Piyasaların "Tuna1" tepkisi anlamsız

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın müjde olarak verdiği ilk doğalgaz açıklamasına olumlu tepki veren ancak ardından iki gün sonra kamuoyuna duyurulan müjdeli haberi satışla karşılayan piyasalar "gazın ne zaman verimli hale geleceğine ve ekonomiye nasıl katkı vereceğine" yönelik belirsizliklere takıldı. TCMB'nin faiz artırmamasını da satış fırsatı olarak değerlendiren piyasalarda, Karadeniz gazında yaşanan gelişme karşısında yanlış strateji üretildiği yorumları artıyor.

Karadeniz’de Tuna1 diye bilinen Türkiye karasularındaki Sakarya gaz sahasında keşfedilen 320 milyar metreküplük doğalgazdan sonra daha fazla enerji kaynağı için aynı alanda arama çalışmaları hızlandı. Diğer yandan yurdun her yanında enerji seferberliği başlatan Türkiye, denizlerle birlikte karada ve kıyılarına yakın sığ denizlerde de petrol ve doğalgaz için hummalı bir çalışma içine girdi.

Ülkenin cari açığına, dış ticaretine olumlu yansıyacak, enerji maliyetlerinin düşmesini sağlayacak ve makro planda ekonomiye ciddi destek verecek söz konusu gelişmenin Türkiye’de son yılların en sevindirici haberi olduğu görülüyor. Bu kadar önemli haberi önce zayıf alımlarla karşılayan ve ardından bir satış fırsatı olarak kullanan piyasaların ise oluşturduğu strateji, ekonomi çevreleri tarafından eleştiriliyor.

Türkiye’nin cari açığı (döviz açığı), Merkez Bankası’nın rezervleri, enflasyon ve faizleri politika aracı yapıp kazanç sağlamaya çalışan piyasa aktörlerinin bütün ülkeyi sevince boğan gelişme karşısında negatif kalmasını anlamsız bulan analistler, piyasa hareketinde farklı faktörlerin öne çıktığını tahmin ettiklerini belirtiyorlar.

1 trilyonluk rezerv

Bazı haber datalarının 2004 yılından 2013 yılına kadar “Türkiye’de doğalgaz ve petrol bulunduğu”na dair haber yaptığı ve Tuna1’deki son gelişmenin de buna benzer bir siyasi atak olduğuna dair spekülasyonlarla hareket eden piyasa, Bloomberg gibi birçok uluslar arası ajansın duyurmasına ve elde resmi bilgi ve bulguların olmasına rağmen Sakarya Gaz Alanı’nda bulunan 320 milyar metreküplük gaz haberine fazla ilgi göstermedi. TCMB’nin faiz artırmamasına takılan piyasa ise böyle büyük bir gelişme karşısında beklenen yükselişini gösteremedi ve sınavında başarısız kaldı.

Zira sismik araştırmalar Tuna1’in Sakarya havzasında yüksek gaz rezervlerinin bulunduğuna işaret ediyor. Resmi bulgular keşfedilen 320 milyar metreküplük doğalgaz rezervi ile birlikte aynı yerde iki katmanın daha olduğu ve toplam gaz miktarının 1 trilyon metreküpe ulaşabileceği öngörüsünü paylaşıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bölge ve Tuna1 alanıyla ilgili “Burada işimiz bitmedi. 1000 metre daha denize ineceğiz. Oralardaki gaz kaynağına ulaşacağız” diyor. Erdoğan, Akdeniz’de de yakın zamanda keşif müjdelerinin olabileceğini, Kanuni sondaj gemisinin yılsonunda devreye girmesiyle petrol ve doğalgaz arama çalışmalarında önemli sonuçlara ulaşılacağını haber veriyor.

Her yerde enerji atağı

Sadece denizlerde değil yurt içinde de doğalgaz ve petrol aramalarını artıran Türkiye, Trakya’dan G.Doğu Anadolu Bölgesi ve Akdeniz’den Karadeniz kıyılarına kadar karada enerji kaynağı aranıyor. Doğalgaz rezervlerinde orta ve doğu Trakya bölgesinde yapılan arama faaliyetleri öne çıkıyor. Karadeniz’de Kırklareli’nin Kıyıköy açıklarında yapılan doğalgaz aramalarından müspet sonuçlar bekleniyor.

Denizde petrol üretimi kapsamında Alanya-1, Finike-1, Karpaz-1 gibi sığ deniz alanları devreye alınırken, karada ise öne çıkan bölgeler Şırnak, Batman, Nusaybin, Bismil, Adıyaman, doğu Fırat, Diyarbakır olarak dikkat çekiyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na (TPAO) Diyarbakır, Şanlıurfa, Batman, Mardin ve Adıyaman'da 5 yıl geçerli 4 petrol arama ruhsatı verildi.  

Tüm denizler taranıyor

Türkiye “mavi vatan”da kararlılığını sürdürürken aralıksız sondaj çalışmaları hem açık hem de sığ denizlerde yapılıyor. Oruç Reis ve Barbaros Hayreddin Paşa gemileriyle sismik araştırmalara devam eden Türkiye, derin denizde Fatih gemisiyle yürüttüğü petrol ve doğalgaz arama çalışmalarını, Mersin’in 19 mil açıklarında kurulan sondaj platformuyla sığ denizlere de taşıdı. Kuzey Erdemli -1 ve Karataş Kuzupınarı – 1, Alanya - 1 lokasyonlarında faaliyetler başarıyla sürdürüldü.

Derin denizlerde ise milli sismik araştırma gemisi Oruç Reis ve Barbaros Hayreddin Paşa gemileriyle de rezerv arama çalışmaları devam ediyor. Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arama çalışmaları çerçevesinde Mersin'deki İncekum’daki NATO limanında demirli sondaj gemisi Kanuni de son hazırlıklarını yapıyor. 12 bin metre derinliğe kadar, 3 bin metre sondaj yapma özelliğine sahip olan yüksek teknolojili Kanuni, kısa süre içinde sondaj için limandan ayrılacak.

Gazın katkısı geç olur algısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müjde vereceğine dair açıklamalarıyla hafta ortasında enerji hisseleri öncülüğünde yüzde 2,95 oranında yükselerek 1124 puana kadar çıkan ancak asıl müjdeli haberin verilmesinin ardından aynı gün 1109 puana kadar gerileyen borsa ise beklentilerin dışında hareket ettiği görüldü.

Ancak haftanın kapanış gününde gelen 320 milyar metreküplük doğalgaz haberine rağmen piyasalar negatif hareket etti. Analistler trendi, piyasaların olayı kavrayamamasına bağlıyor. “Enerji kaynağı bulunmuş olsa bile bunun ticari hayata geçirilmesinin yaklaşık 2-3 sene alabileceği” üzerinde strateji geliştiren piyasaların yanlış bir algıyla hareket ettiği vurgulanıyor.

Birçok çevre tarafından, politika faizini artırmasını bekledikleri halde sıkılaştırmada farkı faktörleri deneyen TCMB’nin de etkisiyle satışa yönelen piyasanın “cari açığı uzun vadede olumlu etkileyebilecek bu tür haber akışlarının her zaman pozitif olacağı” bilgisini bir kenara koyarak hareket etmesinin anlamsız olduğu yolunda görüş belirtiliyor.  

Kontratlara yansıyacak

Aynı konuyu değerlendiren Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan da Karadeniz’de bulunan doğalgaz rezervinin hemen etkisinin görüleceğini  belirtiyor. Piyasada dolaşan algının aynısını dillendiren ve “Bu rezervin kullanıma hazır hale gelmesi için zamana ihtiyaç olduğunu söyleyenler olacak” yorumunu aktaran Abdurrahman Kaan, 2004 yılından 2013 yılına kadar yapılan sondaj çalışmalarını speküle edenlere de cevap veriyor.

Abdurrahman Kaan, Karadeniz’de keşfedilen 320 milyar metreküplük doğalgazın 2017 yılından bu yana başlatılan stratejinin bir sonucu olduğunu, hatta sondaj gemilerinin bile satın alınarak tamamen yerli imkânlarla faaliyetlerin gerçekleştirildiğinin altını çiziyor.

Türkiye’nin doğalgaz ihtiyacını genellikle Rusya’dan sağladığını ve 2021 yılında 18 milyar metreküplük gaz kontratının da dolduğuna vurgu yapan Abdurrahman Kaan, “Lakin bizim 2023-2025 kontratlarımızda elimizde büyük bir koz olarak bu rezerv artık masadadır ve biz bunun ekonomik yansımalarını yarından itibaren bile göreceğiz. 320 milyar metreküp rezerv ülkemizin 8 yıllık gaz ihtiyacı. 80 – 100 milyar dolarlık bir ekonomik değere işaret ediyor. Bu da bütçeye önemli bir katkı” değerlendirmesini yapıyor.

Adı konulmamış politikayla yön veriyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Merkez Bankası (TCMB) faiz kararı ve piyasa müdahaleleri bu hafta trendi belirleyen iki gelişme olarak öne çıktı. Sıkılaştırmada araçlarını en verimli şekilde ve yerinde kullanan TCMB, piyasalardaki aşırı oynaklığı likidite, fonlama maliyeti, faiz koridoru ve geç likidite penceresindeki araçlarıyla hafifletmeye çalıştı.

TCMB’nin söz konusu uygulamalarda makro ihtiyati tedbirler kapsamında piyasaları kontrol ettiği gözlendi. Birçok piyasa yorumcusu ise TCMB’nin uygulamalarını “adı konulmamış politikalar” olarak nitelendiriliyor.

Türkiye CDS’lerinin 539, dolar endeksinin 93’lü seviyelerde hareket ettiği ve dolar endeksinin yükseldiği hafta sonunda doların 7,40 liralı seviyelerden 7,30’lu seviyeleri gerilemesi TCMB politikalarıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “müjdeli haberi”ne bağlanıyor.

Söz konusu gelişmelerle Borsa İstanbul'da işlem gören hisse senetleri haftalık bazda ortalama yüzde 2,40 değer kazanırken, altının gram satış fiyatı yüzde 1,19, dolar/TL yüzde 0,38, euro/TL yüzde 0,93 değer kaybetti.

Söz konusu gelişmeyle piyasada 1000 TL’lik yatırım borsada 1024 lira, dolarda 996,2 lira, euroda 990,7 lira ve altında 988,1 lira oldu.

Piyasalar gelecek hafta yurt içinde reel kesim ve ekonomik güven endeksleriyle kapasite kullanım ve yabancı ziyaretçi sayısı ile ilgili dataları takip edecek. Yurt dışında ise ABD’de dayanıklı mal siparişleri, GSYH, bekleyen konut satışları, Michigan tüketici güven endeksi, Almanya’da GSYH, IFO iş ortamı güven endeksi piyasalarda yön belirleyecek.

BIST 100…

Borsa İstanbul (BIST) 100 endeksi hafta içinde en düşük 1.077,29, en yüksek 1.141,32 puanı gördükten sonra haftayı önceki hafta kapanışına göre yüzde 2,40 artarak 1.109,88 puandan tamamladı. Mali Endeks yüzde 3,57 artışla 1.152,57 puana, Sanayi Endeksi yüzde 2,76 primle 1.549,64 puana, Hizmetler Endeksi yüzde 1,01 kazançla 994,52 puana, Teknoloji Endeksi yüzde 1,03 artışla 1.638,89 puana yükseldi. Haftalık bazda en fazla değer kazanan hisse yüzde 16,07 ile Petkim olurken Petkim’i yüzde 13,91 ile Zorlu enerji, yüzde 11,79 ile İpek Doğal Enerji takip etti. Deva Holding yüzde 12,96 ile en fazla değer kaybeden kağıt olarak öne çıktı. Haftalık işlem hacimlerinde 13 milyar lira ile Tüpraş birinci olurken 12,3 milyar lira ile Petkim ve 6,7 milyar lira ile Garanti bankası Tüpraş’ı izlediler. TCMB’nin politikalarıyla hareket eden ve yurt dışı piyasaları da göz ardı etmeyen borsa endeksinin gelecek hafta 1109-1145 aralığında hareket etmesi bekleniyor.

DOLAR/TL…

TCMB politikaları ve uluslar arası dolar endeksindeki zayıflığa rağmen agresif çıkışlar yapan ABD parası haftanın son günü verdiği kayıplar sebebiyle TL karşısında 7,3450 liraya gerileyerek yüzde 0,38 değer yitirdi. Dolar/TL kuru şu anda piyasalarda 7,3163  seviyesinde bulunuyor. Haftanın 3’üncü işlem gününde yabancı kaynakların Türkiye’nin Karadeniz’de önemli bir enerji kaynağı bulduğunu ve aynı gün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da Cuma günü bir müjde verileceğine dair açıklaması döviz piyasasında satışla karşılandı. ABD’de iyi gelen veriler ve FED tutanaklarının açıklamasıyla doların güç bulmasına karşılık yurt içinde TCMB uygulamaları da dolarda satışları destekledi. Kurun 7,30 lira bölgesinde pivot oluşturması beklenirken aşağı sarkmalarda 7,22’ler destek, yukarı çıkışlardı ise 7,40’lar direnç konumunda bulunuyor.

EURO/TL…

Euro da dolar gibi parite katkısıyla TL karşısında haftalık bazda yüzde 0,93 gerileyerek 8,6360 liraya düştü. Euro/TL paritesi şu anda 8,60 lira seviyesinde. Euro bölgesindeki ekonomik verilerdeki zayıflık ve euronun dolar karşısında yüzde 0,6 oranında değer kaybı, TL’nin değer kazanmasını sağladı. Yurt içinde TCMB uygulamalarıyla yükselişini durduran euro, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müjdeli haberi karşısında değer kaybetmekten kurtulamadı. Kurda 8,60 bölgesi pivot konumunda. Gelecek hafta euro/TL paritesinin 8,59-8,70 arasında hareket edeceği tahminleri yapılıyor.

 ALTIN…

Kapalıçarşı'da işlem gören 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu hafta yüzde 1,19 kayıpla 456,20 lira, Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 1,21 azalışla 3.027,00 liraya düştü. Geçen hafta 748,00 lira olan çeyrek altının satış fiyatı ise 740,00 liraya geriledi. Uluslar arası piyasalarda ons altın hafta içinde en yüksek 2002 doları gördükten sonra 1928 dolara kadar çekildikten sonra 1940 dolarda dengelendi. Karadeniz’de Türkiye’nin doğalgaz rezervi bulması ve FED tutanakları paralelinde sert bir geri çekilme yaşayan yurt içi altın fiyatları, pandemide artan belirsizlik sebebiyle 454 lira rakamlarına yaklaşmasına karşılık hafta sonu yaptığı atakla 460 liraya daha yakın olduğunu gösterdi. Ancak 456 lira kapanışla yüzde 1’in üzerinde değer yitirdi. Külçe altının gelecek hafta 450-463 lira aralığında hareket etmesi bekleniyor. Yurt dışında ise FED tutanaklarından pandemiye karşı ekonomik destek paketlerinin gündeme geleceğine yönelik açıklamalar gelmesi ons altını aşağı yönlü baskıladı. 2000 dolardan 1928 dolar seviyelerine kadar gerileyen dolar, küresel bazda yeni salgın haberleriyle yeniden 1940 dolara kadar yükseldi. Ons altında pivot bölge 1930 dolar. Dirençte 1950 ve destekte 1912 kuvvetli noktalar olarak görünüyor.

PETROL…

FED tutanakları ve OPEC’in petrol kesintilerini 2022 Nisan’ına kadar uzatacağını bildirmesi pandeminin bir müddet daha dünyayı etkisine alacağı algısıyla petrol fiyatları 44 dolara kadar çekildi. Brent petrolde 44 dolar seviyesinin uzun zaman belirleyici olacağına ve fiyatlardaki hareketliliği azalan petrol stokları, kesintiler ve sondaj kuyularının belirleyeceği tahminleri yapılıyor. Brent petrolde pivot bölge 44 dolar. Yukarıda ise 45,5 dolar kuvvetli direnç konumunda.

analizgazetesi.com.tr

 

Önceki ve Sonraki Yazılar