Kur ve enflasyona çift darbeli hamle

TCMB yeni yönetimi, Kasım ayı PPK toplantısında yükselen enflasyon ve kura 475 baz puanlık faiz artışı ve sadeleştirmeyle karşılık verdi. Beklentiyi bir hafta boyunca fiyatlayan piyasa ise sıkılaştırmada beklenti dışı fonlamaya geçilmesiyle döviz fiyatlarını bir kademe daha aşağı çekmek zorunda kaldı.

Naci Ağbal yönetimindeki Merkez Bankası (TCMB) yeni yönetimi gerçekleştirdiği ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında iki hamlesiyle fiyat, finansal ve makro ekonomik istikrarda önemli bir adım attı. Beklentiler dahilinde bir haftalık repo faizi olarak bilinen politika faizini 475 baz puan artırarak yüzde 15’e yükselten Merkez Bankası, piyasa fonlamasında da politika faizinin kullanılacağını duyurdu ve faiz oranı karmaşasına son vererek sadeleştirme adı verilen tek faiz uygulamasına geçti.

Merkez Bankası, para politikasının operasyonel çerçevesinin sadeleştirilmesi kapsamında TL likidite yönetimine ilişkin kararlar aldı. Buna göre, halihazırda bir ay vadeli geleneksel yöntemli repo ihaleleri ve geç likidite penceresi imkanlarıyla sağlanan fonlama 20 Kasım’dan itibaren TCMB’nin temel para politikası aracı olan bir hafta vadeli repo miktar ihaleleriyle yapılmaya başlanacak.

Politika faizini yüzde 10,25’ten yüzde 15’e yükselten yeni TCMB yönetimi, aylardır uygulamada olan yüzde 1,64’lük negatif reel faizden yüzde 3,11’lik pozitif reel faize geçti. Merkez Bankası’nın faiz artıracağı beklentisini bir hafta boyunca fiyatlayan piyasa ise sıkılaştırmada beklenti dışı fonlamaya geçilmesiyle döviz fiyatlarını bir kademe daha aşağı çekmek zorunda kaldı.

TCMB hamlesi, piyasa koşullarına uygun, reel faiz pozisyonunu kuvvetlendiren ve tüm fonlamayı tek bir faiz oranında birleştirerek öngörülebilirliği artıran, yabancı ve yerli portföy yatırımcısının ilgisini çekecek başarılı bir karar olarak değerlendirildi. Reel sektör temsilcileri ise “yüksek faiz – düşük kur” uygulamasının, istikrar sağlandığında yeniden üretim ve istihdama destek olacak bir yöne evrileceğini yorumladı.

Öncelik enflasyonun düşürülmesi

Merkez Bankası PPK kararının açıklandığı duyuruda, fiyat istikrarını sağlama ve sürdürme temel amacına uygun enflasyon hedeflemesi rejiminin gerektirdiği tüm şeffaflık, öngörülebilirlik ve hesap verebilirlik ilkelerinden taviz verilmeyeceğine vurgu yapıldı. Duyuruda TCMB, enflasyon görünümüne dair risklerin bertaraf edilmesi, fiyat artışı beklentilerinin kontrolü ve dezenflasyon sürecinin yeniden tesisi için net ve güçlü bir parasal sıkılaştırmaya dikkat çekti.

TCMB, düşük enflasyonun kalıcı tesisinin yanında ülke risk primlerinin düşürülmesi, dolarizasyon eğiliminin tersine çevrilmesi, döviz rezervlerinin artış eğilimine girmesi ve finansal maliyetlerin kalıcı olarak gerilemesi paralelinde makro ekonomik ve finansal istikrar mesajı verdi.

TCMB duyurusunda, koronavirüs salgınına ve ekonomik toparlanmaya yönelik belirsizliğin devam ettiği, bu doğrultuda güçlü kredi ivmesinin gecikmeli etkileriyle artan iç talep ve ithalat kanalıyla artan cari işlemlere dikkat çekildi. Söz konusu çerçevede TL’deki değer kaybının gecikmeli etkileri, uluslararası gıda fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyon beklentilerindeki bozulma, döviz kurundaki oynaklığın para politikasında yeni bir değişikliğe gitmeyi mecbur kıldığı hatırlatıldı.

Kararlılık devam edecek

TCMB açıklamasında, “Kurul, enflasyon görünümüne dair risklerin bertaraf edilmesi, enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması ve dezenflasyon sürecinin en kısa sürede yeniden tesisi için, net ve güçlü bir parasal sıkılaştırma yapılmasına karar vermiştir. Önümüzdeki dönemde parasal duruşun sıkılığı, enflasyonu etkileyen tüm unsurlar dikkate alınarak, enflasyonda kalıcı düşüş sağlanana kadar kararlılıkla sürdürülecek” denildi.

Duyuruda, açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin PPK'nın geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanarak, toplantı özeti beş iş günü içinde yayımlanacağı bildirildi.

Yeni fonlama bugün başlıyor

Merkez Bankası PPK duyurusunda, Geç Likidite Penceresi (GLP) ve faiz koridoru yoluyla fonlamanın terkedildiği, yüzde 15’lik politika faizinin kullanılacağı fonlama uygulamasına bugünden itibaren (20 Kasım) geçileceği belirtildi.

Açıklamada,  “Likidite yönetimi çerçevesinde ikincil piyasa gecelik faiz oranlarında oluşabilecek oynaklığı sınırlandırmak ve likiditenin haftanın günlerine dengeli dağılımını sağlamak amaçlarıyla 20 Kasım 2020 tarihinden 26 Kasım 2020 tarihine kadar (bu tarihler dâhil olmak üzere) bir hafta süreyle gecelik borç verme faiz oranı politika faiz oranı olan yüzde 15 olarak uygulanacak” ifadesine yer verildi.

Aynı duyuruda, bankaların geçiş döneminde ve sonrasında ihtiyaç duymaları halinde Merkez Bankası bünyesindeki Bankalararası Para Piyasasında gecelik vadede 17 Ağustos 2020 tarihinde geçerli olan borç alabilme limitleri dâhilinde ve BIST bünyesindeki Repo-Ters Repo ve Taahhütlü İşlemler Pazarlarında, Merkez Bankası borç verme faiz oranından borçlanabileceği, likidite fazlalığı oluşması halinde ise limitsiz olarak Merkez Bankası borçlanma faiz oranından Merkez Bankası’na borç verebileceği kaydedildi.

TL varlıklarına ilgi artacak

Merkez Bankası’nın yeni hamlesini yorumlayan analistler, yeni yönetimin piyasa koşullarına uygun bir politika başlattığını söyledi. Türkiye’nin uzun zamandır negatif reel faiz uyguladığını ve portföy yatırımcısının TL varlıklarına bu yüzden ilgi duymadığını belirten analistler, bu durumun ithalatın da desteği ile kuru ve beraberinde enflasyonu güçlendirdiğini kaydettiler.

TCMB’nin yüzde 3’ün üzerinde reel faize geçmesiyle yabancının buna ilgisiz kalamayacağını belirten analistler, yurt içine yönelik döviz akışının ve başta borsa TL varlıklarına olan alakanın artarak süreceğinin beklendiğini dile getirdiler. Yüzde 15’e yükseltilen politika faizinin likiditeyi sıkılaştıracağını ve harcamaları tasarrufa yönlendireceğine vurgu yapan analistler, kurun aşağı gelmesiyle zamanla enflasyonun da yüzde 12’lik yılsonu hedeflerine yakın bir yerde gerçekleşeceğine işaret ettiler.

Ekonomistler, TCMB’deki son hamle birlikte normalleşme adımlarının  türev işlem limitlerini esnetme, mevduat stopajlarının yanında aktif rasyosu ile zorunlu karşılık nemalandırma şartlarının kaldırılmasıyla piyasaların daha rahat etme imkanı bulacağını ifade ettiler.

Yüksek faiz yatırımı engeller

TCMB hamlesi finans alanında memnuniyet uyandırırken reel kesim ise olaya temkinli yaklaşıyor. Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, “TCMB salgının ekonomiye etkilerini düşünerek enflasyonu dizginlemeyi öncelemiştir. Kararın temelinde bu kaygı vardır. Lakin yüksek faiz yatırımı, üretimi dolayısıyla istihdamı olumsuz yönde etkiler” dedi.

Yüksek faiz ortamında yatırımdan bahsetmenin zor olduğunun altını çizen Orhan Aydın, “Faiz artışının bu zamana kadar kısa vadeden öte ekonomimize olumlu bir yansımasını şu ana kadar göremedik. Uzun vadeli yatırıma, üretime ve dolayısıyla istihdama katkı sağlayacak mikro reformlara odaklanılarak yatırım ve üretim odaklı politikalara odaklanılması gerektiği kanaatini taşımaktayız ‘’ açıklamasında bulundu.

Aydın, faize olan bakış açılarının dün olduğu gibi bugün de aynı olduğunu, sürdürülebilir ekonomi için alın teri ve emeğin olmazsa olmaz olduğunu, kısa vadeli çözümler yerine iş insanını yatırıma ve üretime yönlendirebilecek çözümlerin her daim yanında olduklarını kaydetti.

Sanayiciler de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz artırım kararının kurda istikrar ve enflasyonla mücadele için kaçınılmaz olmasına karşın faizi aşağı çekecek tedbirleri almak gerektiğini belirttiler. Genç Girişim ve Yönetişim Derneği (GGYD) Başkanı Nezih Allıoğlu, “Yüksek faiz sürdürülebilir değildir. Dolayısıyla aşağı çekecek tedbirleri almak gerekir” dedi. ORSİAD Başkanı Levent Çamur ise, kurda istikrarı sağlamak ve enflasyonla mücadele edebilmek için politika faizinde bir artışa gidilmesinin kaçınılmaz olduğuna vurgu yaptı.

Borsa yükseldi kur ve altın inişte

TCMB’nin politika faizini 475 baz puan artırarak yüzde 15’e çıkarması ve piyasa fonlamasında tek faiz uygulamasına geçmesi Borsa İstanbul’da alımları artırdı. Yaklaşık bir hafta boyunca alım tarafında olan borsa, dün de 1284 puandan 1325 puana yükselerek yüzde 2 ile son dönemin önemli çıkışlarından birini yaptı. Dolar ise 7,70 liradan başladığı günü 7,51’e kadar düştükten sonra 7,60’ın altında dengelendi. Euro da 9 liranın altına indi. Dolar ve euronun günlük kaybı yüzde 1,5 oldu. Altın fiyatları da dolarla birlikte inişini sürdürdü. Altının gramı yüzde 2,2 düşüşle 454 liraya geriledi. Çeyrek altın 732 lira, Cumhuriyet de 3031 liradan satıldı.

analizgazetesi.com.tr

Önceki ve Sonraki Yazılar