H. Ali Erdoğan
'Arızalı Yapı Taşları İsrail Siyonizm Ve Yahudiler'
Hz. Yakub'un lakabı olan "İsrail" kelimesi Tanrı ile veya ilahi bir varlık/melek ile mücadele eden anlamında kullanılmıştır. Yahudilere göre İsrailoğulları haşa Tanrı'nın oğullarıdır. Yahudi inancına göre Tanrı dünyayı Yahudilere emanet etmiştir. Yahudiler dünyaya şekil vermek için ona sahip olmalıdır. Irk olarak Yahudi olmayan herkes "goy"dur. "Goy"un çoğulu ise "goyim"dir. Yahudiler kendilerini "Allah'ın oğulları" olarak görürken "goyim"i Adem'in çocukları olarak görürler. Onlara göre biyolojik açıdan "goyim" olanların hayvandan farkı yoktur. Onların yahudi olmayanlara karşı sergiledikleri acımasız davranışlar bu inanca sahip olduklarının en açık delilidir. Aralarında bu inançlarını açıkça ifade etmekten çekinmeyenler vardır. Nitekim İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, 09.10.2023 tarihinde Gazze'ye "tam abluka" emrini vermelerinin gerekçesini açıklarken "İsrail'in insansı hayvanlarla" savaş halinde olduğunu" söylemiştir. Yahudileri diğer insanlara gaddar ve acımasızca saldırmaya sevk eden inanç ve anlayışın zaman zaman dini liderleri tarafından da ifade edildiğine şahit oluyoruz. 20 Ekim 2010 tarihli bir habere göre İsrail'in önde gelen dini liderlerinden koalisyon ortağı, Şas partisinin ruhani lideri Haham Ovadya Yosef (90), Yahudi olmayanların varlık sebebinin "Yahudilere hizmet olduğunu" söylemiştir. Haham Ovadya Yosef, Yahudi olmayanların Şabat günleri yapabilecekleriyle ilgili yasalar konusuna değinirken "Goylar (Yahudi olmayanlar) bize hizmet için doğarlar. Yalnızca İsrail halkına hizmet için. Bunu yapmazlarsa dünyada yerleri yoktur" demiştir. (1) Haham Ovadya Yosef aynı konuşmada "Yahudi olmayanların hayvan hükmünde olduğunu" söylemiştir. (2) Onların bu inanç ve iddiaları Mâide Suresi 18. Ayette de şöyle ifade edilmektedir: "Yahudiler ve hıristiyanlar, “Biz Allah’ın oğulları ve sevgili kullarıyız” dediler. De ki: Öyleyse Allah günahlarınızdan dolayı sizi niçin cezalandırıyor? Doğrusu siz de O’nun yarattığı sıradan insanlarsınız. O, dilediğini bağışlar, dilediğini de cezalandırır. Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkiyeti Allah’a aittir. Dönüş de yalnız O’nadır.”
Siyon, Ahd-i Atîk’te Kral Dâvûd tarafından fethedilip krallığın merkezi yapılan Kudüs şehri için kullanılmış bir isimdir. (II. Samuel, 5/7) Zamanla kapsamı bütün İsrail topraklarını ifade edecek şekilde genişlemiştir. Siyon kelimesine dayanan siyonizm ise yahudi halkının “tarihî yurtlarına dönüşü” mânasında Filistin’de bir yahudi devleti kurmayı hedefleyen siyasî harekettir.
Yahudilerde görülen, aklı selim sahibi her insanın yadırgadığı saldırgan tavrı motive eden inanç diğer insanlara göre doğuştan üstün olma, üstün yaratılma inancıdır. Bu inanç onların aşırı bir öz güvene sahip olmalarına neden olmaktadır. Bu da onları diğer insanlara karşı saldırgan ve acımasız olmaya sevk ediyor. Maalesef dünyada üstünlüğü ele geçirmek için her yolu mübah görmek onların dünya görüşü ve yaşam tarzları haline gelmiştir. Kendilerinden olmayan insanları (goyim) bebek, çoluk-çocuk, kadın, yaşlı demeden katletmek, onlar için çok kötü ve yanlış bir cürüm değil, aksine avcılık, balıkçılık, kurban kesme gibi basit ve sıradan bir olaydır.
Yahudi etnik bir kimlik, yahudilik ise etnik bir dindir. Bu nedenle "goyim"den yahudilik dinini benimseyenlere musevi denir. Bunlar asla yahudi olarak kabul edilmezler.
Peki bu isim nereden geliyor? Hz. Yusuf'u kuyuya atan kardeşlerden Yahuda'nın soyuna yahudi denilmektedir. Dini inanç açısından bir Müslüman asla ateist olamaz. Ama bir yahudi pekala deist veya ateist olabilir. Dine ne kadar uzak olursa olsun Yahuda'nın soyundan gelen herkes yahudidir. Onlar için Musa etnik bir kurtarıcı ve kahramandır. Davud ve Süleyman onların peygamberi değil kırallarıdır. Yahudinin ideali yani kızıl elması Nil ile Fırat arasında Tanrı Yehova tarafından "va'd edilmiş toprakları" ele geçirmek ve orada dünyayı yönetecek bir devlet kurmaktır. Bu idealin olmazsa olmazlarından biri de bugünkü Mescid-i Aksa'nın bulunduğu yerde bir mabed inşa etmektir. Kurulacak bu mabedin adı "Süleyman Mabedi"dır.
Kendilerini inançsız gösteren Karl Marks'tan Yuval Noah Harari'ye kadar Yahudi düşünürlerin de hedefi budur: "Yahudi yönetiminde bir dünya cenneti.." Bu yüzden iyi goyim hizmetkar olarak mutlu edilecek, kötü goyim yok edilecektir; iş bu kadar basit...
Yahudilerin çoğunda ahiret inancı yoktur. Dünyanın cennete dönüşeceği inancı vardır. Bu yüzden dünyalık biriktirmek için çok çalışan, ilmi ve teknik buluşları yapanlar genellikle Yahudilerdir. Çünkü yahudiler için dünya çok önemlidir. Dünyayı şekillendirmek ve adeta Yahudi cenneti haline getirmek onlar için bir görevdir.
Yahudiler 2000 yıl sonra sürgün edildikleri topraklara geri döndüler. Artık Mescid-i Aksa'yı (onlar Tapınak Tepesi derler) ele geçirip yerine bir tapınak yapmadan durmayacaklar. Dünyanın çeşitli yerlerindeki Yahudilerin o topraklarda toplanmasının amacı budur. Bu onlar için dini bir görevdir.
Kendilerini doğuştan seçilmiş ve üstün gören Yahudiler asırlarca paganların ve hıristiyanların insafı kadar yaşama alanı buldu, tabiri caiz ise diğer toplumlara bir nevi goyim oldular. Bugün bu gerçeği unutmuşa benziyorlar. Masum insanları katlederek yeni bir dünya kurmaya çalışıyorlar. Halbuki mülkün temeli adalettir. Başkalarının haklarını gasp etmek zulümdür. Haklara saygı göstermeyen zalimdir. Zulüm ile payidar olmak mümkün değildir. Yer yüzünde ölçü/mizan ve adalet esastır. Bu esasa aykırı hareket eden helak olmaya mahkumdur. Dünya kurulduğu günden beri ilahi yasa yani sünnetullah hükmünü bu şekilde icra etmiştir. İlahi adalet ve düzene karşı tavır alanlar er veya geç hak ettikleri cezaya çarptırılırlar. Tuzak kuranlar kendi kurdukları tuzağa düşerler. Zira tuzak kuranların en hayırlısı Allah'tır. (Âl-i İmrân Sûresi 54. Ayet) Allah Teâlâ tuzak kuranlara önce ümit verir, sonra da tuzaklarını başlarına geçirir. Bakalım bugün kurdukları tuzaklar yarın nelere mal olacak? Yaşayanlar mutlaka görecektir. 27.11.2023
H. Ali Erdoğan
(2) https://ydh.com.tr/HD6359_haham-ovadya-yosef--yahudi-olmayanlar-hayvan-hukmunde.html

Teopolitik Bir Proje Olarak Kıyameti Hızlandırmak: Evanjelik Hristiyanlık ve Armagedon Doktrini
11 Nisan 2026 Cumartesi 11:15İslâm Bilgi Teorisinde Usûl-Furûʿ Ayrımı: Akîde Esaslarında Katʿiyyet Meselesi
04 Nisan 2026 Cumartesi 20:50Şefaat Konusundaki Kur'ân Âyetlerinin Nüzûl Sırasına Göre Analizi
14 Mart 2026 Cumartesi 22:25İslâm Düşüncesinde Akıl ve Nakil Gerilimi
08 Mart 2026 Pazar 23:58Kâbe'den Kubbe'ye: İslâm Medeniyetinde Cami (Mescid) Mimarisinin Teolojik ve Kozmolojik Sembolizmi
22 Şubat 2026 Pazar 17:22Namazın Selâm Ritüeli ve Tahiyyat Diyaloğu
16 Şubat 2026 Pazartesi 12:23Dinî Düşüncede Yöntem Arayışı ve Geleneksel Söylemin Krizi: Akademik Özgürlük, Makâsıd ve Modernite Karşısında İlâhiyatın Konumu
31 Ocak 2026 Cumartesi 20:03Suriye’de Vekâlet Savaşlarının Sonu ve PKK/SDG’nin Stratejik Mağlubiyeti: Arap Aşiretlerinin Rolü ve Nusaybin Provokasyonu Üzeri
23 Ocak 2026 Cuma 19:09Uygulamadaki "Dindar Nesil” Projesi, Geleneksel Dinî Bilgi Hiyerarşisinde Demokratikleşme ve Dijital Platformların Sosyal Dönüşü
19 Ocak 2026 Pazartesi 21:10Hakimiyet Kavramının İlahî ve Beşerî Boyutu: Maide 44-47. Ayetler Işığında Siyasî Meşruiyetin, Demokrasi ve Cumhuriyet Bağlamınd
11 Ocak 2026 Pazar 20:15
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.