Risk iştahı arttı ralliler başladı

Pandemide ikinci dalga endişelerine rağmen aşırı ucuz kalan hisseler, merkez bankalarının devam eden genişleme politikaları sebebiyle bollaşan para ortamı, faizlerin düşük kalması, dolar/TL'deki yataylıkla beraber 467'deki risk primi CDS'lerin aşağı yönlü seyri Borsa İstanbul'da rallinin başladığının işaretlerini veriyor.

Pandemide ikinci dalga endişelerine karşılık para ve maliye politikalarıyla verilen desteklerle ekonomilerde meydana gelen canlanma yurt içi ve yurt dışı piyasalarda risk iştahını artırdı. ABD’nin koronavirüs salgını izlerini ülkeden silebilmek adına sermaye piyasalarına verdiği katkı ve Çin pay piyasalarında yükselen iyimserlik yurt içine de yansıyor. Özellikle Çin’de resmi olarak boğa piyasasına girilmesinin yakın olduğuna dair yapılan bir açıklama tüm dünya borsalarına yukarı yönlü katkı verdi.

Küresel piyasalara genel bakılırsa, hafta başı ABD piyasalarında Çin kaynaklı kuvvetli yüksek risk iştahı ve güçlü gelen ISM hizmet verisi yükselişe destekledi. Küresel ekonomilerdeki iyileşmelere rağmen risk almak istemeyen yatırımcı altın alımlarını sürdürdü ve böylece altının onsu 1800 dolar yolunda 1785 dolara kadar yükseldi. ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 0,68’yi yakalaması iyimserliği yükseltirken başta petrol olmak üzere emtia fiyatlarındaki artışlar iyimserliği tetikliyor. Uluslar arası alanda dolar endeksi 96.70 seviyesinde ve güvenli liman olma yolunda adımlarını güçlendirmek istiyor, ancak euro ise dolar karşısında 1,13’lük direncini koruyor. Piyasalarda yükselen risk iştahına karşılık kâr amaçlı geri çekilmeler ise yatırımcıların daha temkinli hareket etmesini gerektiriyor.

Yurt içi erken başladı

Pandemide ikinci dalga endişelerine rağmen aşırı ucuz kalan hisseler, merkez bankalarının devam eden genişleme politikaları sebebiyle bollaşan para ortamı, faizlerin düşük kalması, dolar/TL’deki yataylıkla beraber risk primi CDS’lerin 467’den aşağı yönlü seyri Borsa İstanbul’da rallinin erken başladığını gösteriyor.

Merkez Bankası’nın (TCMB) her an yeni bir faiz indirimi yapacak olması, düşük faiz ortamını pekiştirirken dövizdeki kârlılığın azalması da yatırımcıyı pay piyasalarına yönlendiriyor. Son olarak TCMB’nin Türk Lirası cinsi zorunlu karşılıklarda faiz nema oranını 10 Temmuz’dan itibaren yüzde 6’dan yüzde 5’e çekeceğini açıklaması ve enflasyonda düşüş eğiliminin devam edeceğini belirtmesi para ve sermaye piyasalarında iyimserliği artırıyor.

Rapor moral verdi

TCMB’nin Haziran enflasyonu raporunda işlenmemiş gıda fiyatlarındaki mevsimsel düşüşün sınırlı kaldığı, işlenmiş gıda grubunda ise baz etkiyle enflasyonun gerilemeyi sürdüreceğine dair ifadeler kullanması, piyasalarda iyimserliği artırıyor.

Raporda işlenmemiş gıda fiyatlarındaki mevsimsel düşüşün geçen yıla göre fazla artış kaydetmediği ve yüzde 12,29 ile sınırlı kaldığı belirtilirken işlenmiş gıda grubunda ise yıllık enflasyonun yüzde 13,41’e gerilediği hatırlatıldı. Aynı raporda ulaştırma ve konaklama ücretlerinin Haziran enflasyonunu yukarı çektiği kaydediliyor.

Gıda fiyatlarındaki artışın en fazla üretici tarafında yükseldiği ve özellikle yüzde 21,39’a ulaşan sebze fiyatlarının Haziran’da enflasyonun yükselmesini etkilediği dile getirildi. Enflasyondaki söz konusu trende rağmen yılsonu enflasyonunu yüzde 7,4 olarak hedefleyen Merkez Bankası’nın faizlerde düşüşleri sürdüreceğine dair kanaatle piyasalarda risk iştahı artarak devam ediyor.

ZK’larla desteğe devam

Diğer taraftan TCMB, Türk Lirası cinsi zorunlu karşılıklara (ZK) uygulanan faiz nema oranını da 10 Temmuz’dan itibaren yüzde 6’dan yüzde 5’e çekti. Banka bankalara yönelik uyguladığı zorunlu karşılık oranlarıyla kredi büyümesine yönelik hamlelerde bulunabiliyor. Bu da piyasanın ve reel sektörün fonlanması konusunda önemli bir yer tutuyor.

TCMB daha önce nema ödemelerini kredi büyümesi oranlarıyla ilişkilendiren zorunlu karşılık (ZK) düzenlemesinde değişiklik yapılmış, söz konusu karar 25 Aralık 2020 tarihli yükümlülük dönemine kadar geçerli olması kararlaştırılmıştı. Bu maksatla yıllık reel kredi büyüme oranı yüzde 15’in üzerinde olan bankaların zorunlu karşılık teşviklerinden faydalanabilmeleri için sağlamaları gereken uyarlanmış reel kredi büyüme oranının yüzde 15'ten küçük olma koşulunun, yıl sonuna kadar geçici bir süre için uygulanmamasına karar verilmişti. Söz konusu ZK kararı da piyasalara destek veren diğer bir hamle olarak moralleri yükseltiyor.

Türk piyasasında ralliye etki eden diğer faktör ise düşen risk primi CDS’ler. Pandemi döneminde 650 puanı aşarak 2008 finansal krizinden bu yana en yüksek seviyeye inen Türkiye’nin CDS’leri yeniden düşüş eğilimine geçti. CDS’ler dün itibariyle 467 seviyesinde hareket etti.

Takasbank harekete geçti

Bu arada faizlerin düşmesiyle birlikte Borsa İstanbul’a çok sayıda yeni yatırımcı geldiği ve bazılarının aracı kurumlardan kullandıkları krediyle hisse aldıkları gözlenince risk iştahının dengeli bir şekilde oluşması için Takasbank kredili hisse alımının maliyetini yükseltti.  Takasbank aracı kurumlara kullandırdığı kredinin gecelik faiz oranını 375 baz puan artırarak yüzde 12’ye çıkardı.

Sermaye Piyasası Kurumu (SPK) verilerine göre Borsa İstanbul’daki yerli yatırımcı sayısı geçen yıl sonundaki 1,19 milyon seviyesinden yüzde 26 artışla 1,51 milyona yükseldi. Piyasada artan likidite imkanına göre yükseliş eğilimi gösteren yatırımcı sayısına son 5 ayda 313 bin kişi katıldı.

Dün 2 yıllık gösterge tahvili ve 5 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli tahvili yeniden ihracı şeklinde gerçekleştirilen Hazine ihaleleri de piyasadaki normalleşme ve iyileşmenin göstergesi olarak öne çıkıyor. Hazine'nin TÜFE'ye endeksli 5 yıllık tahvili yeniden ihracında reel faiz yüzde 1,55 oldu.

Pandemi ve ABD gerilimi

Küresel piyasaların yeni bir ralliye geçmesi ve boğa piyasası konusunda sağlam adımlar atması Asya piyasalarındaki risk iştahının artmasına bağlanıyor. Asya’da risk iştahının yükselmesi de Çin’in pandemi ve ABD ile gerilimi sebebiyle yeni adımlar atması odaklı olduğu bildiriliyor.

Çin, Japonya ve ABD piyasalarındaki risk iştahının artmasına da bağlanıyor. Pazartesi günü Çin hisselerindeki 460 milyar dolarlık yükseliş, 5 yıl önce patlayan hisse balonundan bu yana en yüksek artış olarak kayıtlara geçti. Aynı hareket yavaşlamasına karşılık dün de devam etti. Çin’de lokomotif hisse olarak bilinen CSI 300, yüzde 0,6 değer kazanırken söz konusu endeks son bir hafta içinde yüzde 15’ten fazla primlenirken işlem hacimleri ise tarihi zirveler yaptı. Offshore yuanın da Mart’tan bu yana ilk kez dolar karşısında “7” seviyesine geldiği vurgulanıyor.

 Japonya’da Asya-Pasifik borsalarını izleyen MSCI endeksi de bir hafta içinde yüzde 7’ye yakın değer kazandı. Analistler Asya’daki ralliye, Çin’de devlet destekli bir medyada “ayı piyasası”na girildiğine dair bir yorumun neden olduğunu belirtiyor.

ABD’nin de pandemide ikinci dalga endişelerine aldırış etmeden piyasalarını desteklemesi, ISM hizmetler endeksinin beklenti 57 sınırını aşması ABD borsalarına moral veriyor.

BIST’te risk iştahı

ABD’deki pandemideki olumsuz tabloya rağmen küresel bir yayılma olarak gözlenen risk iştahı sadece Asya’da değil Avrupa borsalarını da etkisi altına altı. Haftaya yükselişle başlayan Eurostoxx600 günü yüzde 1,6, bankacılık endeksi ise yüzde 4 prim yaptı.

Küresel borsaların yukarı yönlü hareketine Mart ve Nisan aylarında gerçekleşen endişeli ekonomideki kötü verilerin olmayacağına dair beklentiler etki ediyor. Özellikle hafta başı ABD teknoloji hisselerine dönük risk iştahı Nasdaq’ı tarihi zirveye taşırken diğer endekslerde yaşanan yüzde 2’ye yaklaşan artışlar Borsa İstanbul’a da dış destek veriyor.

Borsa İstanbul’da perakende, turizm ve GYO hisselerindeki alımlara bankaların da eklenmesiyle seans içinde 119.500 sınırını aşan BIST 100, tarihi zirve olan 124 binlerin üzeri için güç topluyor. 19 Şubat tarihinden sonraki en yüksek kapanış olarak göze çarpan BIST 100 performansındaki söz konusu dalganın yurt içi piyasalarda rallinin başladığına dair yorumları beraberinde getiriyor. Yorumcula bu hafta Borsa İstanbul’da endeksin 120 bin direncinin kırılması durumunda 123.500’e doğru bir yönelmenin olacağı yönünde görüş belirtiyor.

analizgazetesi.com.tr

Önceki ve Sonraki Yazılar