Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

Medeniyetimize bağlanmak


 

?Anadolu İnsanı' büyük bir azimle direniştedir, yabancılaştırma çabalarına karşı...

Nuri Pakdil, Biat I'deki ?Düşsel Yürüyüş Denemesi'nde "Silah gibi taşıdıkları kitaplarını açıyorlar, biraz okuyorlar, bir kurşun sürer gibi sila­ha, bir sayfaya çiziyorlar" der.

Nuri Pakdil'in satırlarında, yerli düşünce savaşçısının kitabı olur; kitabın cephanesi, sayfa; mermisi, kelimedir.

Devamlı direniş halinde olma kararını, yazarın kendisinde bulundurmasıdır, Pakdil'in önerisi. Her türlü şartlar altında yabancılaşmaya karşı duruş: "Devletin özündeki, bu kendisine uymayan yabancı buyrukla savaşmaya başlamıştır yazar. İnanmış ya­zar, güçlü yazar." Savaş, meyden savaşıdır. Yabancı kültür baskısına direnişe çağrı savaşıdır bu.

YABANCILAŞMAYA DİRENİŞ HATTI

Milletiyle birlikte yabancılaşmaya karşı direnen yazarlar, "devrimle pek bir alışverişe girişmeksizin, kendi kulelerinde, batıcılığı soyut bir planda eleştirir gibi olarak, Anadoluculuğa değinen eserlerini verirler..."

Medeniyetimize bağlanan ve milletimizin yabancılaşmaya direnişini destekleyen yazarlar vardır, Necip Fazıl Kısakürek gibi, bir bakıma Yahya Kemal gibi: "Şiirimizin, tarihimizle yüklü ve onurlu bir bölümünü kaplar Yahya Kemal. Yahya Kemal tarih anlatmaz, tarihle düşündürür bizi, tarihle usumuzu parlatır, tarihle eylem yapar şiirlerinde. Necip Fazıl Kısakürek'in mistik şiiri, gerek kendi döneminin şairlerini, gerekse sonraki dönemin şairlerini derinden etkilemiştir. Bu etki günümüze değin sürer..."

Mehmet Akif'le başlayan, Yahya Kemal'le ve Necip Fazıl'la süren bu direniş hattı, eserleriyle medeniyetimize bağlanarak, edebiyatımızın da sahih damarını oluşturur.

Nuri Pakdil, Cumhuriyet dönemi edebiyat tarihini doğru kavramayı sağlayan yazılarıyla, Biat başlıklı üç kitabıyla, edebiyata ciddi bir müdahalede bulunmuştur.

Edebiyatın direniş hattını ortaya çıkarmak,çevresindeki genç yazarlar kadar, 1970 sonrasında yetişecek yazarları da aydınlattı; böylece medeniyetimize bağlanma akımı her geçen yıl daha da güçlenmiştir.

BÜYÜK DOĞU

Nuri Pakdil, Cumhuriyet dönemi edebiyat tarihini yeniden yazarak taşları yerine koyar..

Mehmet Akif'in Mısır'a gidişiyle, yabancılaşmaya direniş tam kırıldı derken, meydana Necip Fazıl Kısakürek çıkar ve medeniyetimizi savunmaya başlar..

Necip Fazıl, Büyük Doğu dergisi çevresinde, medeniyetimize bağlanmanın öncülüğünü yapmıştır. 1940 sonrasında, Necip Fazıl'ın öncülüğünde yetişen yazar kuşağıyla, milletimiz, yabancılaşmaya karşı verdiği savaşta, edebiyattan ciddi destek almaya başlamıştır: "Necip Fazıl Kısakürek'in l943 de başlattığı yerli düşünceye dönüş eylemi, yabancılaşmaya karşı olumlu bir direnci içerir. Kesiksiz sürdürülen otuz yıllık çalışmayla, uygarlığımıza bağlanma gereğini duyan aydınlar yetişmiştir." (Zulum II)

Necip Fazıl, hayatını adadığı Büyük Doğu dergisinin yayını için, cezaevine düşmeye varan büyük fedakarlıklar yaptı. Çıkardığı dergi ve kitaplarla, kurduğu Büyük Doğu Cemiyeti teşkilatıyla ve verdiği konferanslarla milletimizin yabancılaşmaya karşı verdiği mücadeleye büyük katkıda bulundu; "çıkardığı ?Büyük Doğu' dergisiyle, yerli düşünceyi yabancılaşmaktan kurtarmak istemiştir. Necip Fazıl Kısakürek, yabancılaşmaya direnirken; hem batıcılıkla hesaplaşmakta, hem de kendi uygarlığımıza dönmemiz gereğini üst üste ortaya koyduğu eserleriyle savunmaktadır." (Boyutlar)

Necip Fazıl'ın edebiyatta açtığı medeniyetimizi savunma hattı gelişerek günümüze kadar geldi. Mücadelesi, onu düşünce ve edebiyat tarihimizde abideleştirdi.

DİRİLİŞ MUŞTUSU

Nuri Pakdil'e göre; Necip Fazıl Kısakürek'in 1940'lı ve 1950'li yıllar boyunca, bir yandan Batıcılıkla hesaplaşması, diğer yandan da kendi medeniyetimize dönmemiz gerekliliği üzerine tek başına verdiği kavga, dönemi sonrasında; 1950'li yılların sonuna doğru, yeni bir 'Diriliş Muştusu' kaplar ufkumuzu..

Bu muştu, Sezai Karakoç'un şiirleri ve yazılarıdır: "O'nun şiirleri, mutlakın evrensel bir dille açıklanmasıdır. Bunun içindir ki, Sezai Karakoç'un şiirleri, İkinci Yeni dışında değerlendirilmesi gereken özgün şiirlerdir. Kendisinden önceki şiirlerle de ilgi kurulamaz arasında. Düşünce kitaplarıyla da, Türk düşüncesine yeni boyutlar getirmiş, katkılarda bulunmuştur. Anlatımı, çağdaş savaşçı bir yazarın anlatımıdır. Sürekli bir hesaplaşmadır Batı'yla, onun eserleri.." (Boyutlar)

Sezai Karakoç'un çıkardığı Diriliş dergisi, günümüze kadar, birkaç kuşaktan yazarın yetiştiği okul oldu. 1960 sonrasında, yerli düşünce Sezai Karakoç'un çabalarıyla öz güven kazandı, gelişti, sistemli hale geldi; Diriliş düşüncesi, yabancılaşmaya tok ve doyurucu bir cevap oldu.

Sezai Karakoç'un şiirleri ve yazıları, yeni kuşaklara, medeniyetimize bağlanma yolunu açarken, sanat edebiyat uğraşılarına, hem geleneğe eklemlenme, hem de yenilenme imkanı sağladı.

Sezai Karakoç'un kuruculuğunu ve öncülüğünü yaptığı Diriliş düşüncesi, yayınladığı dergi ve kitapları, düşünce, sanat ve edebiyata ufuk oldu.

EDEBİYAT DERGİSİ

Nuri Pakdil, Biat I'in son denemesinde, bu medeniyet savaşında, kendisinin ve arkadaşlarının konumunu belirleyerek bitirir: ?1969 da, M. Akif İnan, Rasim Özdenören, Erdem Bayazıd'la birlikte Edebiyat Dergisini çıkarmaya karar verdiğimizde, bizi bu girişime zorlayan etken aslında tekti: Ülkü olarak Batıcılığı seçmediğimizi, yalnızca yerli düşünceye ve bunun tüm değer yargılarına bağlı olduğumuzu söylemek.'

Düşünce, sanat ve edebiyatta yabancılaşmaya direniş hattı, Nuri Pakdil'in çıkardığı Edebiyat dergisiyle daha da güçlenir. Ben, 1977 yılında abone oldum, Edebiyat dergisine. Okulumuzda açılan hikaye yarışmasında birinci olunca, müdürümüz Mehmet Sait Kırmacı, ödül olarak beni Edebiyat dergisine abone yaptı. Mehmet Sait Kırmacı, Nuri Pakdil'in Kahraman Maraş Lisesi'nden sınıf arkadaşıydı. Edebiyat dergisi okuyucusu olmak, benim yolumu çizdi; yazar olmak, medeniyetimize bağlanmak ve yabancılaşmaya karşı direniş hattına katılmaktı artık hayattaki tek amacım.

Adana'daki Edebiyat dergisi okuyucularını tanıyıp yepyeni bir çevre edindim. Bu ilişkiler içinde Mavera ve Yönelişler dergilerini de tanıdım. Medeniyetimize bağlanan yazarların gittikçe çoğalması, edebiyat eylemini de güçlendirdi: ?Edebiyat Dergisinde yazan arkadaşlar, uygarlığımızı canlandırma gereğinin bilinci içinde yazıyorlar. Bu çalışmalar, geriye dönüş değil; aksine çağı, geleceği uygarlık yaklaşımıyla saptama, yorumlama ve ulusumuzun konumunu belirleme eylemidir. M. Akif İnan'ın denemeleri, şiirleri; Rasim Özdenören'in hikayeleri, denemeleri; Erdem Bayazıd'ın şiirleri; benim yazdıklarım; arkadaşlarımızın şiirleri, hikayeleri, denemeleri; yani Edebiyat Dergisi bütüncek, bu yaklaşım içinde değerlendirilmelidir. Birbirimize ters düşme yok, bütünleme vardır birbirimizi." (Edebiyat Dergisi Çevresinde)

Mehmet Akif, Yahya Kemal, Necip Fazıl, Sezai Karakoç ve Nuri Pakdil, medeniyete bağlı yazarlara ufuk oldular, yol açtılar. Yabancılaşmaya karşı savaşta, her kuşaktan yazar, kimliğini açıkça ortaya koydu, edebiyat uğraşısını gelenekle eklemledi ve sürekli birbirlerini bütünlediler...

Mustafa Yürekli - Haber 7

mustafayurekli@gmail.com

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.