Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

Devletler oyununda Amerikan numaraları



Mustafa Yürekli, Amerika'nın Doğu'dan Asya Pasifik'e çekilerek gösterdiği taktik esnekliğin devletler oyununa yansımalarını ele alıyor. İran'la savaşı göze alamamasının ABD'nin İsrail ve Avrupa'ya dönük politikalarına etkilerini inceliyor.

Amerika'nın Doğu'dan Asya Pasifik'e çekilmesinde görülen taktik esnekliğin güncel politik yansımaları, kendini en çok Amerika-İran gerilimini azaltma çabalarında göstermektedir: ne kadar ilginçtir ki ?Tercih?te İran'ı zaman içinde dönüştürme perspektifi, bu kez İran'a yapılacak bir müdahalenin, özellikle yüksek petrol fiyatları nedeniyle, Amerika'nın müttefikleriyle arasının bozulmasına yol açacağı yaklaşımı üzerinden ele alınıyor.

ABD Başkanı Barak Obama, Netanyahu'nun ziyareti sonrasında, İran'la diplomasiyi öne çıkaran konuşma yapması çok anlamlıdır. Bu konuşmayı, İran'da son seçimlerin galibi Hamaney'in hoşnutlukla karşılaması anlaşılır bir durum olsa gerek. Hatta İran'a karşı bir operasyonu sürekli dünya gündeminde tutmaya çalışan İsrail'in, Netanyahu ağzından İran'a yapılacak bir operasyonun şimdiki sürecin işi olmadığına dair açıklaması da sözkonusu iki gelişmenin üzerine konmalıdır. Bütün bunlar, bir düşman yanıltma taktiğinin uygulamaları değilse, yeni Stratejik Vizyon'un politik sonuçlarının hiç gecikmeden açığa çıkmasıdır.

Rus askeri otoriteler, İsrail'in İran'a ciddi bir saldırı yapma gücünde olmadığını özellikle deşifre ettiler. Buna karşın, İran'ın, İsrail'i provokasyonu ve gerilimi tırmandırması, Amerika'yı sürecin içine çekme taktiğiyle savaş tehdidinden kurtulma çabasından başka bir şey değildir. ABD'nin kaçınılmazca girmek zorunda kalacağı türden bıçak sırtı dengelere sahip bir bölge geriliminde, Amerika İran'a yönelik yumuşama sinyalleri vermek zorunda kalmaktadır. Bütün bu gelişmeler, Amerika'nın, Ortadoğu'daki savaş gerilimini bir miktar boşaltarak, mali ve siyasal olarak toparlanmayı öncelediği bir sürece dönüştürmek istediğini göstermektedir. Özellikle petrol fiyatlarını biraz aşağı çekecek böyle bir sürecin, Avrupa'nın mali toparlanmasına destek olması üzerinden, doğrudan Amerika'ya yönelik de bir açılımı olmaktadır. Çünkü Brzezinski'nin sözleriyle, ?küresel amaçlarda Avrupa'yla birlikte çalışması Amerika'nın iç dinamizminde bir canlanmaya da yardımcı olacaktır.?

Bu konjonktürün nihai amacı, dünya pazarı üzerindeki egemenliktir. Hangi güçlü devletin parasının esas alınmış olduğu, dünya pazarı üzerindeki egemenliğin somut göstergesidir. Brzezinski'nin açıklamalarında, bu konuda somut ifadeler olmamakla birlikte, bütün ortaklık, işbirliği ve genişleme söylemleriyle örtük bir tutumla aktarılanın, Amerika'nın ikinci savaştan beri gelen belirleyici pozisyonunun korunması olduğunu anlamak pek de zor olmamaktadır. Ancak bu üstünlüğü koruyabilmek için, Amerikan dolarını, Vietnam savaşından beri rafa kaldırılmış Bretton Woods gibi bir kayıt altına alma mecburiyetinin işaretleri de, bu uzlaşmacı üslupta kendini göstermektedir.

İslam Birliği, İslam pazarı ve ortak İslam dinarı, ABD, AB ve İsrail'i karşısına almak anlamına geleceğinden İran tarafından sabote edilebilir.. Türkiye, bu konjoktürü fırsata çevirme amacıyla Avrupa'nın çöküşünün önlenemeyeceğini ortaya koymalı ve İsrail'in maskelerini yırtmayı sürdürmelidir..

İslam Birliği, hem Amerika'nın, hem de Avrupa'nın kendilerini toparlaması için ihtiyaç duydukları barıştan başka bir şey değildir.. Kalıcı dünya güvenliği, adaletli bir dünya sistemiyle mümkün olacaktır..

Mustafa Yürekli - Haber 7

mustafayurekli@gmail.com

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.