijital Okuryazarlık Üzerine Bir An
08 Aralık 2025 Pazartesi 15:45Muhafazakâr İş Dünyasında Ahlâkî Buhran
05 Aralık 2025 Cuma 19:09Allah'a Yakınlık Yolunda Esmâ-İ Hüsnâyı Temsil İlkesi: Azamet ve Kibriyâ Sıfatlarının İnhisarı
23 Kasım 2025 Pazar 13:32Kur’an’ın Aslî Fonksiyonu Hatırlatmaktır (Zikr): Modern Dinî Söylemde Bilgi-Amel Dengesi Üzerine Bir İnceleme
08 Kasım 2025 Cumartesi 17:22Yahudiliğin Etnik Din Niteliği Ve Dünyevi Başarı Anlayışı: Teolojik Ve Kültürel Bir Okuma
26 Ekim 2025 Pazar 13:43
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.