Pandemi tedbirleri 'istihdamı' koruyor

İşsizlerin dünyada 80 milyonu, ABD'de 40 milyonu aştığı 4 aylık koronavirüs salgını sürecinde Türkiye istihdamda iyimser bir tablo çiziyor. Mart – Nisan – Mayıs aylarını içeren Nisan döneminde işsiz sayısı 427 bin kişi azalarak 3,77 milyona indi. İşsizlik oranı yıllık 0,2 puan düşüşle yüzde 12,8'e geriledi.

Türkiye, kamu borç stoku, sanayi üretimi ve büyümenin yanında istihdam rakamlarıyla da dünyaya fark atıyor. Pandemi etkisiyle küresel bazda 80 milyona yaklaştığı ifade edilen işsizlik oranlarına karşılık Türkiye’de istihdam korunuyor ve işsizlik rakamları 2020 yılı Ocak ayından bu yana düşüyor. İşsizlik rakamlarında düşüşte para ve maliye politikalarının eşgüdümlü çalışması etkili oluyor. Hükümetin iş dünyasına yönelik destek ve teşvikleri istihdamın korunmasında önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.

Türkiye’de işsizlik oranları son dört dönem boyunca gerilemeye devam ediyor. 2020 Nisan’ında 15 ve daha yukarı yaş grubunda işsizlik oranı yüzde 12,8 düşerken işsiz sayısı 3,77 milyona geriledi. İşsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 2020 Ocak’ta 0,9 azalışla yüzde 13,8’e, Şubat’ta 1,1 azalarak yüzde 13,6’ya, Mart’ta yüzde 0,9 azalarak yüzde 13,2’ye inmişti.

Son bir yıl içinde istihdam sayısı ise 2,58 milyon kişi azalarak 25,6 milyon kişiye düştü ve istihdam oranı yüzde 41,1 oldu. Çalışanlar ve çalışmayanlardan oluşan işgücü oranı da yüzde 47,2’ye düştü. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 13,8, istihdam oranı yüzde 41 olarak gerçekleşti. Nisan’da tarım dışı işsizlik 0,1 puanlık azalışla yüzde 14,9’a geriledi.

Genç işsizlik yükseldi

2020 Nisan’ında 15-24 yaş grubunu ihtiva eden genç işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,2 puanlık artışla yüzde 24,4, istihdam oranı ise 7 puan azalarak yüzde 26,1 oldu. Aynı dönemde işgücüne katılma oranı 8,6 puanlık azalışla yüzde 34,5 seviyesinde gerçekleşti. Ne eğitimde ne de istihdamda olanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 5,7 puanlık artışla yüzde 29,1 olarak ölçüldü.

15-64 yaş grubunda ise işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,2 puan azalışla yüzde 13,1, tarım dışı işsizlik oranı ise 0,1 puanlık azalışla yüzde 15 oldu. Bu yaş grubunda istihdam oranı 5,1 puanlık azalışla yüzde 45,5, işgücüne katılma oranı ise 6 puanlık azalışla yüzde 52,4 oldu.

 Nisan 2020 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 5,5 puan azalarak yüzde 28,7’e düştü. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 5,8 puan azalarak yüzde 17,3 şeklinde gerçekleşti.

Arındırılmış  artışta

Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı bir önceki döneme göre 0,7 puan artarak yüzde 13,8 oldu. İşsiz sayısı bir önceki döneme göre 76 bin kişi artarak 4 milyon 80 bin kişi olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı bir önceki döneme göre 1,6 puan azalarak yüzde 41 oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 968 bin kişi azalarak 25 milyon 541 bin kişi olarak tahmin edildi.

Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı bir önceki döneme göre 1,5 puan azalarak yüzde 47,5 oldu. İşgücüne katılan sayısı 893 bin kişi azalarak 29 milyon 620 bin kişi olarak belirlendi. Ekonomik faaliyete göre, mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam, tarım sektöründe 34 bin kişi, sanayi sektöründe 164 bin kişi, inşaat sektöründe 123 bin kişi, hizmet sektöründe 647 bin kişi azaldı.

Nisan döneminde normal verilere göre, istihdam edilenlerin sayısı tarımda 491 bin, sanayide 209 bin, inşaatta 361 bin, hizmet sektöründe 1,52 milyon kişi azaldı. İstihdam edilenlerin yüzde 17,5'i tarım, yüzde 20,9'u sanayi, yüzde 4,9'u inşaat, yüzde 56,7'si ise hizmet sektöründe gerçekleşti.

Dünyada işsizlik krizi

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ise son açıklamasında küresel işsizliğin giderek arttığını ve pandemide ikinci bir dalganın oluşması halinde 80 milyondan fazla insanın işsiz kalabileceğini bildiriyor. Teşkilat, dünyada işsizlik oranının yüzde 12’yi geçebileceğini ve şu andaki durumun 2008 finansal krizinden 10 kat daha kötü olduğuna dikkat çekiyor ve 37 üyeli OECD’de işsizlik oranı ortalamasının halen yüzde 8,4 olduğunu ancak söz konusu oranın yılsonu itibariyle çift rakamlı hale gelmesinin beklendiğini kaydediyor. Geçen yıl OECD ülkeleri işsizlik oranı ortalaması yüzde 5,3 seviyesinde gerçekleşmişti.

Pandeminin en fazla etkilediği ülke olan ABD de yüksek işsizlik krizi yaşıyor. Nüfusa göre istihdam oranının yüzde 60’ları geçtiği ABD’de yaklaşık 40 milyon kişi işini kaybetti.  Küresel ekonominin ikinci büyük aktörü Çin de pandemi dolayısıyla yüksek işsizlik yaşayan ülkeler arasında.  Şandong merkezli finans şirketi Zhongtai Securities’in yayımladığı bir raporda, “Bizim hesaplamalarımıza göre işsiz sayısı yüzde 20’nin üzerine çıkmış. Şu anda işsiz insan sayısı 70 milyonu geçmiş olabilir” ifadesi kullanılıyor.

Düşüş sınırlı kaldı

İş piyasasını yorumlayan analistler, pandemi sebebiyle iş gücüne katılım oranındaki düşüşün işsizlik rakamlarını aşağı çektiğini söylüyor ve durumu “İş gücü Nisan’da geçen yılın aynı dönemine göre 3 milyon 15 bin kişi azalırken, iş gücüne katılım oranı da 5,7 puan azalarak yüzde 47,2 seviyesinde gerçekleşti” ifadeleriyle açıklıyor.

Ekonomist Haluk Bürümcekçi, mevsimselliğe karşılık işsizlik oranlarındaki düşüşün sınırlı kaldığını, burada iş gücüne katılımdaki azalışta aramak gerektiğini belirtiyor. Nisan ayında istihdamın aylık 519 bin, iş gücünün ise 716 bin düşüş gösterdiğini ve bu durumun işsiz sayısının 196 bin azalmasını sağladığını belirten Bürümcekçi, tarım-dışı istihdamın ise yıllık yüzde 9 azalarak 2005'den bu yana yayınlanan serinin en sert düşüşünü kaydettiğinin altını çiziyor.

Mart ayı ortasından itibaren öncelikle hizmetler sektöründe olmak üzere ekonomik aktivitede ani duruş yaşandığını hatırlatan Bürümcekçi, “TÜİK’in metodolojisine göre, ücretli ve maaşlı çalışan ve çeşitli nedenlerle referans döneminde işlerinin başında bulunmayan fertler; ancak 3 aydan kısa süre içinde işlerinin başına geri döneceklerse veya işten uzak kaldıkları süre zarfında maaş veya ücretlerinin en az yüzde 50 ve daha fazlasını almaya devam ediyorlarsa istihdamda kabul ediliyor. Ancak süreç uzarsa işsizlikte sıçramalar görülebilir” ikazını yapıyor.

Destekler istihdamı koruyor

Birçok analiste göre, istihdamı korumak için devreye alınan kısa çalışma ödeneği, işten çıkarma yasağı, ücretsiz izin desteği ve diğer uygulamaları içeren teşvikler işsizliğin yüksek boyutlara yükselmesini önlüyor. İstihdamın korunması için söz konusu teşviklerin uzatmalı olarak devamının gerektiğini gösteriyor.

Tera Yatırım’dan Enver Erkan, izne çıkarılmış ve pratikte çalışmayan kişilerin işsiz tanımına girmediğini, Mart sonundan itibaren istihdamı korumak için hükümetin yürürlüğe koyduğunu hatırlatıyor. Erkan, “Kısa çalışma ödeneği desteği, işten çıkarma yasağı, ücretsiz izin desteği gibi önlemler ile işsizlik, teşviklerin devrede olduğu süre boyunca çok dramatik bir yükseliş rakamsal olarak göstermeyecek. Öte yandan, söz konusu istihdam desteklerinden yararlanan çalışan sayısının 4,5 milyonu aşkın olması itibariyle özellikle teşvikler sonrası döneme ilişkin olarak işgücü piyasası açısından istihdam kaybı riski söz konusu” diyor.

Haziran sonu itibariyle kısa çalışma ödeneği ve işten çıkarma yasağının bir ay daha uzatıldığına işaret eden Erkan, pandemi sonrasında şirketlerin yeni yatırım ve istihdam oluşturma anlamında eskiye göre daha yavaş kalacak olmasının, istihdam rakamlarını olumsuz etkileyebileceğine vurgu yapıyor.

Beklentiler olumlu

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener de, Nisan istihdamını değerlendirirken pandemi sebebiyle işletmelerin faaliyetlerine ara vermeleri ve bazılarının düşük kapasitede kalmalarının istihdamı düşürdüğünü belirtiyor. Ekonominin yeniden normalleşmesiyle olumlu olacağı tahmin edilen gerçek rakamlarla karşılaşılacağına dikkat çeken Şener, “Banka kredilerindeki hızlı artış, ve hükümetin pandemiyle ilgili aldığı ekonomik tedbir paketleri, Mayıs’tan itibaren toparlanan ekonomik aktiviteler, yılın ikinci yarısı için olumlu beklentileri artıyor. Ancak genç işsizlik oranları aşağı çekilirse katma değerli alanlarda ilerleyiş daha da hızlanır. Bu da makroekonomik veriyi pozitif etkiler” diyor.

İktisatçı Mustafa Sönmez ise pandemide  çalışmayanların işsiz sayılması gerektiğini belirterek TÜİK verilerini tenkit ediyor. Carnegie Mellon Üniversitesi’nden Ali Rıza Güngen de işsiz olduğu halde iş aramayan 5 milyona yakın kişinin de işsiz sayılmasının doğru rakamlara ulaşmada önemli olduğunu belirtirken ekonomist Fatih Özatay istihdam oranındaki düşüşlere dikkat çekiyor.

 

analizgazetesi.com.tr

Önceki ve Sonraki Yazılar