1. YAZARLAR

  2. Mustafa Yürekli

  3. Türkiye?nin kurtuluş yolu: İslam
Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

Yazarın Tüm Yazıları >

Türkiye?nin kurtuluş yolu: İslam

A+A-


19 asrın başında Fransa, Mısır?ı işgal ederek, İngiltere?yi büyük bölümü Osmanlı toprağı olan İslam coğrafyasına çekmişti.

20. Yüzyılın son çeyreğinde, Rusya, o zamanki adıyla SSCB, Afganistan?ı işgal ederek Amerika?yı İslam coğrafyasına çekti. ABD?nin ve İsrail?in İran?ı işgali, ABD başta olmak üzere Batılı devletleri, mevcut dünya güçlerini İslam coğrafyasına çekecektir.

Fransa?nın Mısır?ı işgaliyle Rusya?nın Afganistan?ı işgali, nedenleri ve sonuçları bakımından değerlendirildiğinde ilginç gerçeklerle karşılaşacaktır.Bu gerçekler, İsrail?in İran?ı işgalini mümkün kılan uluslararası şartları anlamamızı ve sonuçlarını tahmin etmemizi sağlayan bir bakış açısını geliştirmemize yol açabilir..

Bu iki devletin, Fransa ile Rusya?nın aptallığının faturasını, İslam milleti ödedi. Çünkü İslam dünyasında otorite boşluğu vardı ve İslam ülkeleri dağınık durumdaydı. İslam coğrafyası, aynı sorunla boğuşuyor ve İsrail?in İran?a saldırısı ümmet için çok büyük bir felaket olacaktır.

MISIR'IN İŞGALİ

Fransa, General Napolyon Bonapart'ın önerisiyle,1798-1801 yılları arasında, Osmanlı İmparatorluğu'nun bir vilayeti olan Mısır'ın ele geçirip İngiltere'nin Akdeniz, Mısır ve doğu ticaret yolları üzerindeki etkisinin ortadan kaldırılmayı ve Uzakdoğu'ya erişimini engellenmeyi amaçlamıştı. Fransa için bu işgal, Akdeniz ticaretinin İngiltere rekabeti karşısında güvenceye alınmasına da hizmet edecekti.

Osmanlı'nın güçsüzlüğünü de ortaya koyan Mısır Seferi'nde Fransa, Mısır'ı ele geçidi, ancak onu elde tutmamayı başaramadı. Mısır Seferi, sonraki yıllardaki devletler oyununu belirleyecek ciddi bir sonuca işaret etmişti: İngiltere'nin denizlerdeki hakimiyeti, Fransa'yı Kıta Avrupası'nda kalmak durumunda bıraktı. Çünkü Fransa'nın denizaşırı seferlere girişmek konusunda yeterli olamayan bir donanmaya sahip olduğu ortaya çıkmıştı. Fransa'nın Kuzey Amerika'daki Louisiana kolonisini 1803 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ne satması da bu dönemde Fransa'nın dış politikasının denizaşırı perspektiften vazgeçmesinin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir elbette.

İngiltere'nin dış politikadaki denizaşırı perspektifine göre, Osmanlı İmparatorluğu tarih sahnesinden çekildi ve kurulan dünya sisteminde İslam dünyası işgal altında kaldı.

İngiltere'nin yapılandırmasına maruz kalan İslam milleti, işgalden kurtulsa da pek çok devlete bölünmekten kurtulamadı, dağınık duruma düştü ve işbirlikçi yönetimlerle direnişler bastırıldı ve kendi manevi yapısını, İslam kültürünü tahrip etti..

AFGANİSTAN İŞGALİ

Afganistan'daki Marksist hükümetin daveti üzerine 24 Aralık 1979'da Afganistan'a giren Sovyetler Birliği, 9 yıl süren İslamcı Mücahitlerin direnişiyle karşılaştı. Bu savaş, Soğuk Savaş'ın ve Hindistan-Pakistan mücadelesinin bir uzantısı olarak gösterildi.

Türkiye, 1974'te Kıbrıs harekatını gerçekleştirmişti, altı yıl sonra, 12 Eylül 1980'de anayasayı da değiştirecek bir askeri darbeye maruz kaldı. Bu yıllarda, 1979 yılında, İran'da da Muhammed Rıza Pehlevi liderliğindeki monarşi devrildi ve yönetime Humeyni geçti. Mısır İsrail'le baş edemiyordu. Türkiye de, İran da, Mısır da dünyada varlıklarıyla yoklukları belli olmayan devletlerdi, üstelik yalnız kalmışlardı ve Rusya'nın Afganistan'ı işgaline itiraz edebilecek güçleri yoktu..

Bölgeye Sovyet askerleri ilk olarak 24 Aralık 1979'da Sovyet lideri Leonid Brejnev'in emriyle gönderildi. Sovyet askerlerinin geri çekilmesi ise 15 Mayıs 1988'de başladı ve 15 Şubat 1989'da büyük kayıplar nedeniyle Mihail Gorbaçov'un emriyle sona erdi. Hindistan savaşta Afgan hükümetine destek verdi. Mücahitler ise ABD, Suudi Arabistan, Pakistan gibi ülkelerden yardım aldı. Afganistan'ı işgal, Hind Okyanusu'na inerek alanını genişletmek isteyen Rusya'nın sonu oldu.

1989'da Berlin Duvarı'nın çöküşüyle sembolleşen SSCB'nin çöküşü, ABD'nin tek başına hakim olmasını sağlayan küreselleşmeyi başlattı. Afganistan işgaliyle başlayan küreselleşme sürecinde, Amerika İslam coğrafyasını Filistinleştiriyor.

TÜRKİYE?NİN ŞANSI: AK PARTİ HÜKÜMETİ

Türkiye, iki asırdır kendini dünya güçlerinin etkisine bırakıyor. 1839 - 1945 yılları arasında İngiltere?nin dayattığı Tanzimat?ın ve Meşrutiyet?in ilanı nasıl Osmanlı?nın yokoluşa giden yıkılışını durduramamışsa, Lozan sonrasında, Cumhuriyet?in ilanı ve peşine gelen beş askeri darbeyle üç kez anayasasını değiştirerek önce İngiltere?ye, 1945 sonrasında da Amerika?ya uyum çabaları, Türkiye?nin sorunlarını çözmemiş ve ülkemizin güvenliğini sağlamamıştır.AB?nin kapısında tutuluyoruz ve NATO?daki durumumuz iğreti..

ABD öncülüğünde Batılı devletler, İslam dünyasını işgale hazırlanıyor. Durumun farkında olan İsrail, İslam dünyasını İran?dan vurmaya hazırlanıyor. Suriye?deki iç karışıklık, İran?ın dış politikadaki yerel hesapları İsrail?i iyice saldırganlaştıracaktır. Bütün bu İslam dünyasını işgal hesaplarını, Türkiye bozuyor.

Türkiye, mali disiplini sağladı, üretim çabasına girdi.. Devlet kadroları, belli bir uyanıklık ve dirilik kazandı. Türkiye, İslam coğrafyasının dağınıklığına son verme ve otorite boşluğunu doldurma çabalarını da ihmal etmiyor..

Türkiye?nin şansı, yetişmiş kadroların iş başında olması ve İslam gibi doğru kurtuluş programını elinde bulundurmasıdır. AK Parti hükümetinin 2004 yılından bugüne kadar etnik kimliklerin ve dillerin tanınması konusunda gerçekleştirdiği icraatlar, 80 yıllık Cumhuriyet döneminde devletin kimlik politikasında yapılmış en önemli ve somut reformlar olarak tarihe geçti. Eğer Kürt açılımına, AK Parti gibi Milli Görüş'ün İslamcı mirasına, popüler desteğine ve meşruiyetine sahip bir parti değil de Demirel'in AP'si veya DYP'si gibi klasik sağ muhafazakâr bir parti teşebbüs etmiş olsaydı, karşılaşacağı milliyetçi tepki sonucu bir sonraki seçimde iktidarı kaybeder, hatta gensoruyla düşürülürdü. Çünkü klasik sağ muhafazakâr partilerin Kürt açılımına meşruiyet sağlayacak, onu ideolojik olarak savunabilecek fikri altyapıları ve söylemleri yoktu. Solun ise zaten irapta mahalli yok. AK Parti, hem kadro derinliği, hem de İslamcı politikaları yürürlüğe koyma yeteneğiyle bu tarihi yol ayırımında Türkiye?nin şansıdır.

AK Parti'nin başarı hanesine yazılan ve en önemli icraatlarından biri olan Kürt açılımının başlıca sebebi İslamcılık hareketinin bu konuda AK Parti'ye sağladığı ideolojik meşruiyet ve popüler destektir. Kürt açılımı veya demokratik açılım olarak bilinen ve Kürtçe başta olmak üzere azınlık dillerinin devlet tarafından tanınmasını ve hatta kamusal kaynaklarla finanse edilerek devlet televizyonunda yer bulmasını kapsayan tarihi reformlar yurtiçinde ve yurtdışında muazzam bir başarı olarak algılanıyor.

Türkiye?nin sorunlarının çözümü, İslamcılıktır. İslam kardeşliği ve Kur?an-ı Kerim?e sımsıkı sarılma, parçalanmama siyaseti, Türkiye?nin önündeki tek kurtuluş yoludur. Türkiye, İslam?la hem iç barışını sağlayabilir, hem de İslam dünyasının toparlanıp birliği sağlamasına öncülük edebilir.

TÜRKİYE?NİN TARİHİ ROLÜ

Amerika ve Batılı devletler, dünya sisteminde bir takım değişikliklerle hakimiyetlerinin ömrünü uzatmaya çalışıyor. Fas?tan Filipinlere kadar İslam dünyasında Müslüman halk, kaderini eline almak istiyor ve mevcut yönetimlerden kurtulmaya çalışıyor. İslam milletinin uyanışı ve hareketliliği dünya güçlerini endişelendirirken mevcut yönetimleri de iyice zalimleştiriyor. Değişim, böyle kanlı ve acılı olmayabilir.

Sezai Karakoç?un çağrısı, İslam dünyasının kurtuluşu olabilir: ?Silahlar, bir an önce bırakılıp kaleme sarılmak gerekiyor.? Sorunlar, bilgiyle ve düşünceyle çözülebilir.. Müslüman aydınlar, öne çıkmak, sorumluluk almak zorunda. Türkiye, içerde ve dışarıda, sorunlara, Müslüman aydınların çözüm üretmelerinin öncülüğünü yapabilir.

Türkiye?nin tarihi rolü, İslam düşüncesinin dirilişini gerçekleştirmektir. İslam İşbirliği Teşkilatı?nda, acil bir şekilde, Aydınlar Meclisi kurulup İslam dünyasının entegrasyon sorunları masaya yatırılmalı ve sosyal, ekonomik, siyasi, askeri tüm sorunlar tek tek çözüme bağlanmalıdır. Türkiye, İslam?a dönüşün ve İslam Birliği?ni gerçekleştirmenin öncülüğünü yapabilir.

İslam?a dönüş başarılamazsa, Türkiye?yi ve İslam dünyasını büyük bir felaket bekliyor.

Mustafa Yürekli - Haber 7

mustafayurekli@gmail.com

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.