Yükselen cari açığı petrol kurtaracak

Türkiye'nin yılsonu GSYH'in yüzde 1,2'lik cari açıktaki hedefi pandemi nedeniyle aşılsa da petrol fiyatlarının pandemi sürecinde 40 dolar civarında seyretmesi patikanın bozulmayacağını, petrol fiyatlarında ortalama 65 doların altı seyrin cari dengenin hedeflerine destek vereceğini ortaya koyuyor.

Türkiye, 2019 yılı sonunda açıkladığı 2020-2022 dönemlerini ihtiva eden Yeni Ekonomi Programı (YEP) doğrultusunda küresel virüs salgınına rağmen hedeflerini tutturmak veya belirlenen öngörülerden uzaklaşmamak için makro ekonomik alanda tüm imkanlarını zorluyor.

18 yıllık AK Parti hükümetleri döneminde Ağustos 2019 itibariyle ilk defa cari fazla veren Türkiye, pandemiyle birlikte artan cari açığı karşı önlemlerini sıklaştırırken düşen enerji ve emtia fiyatları, azalan ithalat ile artışa geçen turizm gelirleriyle birlikte YEP’in 2020 yılsonu hedefi olan Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYH) yüzde 1,2 oranının aşılsa bile önemli sapma göstermeyeceği tahminleri yapılıyor.

Genel kanaat cari dengeye petrol ve büyümedeki yavaşlama pozitif, ihracat, turizm, altın ticareti negatif yansıyor. Hafta başı 13 Temmuz’da açıklanacak Mayıs ayı cari denge rakamları yılsonu için gösterge niteliğinde olacak. Yine aynı gün kamuoyuna duyurulacak sanayi üretimi verisi de ekonomideki büyümenin derecesini gösterecek.

30 dolarlık kazanç

Hesaplamalara göre; ortalama 65 doların altında gerçekleşecek petrol fiyatları ve söz konusu düşük fiyatların doğalgaza da yansımasıyla Türkiye’nin ithalata dayalı enerji faturasının düşeceği gözleniyor. Söz konusu hesaba göre, petrolde her 10 dolarlık düşüşün cari dengeye 6 milyar dolar katkı vereceği belirtiliyor.

Söz konusu 10 dolarlık düşüşün aynı zamanda enflasyon rakamlarına da 0,5 - 1 puan oranında düşüş getireceği kaydediliyor. Geçen yıl brent petrolün varil fiyatı 70 dolar seviyesinde düşünüldüğünde yaklaşık 30 dolarlık düşüşün Türkiye’nin hedeflenen cari açığını 18 milyar dolar aşağı çekeceği ve enflasyonda da yıllık 3 puanlık bir destek vereceği gözleniyor.

Nisan ayındaki cari dengedeki kötüleşmeyi dış ticaret açığının yükselmesi, turizm ve ulaştırma gelirlerinin düşmesine bağlayan ekonomist Haluk Bürümcekçi, Mayıs ayından itibaren başlayan ekonomideki hızlanmanın cari açık rakamlarını da aşağı çekeceğini, ancak pandemiye bağlı olarak tüm dünyada olduğu gibi ihracattaki sıkıntıların cari dengeye yansıyacağını söylüyor. Bürümcekçi, enerji ithalatındaki düşüşün turizm net gelirlerindeki  azalışı büyük ölçüde telafi edebileceğini de dile getiriyor.

15 milyar dolar olur

Cari dengeyi müspet olarak etkileyecek ikinci alanın turizm olduğunu ve özellikle yaz aylarında artan turizm hareketliliğiyle de cari açığın hedeflenen rakamlar seviyesine yaklaşacağını umduklarını kaydediyor.  Cari dengeyi negatif etkileyen diğer faktörleri de sıralayan Bürümcekçi, ithalat ve özellikle altın ticaretinin kontrol altına alınmasıyla cari dengede normalleşme yoluna girebileceğini ifade ediyor. Bürümcekçi geçen yılki 9,3 milyar dolarlık net açığın bu yıl da bir miktar yukarıda gerçekleşebileceğine vurgu yapıyor.

Nisan ile ilgili aynı doğrultuda yorum yapan Tera Yatırım’dan ekonomist Enver Erkan, uzun aylardan sonra 3,3 milyar dolarla cari dengenin açık pozisyonuna geçtiğini, ancak bu açığın artışında Mart ayı ortalarında başlayan pandeminin büyük etkisinin olduğunu kaydediyor. Erkan, 2020’nin makro dengeler açısından sorunlu bir yıl olacağını, ancak turizm gelirlerindeki düşüş gibi dezavantajlar olduğu kadar enerji fiyatlarındaki düşüşler, talep azlığı ve ithalattaki gerilemenin de avantaj olarak görülmesi gerektiğini söylüyor. Erkan cari dengenin seyrinde ihracat ve ithalatın belirgin olacağından bahsediyor.

Anketlerde revizyon

Hafta başı açıklanacak Mayıs ayına ait yapılan anketlerde  cari dengede aylık 4 milyar dolar, yılsonu itibariyle 18 milyar dolarlık bir beklentisi oluştu. Ekonomistlerin dikkat ettiği konu Nisan ayına yönelik beklenti anketinde yılsonu cari açık beklentisinin 7,8 milyar dolar olurken Mayıs ayı için bu rakamın 18 milyar dolara çıkarılmasını önemli bir revizyon olarak görüyor.

Ticaret Bakanlığı öncü verilerine göre, normalleşme sürecinin başlamasıyla beraber ihracat Haziran'da yaklaşık yüzde 16 artış göstermiş, aynı dönemde ithalat artışı yaklaşık yüzde 8 ile daha sınırlı kalmıştı. 2019 yılının büyük bölümünde görülen cari işlemler fazlası ithalattaki artışlar sebebiyle Kasım’da yerini cari açığa bırakmıştı.

Bu trendin ve normalleşme sürecinin takip eden aylarda da ne yönde gerçekleşeceği yakından izleniyor. Ancak TL’nin dolara karşı yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 15’lik değer kaybın da cari dengeye menfi etki yaptığı söyleniyor.

 QNB Finansbank Ekonomisti Deniz Çiçek, Mayıs verilerinde dış ticaret açığının geçen yılın aynı ayından 1,7 milyar dolar yüksek olduğunu belirterek, “Turizmde de geçen senenin aynı ayında 2 milyar dolar olan net seyahat geliri bu sene olmayacak. Ayrıca bavul ticareti ve çeşitli hizmet gelirleri de gerileyeceğinden, Mayıs’ta cari işlemler dengesinin 3,9 milyar dolar açık vermesini bekliyoruz” değerlendirmesini yapıyor.

Uzun süre ucuz kalacak

Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu da petrol fiyatlarındaki düşüşün cari açığı yapılan hesaplamalar doğrultusunda önemli derecede aşağı çekeceğini, hatta ekonominin yılın son çeyreğinde daha belirgin hale gelmesiyle yılsonu yüksek cari açık beklentilerinin gerçekleşmeyeceğini tahmin ettiklerini belirtiyor.

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener de cari açık değerlendirmesinde petrolün yanı sıra Türkiye’nin verdiği ara malı üretiminin hem ülke açısından hem de ihracat açısından ödemeler dengesini müspet etkileyeceğini söylüyor. Norveç merkezli Rystad Energy yöneticilerinden Artem Abramov da petrol fiyatlarının 40 dolarlı seviyelerde uzun süre kalacağını, bunda kaya petrolü kullanımının baskın olarak görüleceğini ifade ediyor.

Türkiye’nin geçen yıl 31 milyon ton ham petrol ithal ettiğini hatırlatan ekonomistler de, petrol faturası için varil başına 64,4 dolar ödendiğini hatırlatıyor.  Aynı ekonomistlere göre Türkiye'nin geçen yıl enerji ithalatı olarak özetlenen “mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler, bitümenli maddeler, mineral mumlar” kalemine ödediği tutar 41,2 milyar dolar düzeyinde bulunuyor.

Görünüm olumlu

Bu hafta ortasında video konferans yöntemiyle yatırımcılarla bir araya gelen Merkez Bankası (TCMB) yönetimi makro ekonomi konusunda güven tazelemeye çalıştı.

Ekonomide kademeli açılma adımları ile birlikte iktisadi faaliyetteki toparlanmanın Mayıs ayı itibarıyla başladığı kaydedilen toplantıda yakın dönemde uygulamaya konulan parasal ve mali tedbirlerin, ekonominin üretim potansiyelini destekleyerek finansal istikrara ve iktisadi faaliyetteki toparlanma sürecine katkı yaptığı ifade edildi.

Özellikle yatırımcıların cari açık ve enflasyon konusundaki sorularını cevaplandıran TCMB yetkilileri,  “İhracat öngörülenden daha güçlü bir şekilde toparlanıyor, yılın ikinci yarısında daha olumlu bir cari işlemler dengesi görünümü bekleniyor” derken faizlere göre yüksek kalan enflasyonun yılsonuna doğru aşağı yönlü bir trend izleyeceği belirtildi ve “Yılın ikinci yarısında normalleşme süreci ile birlikte talep yönlü dezenflasyonist etkiler daha belirgin hale gelecek” açıklaması yapıldı.

Bozulma geçici

TCMB toplantısında özellikle Türkiye’de sağlık sisteminin diğer ülkelere göre güçlü yapısının pandeminin yol açtığı olumsuz etkileri sınırladığı belirtilerek, ihracatın öngörülenden daha güçlü bir şekilde toparlanmakta olduğu ve yılın ikinci yarısında daha olumlu bir cari işlemler dengesi görünümünün beklendiği kaydedildi.

Ekonomistler ise TCMB toplantısının 2016 yılından bu yana yapıldığını, toplantılarda genel makro ekonomi, para politikası, finansal piyasalar ve bankacılık gibi konuların gündeme geldiğini ve ilk kez bu toplantıda pandeminin geniş yer tuttuğundan bahsediyor. TCMB’nin toplantıya katılanlara Mayıs’tan itibaren güçlü bir toparlanmanın başladığını ve Haziran’da buna yönelik işaretlerin alındığının aktarıldığını dile getiren ekonomistler, “Umut veren toplantıda elbette riskler de paylaşıldı. Cari denge ile ilgili kısa vadede dış ticaret kaynaklı bir bozulmanın gözlenebileceği ancak bunun geçici olduğu söylendi. TCMB’nin rezervleriyle ilgili herhangi bir konuşma olmadı. Enflasyonun yılsonuna doğru dezenflasyon süreceğine gireceği özellikle ifade edildi” şeklinde toplantıyı özetliyor.

Piyasalar dalgalandı kazanan altın ve döviz oldu

Pay piyasalarında başlayan ralli hareketi pandemi haberleriyle zaman zaman kesilirken dalgalanmadan altın ve döviz kazançlı çıktı. Tüm hafta itibariyle salgında ikinci dalganın oluştuğuna dair yayılan haberlerle satışlara yönelen borsalar, ucuz kalan kâğıtları tercih eden yatırımcı sayesinde yine de ayakta kalmayı başardı. Yüksek işlem hacimlerinin görüldüğü borsada haftanın son günü pandeminin yeni tedavisine yönelik gelen haberlerle toparlandı ve ralliye devam edeceği izlenimi verdi.

Gündemin giderek daha da yoğunlaştığı gelecek haftada yurt içinde ödemeler dengesi, sanayi üretimi, TCMB beklenti anketi, bütçe dengesi ve konut satışları takip edilecek. Anketlerde Mayıs ayı cari denge ortalama aylık 4,3 milyar dolar yıllık 17,5 milyar dolar açık vereceği, sanayi üretim endeksinin ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28,7 azalacağı tahminleri yapılıyor.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla 15 Temmuz Çarşamba günü yurt içinde tüm piyasalar kapalı olacak.

Yurt dışında ise ABD’de TÜFE, kapasite kullanım, sanayi üretimi, FED’in yayımlayacağı Bej Kitap Avrupa’da sanayi üretimi, ECB faiz kararı ve TÜFE, Japonya’da sanayi üretimi, BOJ faiz kararı, Çin sanayi üretimi ve Çin’de ikinci çeyrek büyümeler piyasaların gündeminde olacak. Yine yurt dışında ABD ile Çin arasındaki artan gerilimin yanı sıra Libya ile Suriye meselelerinin de jeopolitik tarafta yakından takip edilen gündem maddeleri olduğu belirtiliyor.

Bu hafta yurt içinde kazançta altın hız kesmedi ve 24 ayar külçe altının gramı yüzde 1,79 oranında prim yaptı. Euro yüzde 0,62 kazandırırken dolar ise stabil kaldı. Borsa İstanbul’da hisse senetleri ise haftalık yüzde 0,81 değer kaybetti.

1000 TL’lik yatırım altında 1017,9 lira, euroda 1006,2 lira, dolarda 1000 lira, borsada ise 991,9 lira oldu.

BIST 100…

BIST 100 endeksi, en düşük 112.829,40, en yüksek 120.203,40 puanı gördükten sonra haftayı önceki hafta kapanışına göre yüzde 0,81 azalarak 114.808,56 puandan tamamladı. Yüksek işlem hacimlerinin gerçekleştiği borsa 120 bin direncini kuvvetli bir şekilde kıramayınca yeniden 114 binli seviyelere döndü. Borsadaki satışlarda küresel pandemide ikinci dalga haberleri etkili oldu. Teknik olarak 115.000 kuvvetli direnç. Yukarı harekette 117.300 ikinci direnç olarak yatırımcıyı karşılayacak. Destekler ise 114.000 ve 113.000 seviyeleri.

DOLAR/TL…

ABD doları, TL karşısında yüzde 0,01 değer kazanarak haftayı 6,8670 liradan kapattı. ABD’de yaygın pandemiye rağmen işsizlik başvurularında her hafta düşen rakamlar 96,66 seviyesinde hareket eden dolar endeksine de destek veriyor. Türkiye’nin halen yüksek risk konumunda bulunan 5 yıllık CDS’leri ise 477,12’de olması TL’deki zayıflığı güçlendiriyor. Doların gelişen olaylara göre 6,86 lirayı pivot yapıp yukarı yönlü hareketinde 6,92 lirayı, aşağıda ise 6,83 lirayı deneme ihtimali bulunuyor.

EURO/TL…

Euro, dolara karşı elde ettiği 1,13’lük parite kaynaklı yükselişi diğer para birimleri üzerinde de gösteriyor. Euro/TL kuru haftayı yüzde 0,62 kazançla 7,7680 liradan kapattı. Eurogroup toplantıları ve pandemiye yönelik gelişmeleri takip eden euro, özellikle yeni bir ekonomik destek paketinin gündeme geleceği haberleriyle güçlendi. 7,75’i pivot yapan euro, yukarı yönlü hareketinde 7,80’leri, aşağı yönde ise 7,70’leri deneyebilir.

ALTIN…

Rallide hız kesmeyen külçe altın bu hafta da kazandırdı. Kapalıçarşı'da işlem gören 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu hafta yüzde 1,79 kazanımla 399,00 lira, Cumhuriyet altınının satış fiyatı yüzde 1,81 artışla 2.650,00 liraya çıktı. Geçen hafta 635,00 lira olan çeyrek altının satış fiyatı ise 647,00 liraya yükseldi. Yurt içinde haftayı 399 liradan kapatan 24 ayar külçe altının gramı pandemi haberlerine göre yeniden 400 liranın üzerine çıkabilir. Gram altında destek noktası 390 lira. Yurt dışında ise hafta içinde 1816 dolara kadar çıkan dolar hafta sonu 1800 doların altına düştü. Piyasalarda ons altın 1798 dolardan işlem görüyor. Altın pandemi haberleri paralelinde hareket edeceğe benziyor. Son olarak virüs tedavisine yönelik olumlu haberlerle satışa geçen altının hafta başından itibaren yeniden kendini 1800 doların üzerine atması bekleniyor. Tahminler altında direncin 1824 dolar, desteğin ise 1780 dolarda olduğu yönünde. Diğer yandan altın ve gümüşteki kazançlar bakıra da sıçradı. Bakır fiyatları Mart ortasından bu yana yüzde 45 oranında değer kazandı. Ancak bakır fiyatlarındaki artış ekonomilerde bir toparlanmaya işaret etmediği belirtiliyor.

PETROL…

Türkiye’nin cari açığını da yakından ilgilendiren petrol fiyatları 40 dolar üzerindeki direncini sürdürüyor. Zaman zaman ekonominin toparlandığına dair haberlerle 43 doları geçen brent petrol, pandemiye yönelik olumsuz haberlere rağmen 40 doların altına düşmüyor. Libya’da petrol ihracatını önleyen mücbir durumun ortadan kalktığı ve ilk petrol tankerine yükleme yapıldığına dair haber Türkiye için oldukça olumlu. Diğer taraftan Uluslar arası Enerji Ajansı (IEA) küresel petrol talebinin yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre günlük ortalama 16,4 milyon düştüğünü bildirdi. 3 Temmuz haftasında ABD’de petrol stoklarının 3 milyon varillik bir düşüş beklentisi karşısında 5,7 milyon varil artmasının etkisiyle oluşan talep endişeleri fiyatları aşağı yönlü itti. Brent 41 dolar seviyesini pivot yaparken yukarı yönlü harekette 45 dolar direnç, 39 dolar ise destek konumunda

analizgazetesi.com.tr

Önceki ve Sonraki Yazılar