H. Ali Erdoğan
Teopolitik Bir Proje Olarak Kıyameti Hızlandırmak: Evanjelik Hristiyanlık ve Armagedon Doktrini
Teopolitik Bir Proje Olarak Kıyameti Hızlandırmak: Evanjelik Hristiyanlık ve Armagedon Doktrini
(Forcing God into the Apocalypse: Evangelical Christianity
and the Doctrine of Armageddon as a Theopolitical Project)
H. Ali Erdoğan
ÖZET
Bu makale, Grace Halsell'in Tanrı'yı Kıyamete Zorlamak adlı eseri ekseninde, özellikle ABD merkezli Evanjelik Hristiyanlık ile radikal Siyonizm arasındaki teopolitik ittifakı incelemektedir. "Eskatolojik determinizm" olarak adlandırabileceğimiz bu anlayış, İncil'deki kehanetlerin (özellikle Vahiy Kitabı) pasif bir bekleyişten ziyade, siyasî ve askerî müdahalelerle gerçekleştirilmesi gerektiğini savunur. Çalışmada, Mesih'in dönüşünü hızlandırmak amacıyla Kudüs'ün statüsü, Üçüncü Tapınak'ın inşası ve Ortadoğu'daki çatışmaların teolojik temelleri akademik bir perspektifle ele alınmaktadır. Dispensasyonalizmin John Nelson Darby ve Cyrus I. Scofield eliyle nasıl sistemleştiğine, John Hagee liderliğindeki CUFI (Birleşen Hristiyanlar İsrail İçin) örgütünün siyasi ağırlığına, kızıl düve ritüelinin günümüzde nasıl araçsallaştırıldığına ve bu teopolitik yaklaşımın ABD dış politikası üzerindeki yapısal etkilerine değinilmektedir. Hareketin ötekileştirici kodları da sosyolojik bir boyut olarak incelenmektedir.
Anahtar Kelimeler: Evanjelizm, Armagedon, Eskatoloji, Grace Halsell, Dispensasyonalizm, Hristiyan Siyonizmi, Teopolitik, ABD Dış Politikası, Üçüncü Tapınak, CUFI.
ABSTRACT
This article examines the theopolitical alliance between US-based Evangelical Christianity and radical Zionism, centered on Grace Halsell's work Forcing God's Hand. This approach, which can be termed "eschatological determinism," argues that Biblical prophecies (especially the Book of Revelation) should be fulfilled through political and military interventions rather than passive waiting. The study analyzes the theological systematization of Dispensationalism by John Nelson Darby and Cyrus I. Scofield, the political weight of John Hagee's CUFI organization, the contemporary instrumentalization of the Red Heifer ritual, the construction of the Third Temple, and the structural influence of this theopolitical approach on US foreign policy. The movement's othering codes are also examined as a sociological dimension.
Keywords: Evangelicalism, Armageddon, Eschatology, Grace Halsell, Dispensationalism, Christian Zionism, Theopolitics, US Foreign Policy, Third Temple, CUFI.
GİRİŞ
Din ve siyaset arasındaki ilişki, modern sekülerleşme teorilerinin aksine, 21. yüzyılın küresel çatışmalarında belirleyici bir rol oynamaya devam etmektedir. Özellikle Ortadoğu merkezli krizler söz konusu olduğunda, küresel güçlerin tutumlarını yalnızca jeopolitik ve ekonomik çıkarlarla açıklamak yetersiz kalmaktadır; analize teopolitik bir boyut da eklemek gerekmektedir. Bu bağlamda "Tanrı'yı Kıyamete Zorlamak" kavramı, eskatolojik bir beklentinin dış politikaya tahvil edilmesini ifade eden en radikal örneklerden biridir. Bu doktrin, özellikle Dispensasyonalist (Dönemselci) ilahiyatın bir sonucu olarak, dünyevi olayları "Tanrı'nın takvimi"ne uydurma çabasını yansıtmaktadır.1
Bu makale, Evanjelik Hristiyanlık ve radikal Siyonizm arasındaki teopolitik ittifakı, Grace Halsell'in eserleri ve ilgili akademik kaynaklar ışığında inceleyerek bu anlayışın kökenlerini, inanç esaslarını, güncel tezahürlerini ve günümüz Amerikan siyasetine etkilerini derinlemesine analiz etmeyi amaçlamaktadır. Hareketin teolojik alt yapısı, tarihsel gelişimi ve özellikle Kudüs, Tapınak Dağı ve Mescid-i Aksa üzerindeki somut talepleri, söylemin teorik sınırlarını aşarak fiilî bir güvenlik sorununun boyutlarına ulaştığını göstermektedir.
1. Teolojik Arka Plan: Dispensasyonalizm ve Rapture Doktrini
1.1. Dispensasyonalizmin Kökeni ve Sistematik Yapısı
Evanjelik eskatolojinin temelini oluşturan Dispensasyonalizm, İngiliz-İrlandalı ilahiyatçı John Nelson Darby (1800-1882) tarafından sistematik bir biçimde geliştirilmiş ve Plymouth Brethren hareketi kanalıyla İngiltere'den Amerika kıtasına taşınmıştır.2 Darby, 1860-70'li yıllarda ABD'ye yaptığı kapsamlı seyahatler aracılığıyla ahir zaman teolojisinde Yahudileri merkeze alan yorumunu yayma imkânı bulmuş ve farklı Amerikalı Protestan çevrelerinden geniş bir ilgiyle karşılaşmıştır.3
Dispensasyonalizm, tarihin Tanrı tarafından yedi ayrı döneme (dispensasyon) bölündüğünü kabul eden ve her dönemin kendi sonunda bir felaketle noktalandığını öngören bir ilahiyat şemasıdır. Bu anlayışa göre insanlık, yaratılışla başlayan ve Mesih'in dönüşüyle son bulacak olan sürecin altıncı diliminde bulunmakta; yedinci ve son dönem kapıyı çalmaktadır.4 Söz konusu teolojik şema, İsrail ile Kilise arasında keskin bir ayrım yaparak Yahudi milletinin "Tanrı'nın dünyevi planının" odağında konumlandırılmasını öngörmektedir.
Dispensasyonalist teolojinin Amerikan kamuoyuna yayılmasında Darby'den sonra en etkili isim, Kansas asıllı teolog Cyrus Ingerson Scofield (1843-1921) olmuştur. Scofield'in 1909'da yayımladığı dipnotlu İncil şerhi (Scofield Reference Bible), Yahudi kimliğinin merkezde olduğu kehanet yorumu çerçevesini milyonlarca okuyucuya taşımış ve Hristiyan fundamentalistlerinin vazgeçilmez başvuru kaynağına dönüşmüştür.5
1.2. Rapture ve Büyük Çile
Grace Halsell'e göre bu inanç sisteminin en çarpıcı unsurundan biri, "Rapture" (Göğe Yükselme ya da Hevâya Alınış) doktrinidir. Bu doktrinine göre gerçek inananlar, Yeryüzünde yaşanacak olan yedi yıllık "Büyük Çile" (Tribulation) döneminden hemen önce bedenleriyle birlikte göğe yükseltilecek ve Armagedon savaşının tahribatından fiilen muaf tutulacaklardır.6 Böylece kâinatın en büyük felaketinin, inanan topluluk açısından hem yaklaşılması gereken bir son hem de kurtarışın kapısı olarak değerlendirilmesi söz konusudur.
Bu inanç yapısının işlevsel sonucu son derece kritiktir: İnanç, taraftarları nükleer çatışma dahil global yıkım senaryolarına karşı rasyonel bir kaygı geliştirmekten alıkoymaktadır. Zira felaketi görmeden önce göğe alınacak olan topluluk, Armagedon'ı korkutucu değil aksine kurtuluşun müjdecisi olarak algılamaktadır. Bu psikolojik çerçeve, izleyen bölümlerde ele alınacak olan siyasi davranış örüntülerini de açıklamak bakımından belirleyici bir öneme sahiptir.
2. Teopolitik İttifak: Hristiyan Siyonizmi, Kudüs ve ABD Dış Politikası
2.1. Hristiyan Siyonizminin Oluşumu ve Temel İlkeleri
Hristiyan Siyonizmi, tarihsel süreç içinde Yahudi Siyonizminden önce filizlenmiştir. Bu olgu başlı başına dikkat çekicidir; zira yüzyıllarca birbirlerine düşmanca yaklaşan iki topluluk olan Yahudiler ve Hristiyanlar, ortak bir eskatolojik gündem etrafında yakın bir ittifak kurabilmiştir.7 Hristiyan Siyonizmi, özünde Filistin coğrafyasının İbrahim'le yapılan ahit gereği Yahudi halkına verildiğini ve İsrail devletini koşulsuz biçimde desteklemenin dinî bir yükümlülük olduğunu benimseyen kolonyalist ve teopolitik bir ideoloji olarak tanımlanabilir.8
Söz konusu teolojik yönelimin Amerikan kamuoyunda popülerleşmesinde, Darby'nin fikirlerini benimseyen William Blackstone'un (1841-1935) rolü de göz ardı edilemez. Blackstone'un 1891 tarihli meşhur dilekçesi (Blackstone Anıtı), dönemin Amerikan Başkanı Benjamin Harrison'a Filistin'in Yahudilere verilmesi talebini iletmiş; bu girişim, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu tarafından da anlamlı bir öncül olarak takdimle zikredilmiştir.9
2.2. Kudüs, Üçüncü Tapınak ve Mescid-i Aksa
Hristiyan-Siyonist teopolitiğin en somut siyasi talebi, Kudüs'ün İsrail'in bölünmez başkenti olarak tanınması ve özellikle Mescid-i Aksa'nın yerine Üçüncü Tapınak'ın inşa edilmesidir. Bu eylemler, kelimenin tam anlamıyla "Tanrı'nın elini zorlamak" (forcing God's hand) olarak nitelendirilmektedir; zira inanışa göre söz konusu olaylar gerçekleşmeden Mesih'in gelemeyeceği kabul edilmektedir.10
Yahudi eskatolojisine göre de Mesih'in gelmesinden önce Tapınak Dağı'na Üçüncü Tapınak'ın inşa edilmesi şarttır. Tapınak Enstitüsü (Machon HaMikdash), yaklaşık kırk yıl önce İsrail'de kurulmuş olup bu inşayı fiilen hazırlamaya yönelik dini objeler üretmekte, hahamlar yetiştirmekte ve geniş kamuoyu kampanyaları yürütmektedir.11 Günümüzde söz konusu inşanın önündeki başlıca fiziksel engel, Tapınak Dağı'nda yaklaşık on üç asırdır ayakta duran iki İslam yapısı, Mescid-i Aksa ve Kubbetü's-Sahre'dir.
Tarihsel boyutuyla değerlendirildiğinde, bu teopolitik söylemin zaman zaman doğrudan şiddete zemin hazırladığı görülmektedir. 22 Ağustos 1969 sabahı Denis Michael Rohan adlı radikal bir Hristiyan, Mescid-i Aksa'yı kundaklamış; sonraki ifadesinde bu eylemi Süleyman Tapınağı'nın yeniden inşasını kolaylaştırarak Mesih'in ikinci gelişini hazırlamak amacıyla gerçekleştirdiğini beyan etmiştir.12
2.3. Kızıl Düve Ritüeli: Eskatolojik Sembolün Araçsallaştırılması
Teolojik mit ile siyasi pratik arasındaki gerilimin en somut güncel örneği, kızıl düve (parah adumah) meselesidir. Yahudi geleneğinde ritüel arınmayı simgeleyen bu hayvan, aşırılık yanlısı Tapınak hareketleri tarafından Üçüncü Tapınak'ın inşasının ön şartı olarak yeniden yorumlanmaktadır. 2022 yılında, çoğu Evanjelik Hristiyanlardan ve Yahudi yerleşimcilerden oluşan gruplar, Teksas'taki bir çiftlikten beş kızıl ineği İsrail'e taşımıştır.13 İsrail'in Kanal 12 televizyonu 2023 yılının ortasında, kurban etme ritüeli için Mescid-i Aksa'nın karşısında yer alan Zeytin Dağı bölgesinde hazırlıklar yapıldığını duyurmuştu. Tapınak Enstitüsü hahamları ise söz konusu kızıl ineklerin ortaya çıkışını, Tapınak Dağı'na çıkma ve Üçüncü Tapınak'ın inşasına başlama zamanının yaklaştığına dair ilahi bir işaret olarak yorumlamıştır.14
Bu gelişme, teopolitik ittifakın artık yalnızca söylemsel bir zemine sıkışmadığını, ritüel, ekonomik ve lojistik boyutlarıyla somut bir operasyona dönüştüğünü açıkça ortaya koymaktadır. Nitekim Kassam Tugayları sözcüsü, 7 Ekim 2023 saldırısının gerekçeleri arasında Mescid-i Aksa'ya yönelik bu tür ihlalleri de saymıştır.
2.4. Siyasi Ağırlık: CUFI ve Evanjelik Lobicilik
Hristiyan Siyonizminin Amerikan siyasetindeki kurumsal karşılığı, John Hagee'nin yönetiminde 2006 yılında kurulan CUFI (İsrail İçin Birleşen Hristiyanlar/Christians United for Israel) örgütüdür.15 Günümüzde ABD'de yaklaşık 90 milyonluk Evanjelik nüfusa sahip olan bu yapı; siyaset, medya, sivil toplum ve akademi çevrelerinde köklü bir nüfuz ağına sahiptir.16 Örgüt, İsrail politikalarını desteklemek amacıyla Kongre lobiciliği, bağış toplama kampanyaları ve Kudüs'e organize dini turlar düzenlemektedir. Araştırmacılar, bu turların İsrail'e yıllık yaklaşık bir milyar dolar gelir sağladığını tahmin etmektedir.17
Hagee'nin ikinci geliş teolojisi, Vahiy Kitabı ve Hezekiel 38. bölümünü günümüz jeopolitiğiyle ilişkilendirerek Rusya önderliğinde İran, Türkiye, Suriye ve Libya'nın İsrail'e saldıracağını öngörmektedir. Bu kehanet yorumu, bir ilahiyat tartışmasının çok ötesine geçerek ABD'nin Ortadoğu savunma politikasını doğrudan etkileyen bir söyleme dönüşmektedir.
3. Grace Halsell ve Eleştirel Perspektif
3.1. Halsell'in Tanıklığı ve Tespitleri
Amerikalı gazeteci ve yazar Grace Halsell (1923-2000), Ronald Reagan döneminden itibaren Hristiyan Siyonist inancın Beyaz Saray koridorlarındaki nüfuzunu yerinde gözlemleyerek raporlamıştır.18 Halsell'e göre bu topluluklar için Ortadoğu'da kalıcı bir barışın sağlanması, ilahî kehanetlerin gerçekleşmesini engelleyen bir unsur olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla nükleer bir çatışma ya da bölgesel bir yıkım, dışarıdan trajik bir son olarak görülürken, bu inanç çerçevesinde cennete açılan kapıların müjdecisi sayılmaktadır.19
Halsell'in çalışmaları, teolojik bir yorumun küresel güvenlik politikalarını nasıl irrasyonel bir zemine çekebileceğini belgeleyen nadir ve değerli tanıklıklardan birini oluşturmaktadır. Yazara göre Evanjelik Hristiyanların İsrail yanlısı tutumu, gerçek anlamda bir Yahudi sevgisinden değil, Yahudilerin kehanet senaryosunda üstlendiği araçsal rolden kaynaklanmaktadır. Nitekim Armagedon savaşında Yahudilerin büyük çoğunluğunun yok olacağı ve yalnızca Mesih'e iman edenlerin kurtulacağı öngörüsü, söz konusu ittifakın derinde yatan paradoksunu açığa çıkarmaktadır.
3.2. İçsel ve Dışsal Eleştiriler
Hristiyan Siyonizmi yalnızca akademisyenler ve Müslümanlar tarafından değil, ana akım Hristiyan ilahiyatçılar tarafından da ağır bir eleştiriye tâbi tutulmuştur. Pek çok ilahiyatçı, dispensasyonalist teolojinin Yeni Ahit'in bütünüyle çeliştiğini ve Armageddon savaşının büyük kilise geleneklerinde herhangi bir teolojik karşılığı bulunmadığını vurgulamış; bazıları bu öğretiyi açıkça heretik (sapkın) ilan etmiştir.20 Stephen Sizer'ın 2004 tarihli kapsamlı çalışması, Hristiyan Siyonizminin İncil'e dayandırılamayacağını sistematik biçimde ortaya koymuş ve bu hareketin Armagedon'a giden bir yol haritası işlevi gördüğü tezini güçlü argümanlarla savunmuştur.21
Sosyolojik boyutuyla ele alındığında ise Hristiyan Siyonizmi ve onun uzantısı olan Yeni Muhafazakârlık, güçlü ötekileştirici kodlar üretmektedir. Bu ötekileştirme, Müslümanları kıyamet senaryosunda açıkça şeytan tarafıyla ilişkilendirmekte; böylece dinî bir söylem, uluslararası politikada İslam düşmanlığı (anti-İslâmizm) için meşruiyet zemini sağlamaktadır.22
4. Eskatolojik Determinizmin Yapısal Tehlikeleri
Yukarıda izlenen tablonun bütünü, salt bir inanç meselesi olmaktan çıkıp yapısal bir tehdit haline gelen bir olgunun göstergesidir. Söz konusu eskatolojik determinizm, en az üç farklı düzeyde analiz edilmelidir.
Birinci düzeyde, siyasî ussallığın (akılcılık/rationality) tasfiyesi söz konusudur. Apokaliptik dünya görüşü, tarihin doğaüstü güçler tarafından belirlendiğini ve kehanet edilen sonun kaçınılmaz olduğunu benimsediğinden, klasik diplomasinin dayandığı pragmatik hesap-kitap mantığını işlevsiz kılmaktadır.23 Barış müzakereleri, ateşkes anlaşmaları ya da iki devletli çözüm önerileri, bu perspektiften bakıldığında Tanrı'nın planına engel teşkil eden girişimler olarak görülmektedir.
İkinci düzeyde, militarizmle dini söylemin birleşmesi söz konusudur. ABD Başkanı Ronald Reagan'ın 1980 ve 1983 yıllarındaki kamuoyu konuşmalarında "Armagedon'u yaşayacak nesil biz olabiliriz" şeklindeki ifadeleri, bu ittifakın dönemin en yüksek siyasi makamlarına kadar ulaştığını kanıtlamaktadır.24 Günümüzde ise Trump yönetiminde görev yapmış Pete Hegseth'in 2018'de Mescid-i Aksa'nın yerine Üçüncü Tapınak inşasını destekler nitelikte açıklamalar yapması, benzer bir örüntünün devam ettiğine işaret etmektedir.25
Üçüncü düzeyde, İslam karşıtı söylemin sistematik üretimi yer almaktadır. Hristiyan Siyonisti vaizler, Müslümanları kehanet senaryosunun "şeytan tarafı" olarak konumlandırarak hem Amerikan hem de İsrailli toplumun şiddet eşiğini düşürmekte, ihlal ve saldırıları meşrulaştırıcı bir anlatı zemini oluşturmaktadır.
SONUÇ
"Tanrı'yı Kıyamete Zorlamak", metafizik bir inancın siyasî-askerî güçle birleştiği son derece tehlikeli bir noktayı temsil etmektedir. Dispensasyonalist teoloji, Darby'nin 19. yüzyıl İngiltere'sindeki vaazlarından hareketle günümüz ABD'sinin Kongre koridorlarına, savunma politikasına ve Ortadoğu müdahalelerine kadar uzanan bir yolculuk yapmıştır. Bu yolculukta kehanetlerin insan eliyle gerçekleştirilmeye çalışılması, rasyonel diplomasiyi devre dışı bırakmış ve bölgedeki çatışmaları çözümsüz bir "kutsal savaş" döngüsüne hapsetmiştir.
Özellikle Üçüncü Tapınak meselesinde simgeleşen teopolitik proje, artık salt söylemsel bir düzlemde değil, kızıl düve ithalatından lobicilik faaliyetlerine, Mescid-i Aksa baskınlarından ABD Kongre kararlarına uzanan somut eylemler bütünüyle karşımıza çıkmaktadır. Bu tablo, konuyu bir inanç özgürlüğü meselesinin ötesine taşımakta ve uluslararası hukukun, dinler arası diyaloğun ve küresel güvenlik politikalarının gündemine aldığı acil bir soruna dönüştürmektedir.
Akademik açıdan değerlendirildiğinde bu konu, yalnızca bir inanç meselesi olarak değil, uluslararası ilişkilerin eskatolojik boyutunu kavramak ve çatışma çözümü arayışlarını daha sağlıklı bir zemine oturtmak için zorunlu bir çalışma alanı olarak öne çıkmaktadır. Hristiyan Siyonizmi olgusunun disiplinler arası bir yaklaşımla, ilahiyat, siyaset bilimi, sosyoloji ve uluslararası ilişkiler perspektiflerini bir araya getiren kapsamlı araştırmalarla incelenmesi, küresel barış ve istikrarın korunması açısından hayatî önem taşımaktadır.
DİPNOTLAR
1 Adem Ulusoy, "Tanrıyı Kıyamete Zorlamak (Armageddon, Hristiyan Kıyametçiliği ve İsrail)", Akademik İncelemeler Dergisi, 2018, s. 12.
2 H. Şule Albayrak, "Hıristiyan Siyonizminin Amerika'ya İntikalinde John Nelson Darby'nin Rolü", Oksident 5/2 (2023), s. 139-159.
3 H. Şule Albayrak, "ABD'de Hıristiyan Siyonizmi: Kökeni, İnanç Esasları ve Günümüz Amerikan Siyasetine Etkisi", Darulfunun İlahiyat 30/1 (Ocak 2024), s. 141-169.
4 Ömer Kemal Buhari, "(Dost) Düşmanlar: Hıristiyan Siyonizminde Antisemitizm ve Anti-İslamizm", Cumhuriyet İlahiyat Dergisi 23/2 (2019).
5 Albayrak, "ABD'de Hıristiyan Siyonizmi", s. 152-153.
6 Grace Halsell, Tanrı'yı Kıyamete Zorlamak, çev. Mustafa Şahin, İstanbul: Serbest Kitaplar, 2002, s. 45.
7 Buhari, a.g.m.
8 Gökhan Bolat - Abdurrahman Kurt, "Hristiyan Teopolitiği Üzerine Bir Değerlendirme Ve 'Öteki'nin Teopolitik İnşası: ABD Örneği", Uludağ İlahiyat Dergisi 33/2 (Aralık 2024), s. 159-188.
9 Albayrak, "ABD'de Hıristiyan Siyonizmi", s. 148.
10 Stephen Sizer, Christian Zionism: Road-map to Armageddon?, Nottingham: InterVarsity Press, 2004, s. 112.
11 Mustafa Mansur, "Mescid-i Aksa, Kızıl İnek ve Üçüncü Tapınak Planı Karşısında Yalnız Bırakıldı", Fokus+, 2024.
12 Vikipedi, "Mescid-i Aksa" maddesi; Denis Michael Rohan davası.
13 "Kızıl Düve Üçüncü Tapınağın Habercisi Mi?", Fokus+, 2024.
14 Mansur, a.g.m.
15 Bolat - Kurt, a.g.m., s. 173.
16 Betül Soysal Bozdoğan, "Bölgesel Savaş ve Mescid-i Aksa'nın Yok Edilmesi Planı", Star Gazetesi, Mart 2026.
17 H. Şule Albayrak, Hıristiyan Siyonizmi (SETAV Raporu), 2024, s. 12.
18 Grace Halsell, Forcing God's Hand: Why Millions Pray for a Quick Rapture—And the Destruction of Planet Earth, The Whitley Company, 1999.
19 Halsell, Tanrı'yı Kıyamete Zorlamak, s. 89.
20 Buhari, a.g.m.
21 Sizer, a.g.e., s. 254.
22 Bolat - Kurt, a.g.m., s. 180-185.
23 Alison McQueen'den aktaran Bolat - Kurt, a.g.m., s. 170.
24 Ortadoğu'da Devlet Dışı Silahlı Aktörler (Academia.edu), 2018: Reagan'ın 1980 ve 1983 konuşmaları.
25 Bozdoğan, a.g.m.
KAYNAKÇA
Birincil Kaynaklar
Halsell, Grace. Tanrı'yı Kıyamete Zorlamak: Armageddon, Hristiyan Kıyametçiliği ve İsrail. Çev. Mustafa Şahin. İstanbul: Serbest Kitaplar, 2002.
Halsell, Grace. Forcing God's Hand: Why Millions Pray for a Quick Rapture—And the Destruction of Planet Earth. The Whitley Company, 1999.
Kitaplar
Armstrong, Karen. The Battle for God. New York: Ballantine Books, 2001.
Sizer, Stephen. Christian Zionism: Road-map to Armageddon?. Nottingham: InterVarsity Press, 2004.
Weber, Timothy P. On the Road to Armageddon: How Evangelicals Became Israel's Best Friend. Grand Rapids: Baker Academic, 2004.
Makaleler
Albayrak, H. Şule. "ABD'de Hıristiyan Siyonizmi: Kökeni, İnanç Esasları ve Günümüz Amerikan Siyasetine Etkisi". Darulfunun İlahiyat 30/1 (Ocak 2024): 141-169.
Albayrak, H. Şule. "Hıristiyan Siyonizminin Amerika'ya İntikalinde John Nelson Darby'nin Rolü". Oksident 5/2 (2023): 139-159.
Albayrak, H. Şule. "İngiliz Aristokrasisi ve Hıristiyan Siyonizmi: VII. Lord Shaftesbury Örneği". Milel ve Nihal 20/2 (2023): 135-165.
Aldrovandi, Carlo. "Theo-Politics in the Holy Land: Christian Zionism and Jewish Religious Zionism". Religion Compass 5/4 (2011): 114-128.
Bolat, Gökhan - Kurt, Abdurrahman. "Hristiyan Teopolitiği Üzerine Bir Değerlendirme Ve 'Öteki'nin Teopolitik İnşası: ABD Örneği". Uludağ İlahiyat Dergisi 33/2 (Aralık 2024): 159-188.
Buhari, Ömer Kemal. "(Dost) Düşmanlar: Hıristiyan Siyonizminde Antisemitizm ve Anti-İslamizm". Cumhuriyet İlahiyat Dergisi 23/2 (2019).
Davidson, Lawrence. "Christian Zionism as a Representation of American Manifest Destiny". Critique: Critical Middle Eastern Studies 14/2 (2005): 157-169.
Ulusoy, Adem. "Tanrıyı Kıyamete Zorlamak (Armageddon, Hristiyan Kıyametçiliği ve İsrail)". Akademik İncelemeler Dergisi (2018).
Raporlar ve Diğer Kaynaklar
Albayrak, H. Şule. Hıristiyan Siyonizmi. SETAV Raporu. Ankara: SETAV, 2024.
Mansur, Mustafa. "Mescid-i Aksa, Kızıl İnek ve Üçüncü Tapınak Planı Karşısında Yalnız Bırakıldı". Fokus+, 2024.
"Kızıl Düve Üçüncü Tapınağın Habercisi Mi?". Fokus+, 2024.

İslâm Bilgi Teorisinde Usûl-Furûʿ Ayrımı: Akîde Esaslarında Katʿiyyet Meselesi
04 Nisan 2026 Cumartesi 20:50Şefaat Konusundaki Kur'ân Âyetlerinin Nüzûl Sırasına Göre Analizi
14 Mart 2026 Cumartesi 22:25İslâm Düşüncesinde Akıl ve Nakil Gerilimi
08 Mart 2026 Pazar 23:58Kâbe'den Kubbe'ye: İslâm Medeniyetinde Cami (Mescid) Mimarisinin Teolojik ve Kozmolojik Sembolizmi
22 Şubat 2026 Pazar 17:22Namazın Selâm Ritüeli ve Tahiyyat Diyaloğu
16 Şubat 2026 Pazartesi 12:23Dinî Düşüncede Yöntem Arayışı ve Geleneksel Söylemin Krizi: Akademik Özgürlük, Makâsıd ve Modernite Karşısında İlâhiyatın Konumu
31 Ocak 2026 Cumartesi 20:03Suriye’de Vekâlet Savaşlarının Sonu ve PKK/SDG’nin Stratejik Mağlubiyeti: Arap Aşiretlerinin Rolü ve Nusaybin Provokasyonu Üzeri
23 Ocak 2026 Cuma 19:09Uygulamadaki "Dindar Nesil” Projesi, Geleneksel Dinî Bilgi Hiyerarşisinde Demokratikleşme ve Dijital Platformların Sosyal Dönüşü
19 Ocak 2026 Pazartesi 21:10Hakimiyet Kavramının İlahî ve Beşerî Boyutu: Maide 44-47. Ayetler Işığında Siyasî Meşruiyetin, Demokrasi ve Cumhuriyet Bağlamınd
11 Ocak 2026 Pazar 20:15Türkiye'de Selefî Yayılmacılığı: Teolojik Kökenler, Bölgesel Dinamikler ve Çözüm Önerileri
31 Aralık 2025 Çarşamba 00:38
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.