Son enflasyon raporu röntgen niteliği taşıyor

Para ve maliye politikaları kapsamında küresel salgında çarkların durmasına müsaade edilmiyor. Finans sektörü özellikle uygulamalarıyla reel ekonomiyi destekliyor, pandeminin olumsuz etkilerine karşı işletmelere "can suyu" oluyor.

Söz konusu kertede Merkez Bankası’nın (TCMB) bugün açıklayacağı yılın son enflasyon raporu ileriye dönük projeksiyon açısından oldukça önemli. Para ve maliye politikalarının eş güdümü TCMB’nin bu raporunda daha da kemikleşecek.

Her şeyden önce reel ekonominin işler halde olması lazım. Bunun için finans gerekli. İşte Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK), Merkez Bankası’nın kredi genişlemesine yönelik aldığı önlemlerin reel sektöre menfi etkisini önlemek ve dövizdeki yukarı yönlü hızı kesmek için “aktif rasyosu”na yeni bir düzenleme getirdiğini biliyoruz.

***

BDDK üreten sektörü ayakta tutmak için farklı bir uygulamaya geçti.  Kurum, aktif rasyosu cetveline yurt içi bankaların diğer yurt içi bankalara kullandırdığı kredilere 1 yıldan uzun vadeli yabancı para ve sendikasyon kredilerini de ekledi.

Söz konusu kredi diliminin aktif rasyosuna dahil edilmesiyle, bankaların reel sektöre daha fazla kredi verme imkânı oluştu. Uygulama 1 Kasım’dan itibaren başlıyor. Daha önce yabancı para kredileri ve sendikasyon kredileri bankaların aktif rasyosu içinde yer almıyordu.

Yani pandemi ortamında çalışmalar sadece para politikaları dahilinde kalmıyor. Hükümet de TCMB, BDDK ve Sermaye Piyasası Kurumu’na (SPK) ciddi destek veriyor.

Dolayısıyla TCMB’nin kredi büyümesini önleme tedbirlerinin yanında BDDK’nın para politikası çerçevesinde reel sektöre yapılabilecek en sağlıklı bankacılık uygulamalarını yürürlüğe koyduğu gözleniyor.

***

Nitekim son olarak kamu bankalarından KOBİ’lere açılan “destek paketi” en önemlilerinden… Ziraat Bankası,  Halk Bank ve Vakıf Bank reel sektörün en küçük yapı taşı KOBİ’lere 100 bin liraya kadar mikro işletme desteği açtı. 48 ay vadeli, yıllık faiz oranı yüzde 11,5. Cirosu 3 milyon liraya kadar olan tüm KOBİ’ler bu krediden faydalanabiliyor.

Kredide tabii ki sistemin hızı ve basit işlemler de önemli. Kurumsal kart, doğrudan borçlandırma, tedarik zinciri finansmanı mal alımına yönelik teminat mektubu, güvenceli çek, nakit çekimine kapalı kurumsal kredili mevduat hesabı ürünleri üzerinden kolayca nakit işletme kredisi kullanılabiliyor.

Kredi alabilme kriterleri de oldukça açık seçik… Aman aman fazla teferruat istemiyor. Kamu bankalarından birine kendinizi tanıtan evraklarla müracaat etmeniz kâfi.

Cirosu 3 milyon liraya kadar olan firmalara kredi imkânı açıldığını belirtmiştim. Olayı kademelendirirsek; 1 milyon liranın altında ciroya ulaşan işletmelere 50 bin liraya kadar limitler açılabiliyor. 1 milyon lira ile 3 milyon lira arasında ciroya ulaşan işletmelerin azami kredi limiti de 100 lira oluyor.

***

Fikir ve uygulanış fevkalade yerinde. Mikro İşletmeler Destek Paketi aslında bir bakıma işletmelerin maaş ve kira gibi temel girdilerini karşılamak üzere planlanmış. KOBİ’lere nakit desteğiyle pandemide nefes aldırmaya çalışılıyor.

Şöyle ki, işletmeler kredisinin ilk etapta yüzde 10’unu nakit olarak aldıktan sonra diğer yüzde 90’lık bölümü işletme giderlerinin finansmanı amacıyla 3’üncü kişilere ve satıcılara havale – EFT ve kurumsal kart üzerinden ödeniyor.

Mamafih, ekonomide finans ayağının normalleştirilmesi çabası sürerken TCMB’nin bugün açıklayacağı yılın son enflasyon raporu, aslında yılın nasıl tamamlanacağına ve 2021 yılı ilk çeyreğinin gidişatına bir ışık tutacak. Toplantı yılın check-up’u ve gelecek yılın projeksiyonu olarak oldukça kritik.

Rapordan çıkacak sonuçlar para ve maliye politikaları bakımından da büyük önemi hâiz.

Soru şu: TL’nin değer kaybına göz yumularak enflasyon artışına müsaade mi edilecek? Yoksa düşük TL ile ihracat gelirleri daha da artırılarak enflasyondaki kayıplar, vadeli bir periyotta TL korunaklı hale getirilip mi karşılanacak? Ya da ABD seçimleri de düşünülerek kurgulanan üçüncü veya dördüncü bir yol var mı?

analizgazetesi.com.tr

Önceki ve Sonraki Yazılar