Çalışma hayatına yeni dizayn!

Hükümet "istihdam kalkanı" adıyla detaylı olduğu gözlenen bir reform paketi hazırladı. Bir yandan eksiklerin giderilmesi amacıyla paket üzerinde çalışılırken diğer yandan çalışma hayatı temsilcilerinin nabzı tutuluyor.

İstihdam çalışmasının en önemli hedefi; istihdamı korumak ve üretimi artırarak sürdürülebilir hale getirmek... İstihdam paketinde kıdem tazminatının yanı sıra emekliler de unutulmamış… Ama asgari ücret gibi dev bir konu pakette yerini alamamış…

Ayrıca ne hikmetse üzerine bir türlü gidilmek istenmeyen 25 yaş altındaki genç istihdamı sorununa basit yaklaşımlar sergilenmiş.

Malûmunuz mesele yıllardır katlanarak devam ediyor… Her 4 gençten birinin işsiz olması, büyümesi gereken ekonomi için büyük bir kayıp.

Kademeli ve etkin bir şekilde çözülmesinin beklendiği bu ve buna benzer istihdam meseleleriyle ilgili kapsayıcı olduğu düşünülen istihdam paketinin ne kadar etkili ve çözüm üretici olacağına politika üreticiler karar verecek.

***

Ortaya atılan istihdam paketiyle alakalı kamuoyunun beklentileri var…

Hâlâ tartışılıyor belki ama  paket detaylı görünse de çözümler konusunda netlik oluşturmuyor… Halk istihdam paketinin gerçekçi yaklaşıma yakın, daha anlaşılır olmasını istiyor...

Paketle; asgari ücret başta genç işsizlik, çalışma şekilleri, bölgesel ve sektörel yaklaşım, kıdem tazminatı ve emeklilik sorunları, ayrı ayrı ele alınıp planlı bir şekilde ne kadar kısa vadede çözülebilirse o kadar işe yarayacak, çalışma hayatında verimlilik artacak…

Genel beklenti ve talepler böyle…

Yani birçok bilinmezin yaşandığı çalışma hayatı gibi bir alanda bütün sorunları bir paketle çözmenin imkânı da yok zâten! Her sorun ayrı ayrı ele alınmalı… Bütünden teke gitmek yerine meseleleri çöze çöze tekten bütüne gitmek daha uygulanabilir görünüyor.

Tersi durum oldukça sıkıntı verebilir…

Geçmiş zaman içinde üste koyarak meseleler yumağı haline gelmiş çalışma hayatında topyekûn düzenleme bence uzun yıllar alır ki, bugün siyaset yapan birçok siyasetçi bile neticeyi göremeden emekli olabilir… Sorunlara iyileştirici neşter atarak ilerlemek, halkta inandırıcılık hissini daha fazla uyandırır, kanaatini taşıyorum…

***

Mesela 25 yaş altı işsizlik konusunda “esnek çalışma” modeli dillerden düşürülmüyor. Eğer esnek çalışma sistemsiz part time olayına indirgenirse ve kayıt dışılığa kanal açılırsa bu çalışma hayatına yapılacak en büyük kötülük olur… Böyle bir sistemde liyakâtler, kabiliyetler körelir. Ustaları yetiştirmenin önü kesilir. Dolayısıyla bu zamana kadar yapılan ve gelecekte yapılmak istenen birçok hayırlı düzenleme boşa gidebilir.

Diğer taraftan işsiz görünüp de binlerce gencin sağlıksız atölye ve işletmelerde asgari ücretin yarısına alın teri döktüğünü görmek lâzım. İşe, emeğe, kabiliyete göre mi, yoksa bölgeselliğe, sektöre göre mi nasıl olacak bilemiyorum, kıdem tazminatından çok önce asgari ücret meselesi, ardından çalışma ortamının  iyileştirilmesi, hak ve adalet ölçüsünde müktesep hakların korunması, en önemlisi üretimin önündeki tüm engellerin kaldırılması gibi alanlarda işçi ve işverenin yararı gözetilerek çözüm yolları kamuoyu ile net olarak paylaşılmalı.

Yine 60 yaş altı istihdamı ise üretimden çok eğitime yönelik sistemleştirilebilirse ve özellikle çalışabilir durumdaki insanların elde edeceği gelirler, kayıt içine alınıp sosyal yardımlardan çıkarılarak sürdürülebilir verimli bir gelir seviyesine taşınabilirse istihdamda sonunun önemli bir kısmı giderilmiş olur.

***

Son günlerde tartışılan emeklilik ve kıdem tazminatı oldukça kafa karıştırıyor. İşveren tarafı yeni tamamlayıcı emeklilik ile kıdem tazminatı çalışmasında işveren payı konusunda tedirgin. Aynı tedirginlik İşsizlik Fonu’nda da yaşanıyor.

İşçi tarafı da aynı konularda endişeli olduklarını söylüyor. Özellikle işçi sendikaları, kıdem tazminatının temelini oluşturan hususlar ortadan kaldırılırsa iş kanunun birçok maddesinin anlam ve işlevini yitireceğini ifade ediyor ve yapılacak düzenlemenin çalışma hayatını zedelememesi gerektiğini dile getiriyor.

Hükümet ise İşsizlik Fonu gibi kıdem tazminatı fonu oluşturarak farklı bir sistemi Türkiye’ye getirmek peşinde.

Şayet çalışma hayatı; hane halkının satın alma gücünü arttıramıyorsa, para politikalarıyla desteklenmiyorsa, nitelikli iş gücü yetiştiremiyorsa, gelecek vaat etmiyorsa ve ek maliyetler yükleyip üretime köstek oluyorsa istihdam felsefesinin baştan ayağı yeniden dizaynı gerekir, düşüncesindeyim.

analizgazetesi.com.tr

Önceki ve Sonraki Yazılar