Önce teşhis sonra tedavi

TCMB Başkanı Naci Ağbal, 19 Kasım'daki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına kadar mevcut durumu gözden geçirecek. Ağbal, aksayan yönleri belirledikten sonra şeffaf, hesap verebilen, öngörülebilir ve tüm araçları kararlılıkla kullanabilen bir yönetim anlayışıyla iletişimi güçlendirecek. Ağbal'ın TCMB Başkanlığı'na getirilmesi ile ekonomi yönetimine yönelik değişiklik beklentileri piyasalarda olumlu karşılandı.

Ekonomi yönetiminde hafta sonu başlayan ve dün devam eden gelişmeler, makro ekonomide yeni bir dönemin başlangıcı olarak nitelendiriliyor. Yeni ekonomi yönetiminin “önce teşhis sonra da tedavi” safhalarıyla ekonomide normalleşmeyi sürdürülebilir hale getirmesi öngörülüyor.

Cumhurbaşkanı kararnamesiyle Murat Uysal’dan boşalan Merkez Bankası Başkanlığı’na Maliye eski bakanı Naci Ağbal’ın getirilmesi ve Ekonomi eski bakanı Nihat Zeybekçi’nin Ekonomi Politikaları Kurulu üyeliğine, Naci Ağbal’ın yerine İbrahim Şenel’in Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’na atanmasıyla başlayan süreç, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın sosyal medyada yer alan istifasıyla sürdü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni ekonomi yönetimini belirlemek üzere eski bakanlardan Nurettin Canikli ve Mehmet Şimşek’in adının geçtiği belirtildi.

Naci Ağbal’ın Türkiye Bankalar Birliği (TBB) toplantısında banka genel müdürleriyle bir araya gelmesi,  sektörün sorunlarına dair brifing alması ve ardından yaptığı ilk mesaj piyasalar tarafından olumlu karşılandı. Dolar/TL kuru 8,51 lira seviyesinden 7,99’ları gördükten sonra 8 lirada dengelendi. Euro/dolar paritesi de 10,12 liradan 9,60 liraya geriledi. Borsa İstanbul (BIST) 100 endeksi yüzde 3,3 oranında değer kazanırken altın fiyatları şok bir düşüş yaşadı ve haftaya 535 lira ile başlayan külçe altının gram fiyatı 487 liraya kadar geriledi.

Yönetimde hızlı değişim

Kesinleşmemekle birlikte ABD seçimlerinde Demokrat aday Joe Biden’ın önde gitmesi ve başkanlık yolunda Cumhuriyetçi Aday Donald Trump’a karşı büyük avantaj sağlamasının ardından Türkiye’de gerçekleşen ekonomi yönetimindeki değişiklikler siyaset ve iş dünyasına damgasını vurdu. 

Cumhurbaşkanı kararnamesiyle Maliye eski bakanı Naci Ağbal’ın Merkez Bankası (TCMB) Başkanlığı’na atanmasıyla başlayan değişim süreci Ekonomi eski bakanı Nihat Zeybekçi’nin 11 kişilik Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu üyeliğine, Naci Ağbal’ın yardımcılığını yapan İbrahim Şenel’in de Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı görevine getirilmesiyle hız kazandı.   

Görevi Murat Uysal’dan devralan Naci Ağbal, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) üyeleri banka genel müdürleriyle toplantı gerçekleştirdi. Pazar akşamı yapılan toplantıda makro ekonomik gelişmelerin yanında aktif rasyosu gibi finans sektörünün sorunları tartışıldı. Naci Ağbal Merkez Bankası Başkanı olarak banka genel müdürlerinin taleplerini, ihtiyaçlarını ve para politika konusunda düşüncelerini aldı. Bankacıların toplantıdan memnun ayrıldıkları gözlendi.

Ağbal’dan şeffaf politika mesajı

Finans temsilcileriyle bir araya geldikten sonra para politikasıyla ilgili ilk açıklamasını yapan TCMB Başkanı Naci Ağbal, yazılı mesajında, 19 Kasım’daki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına kadar mevcut durumun gözden geçirileceğini ve tüm politika araçlarının kararlılıkla kullanılacağını bildirdi.

Ağbal mesajında, “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olarak temel amacımız fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmektir. Fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda tüm politika araçları kararlılıkla kullanılacaktır. Para politikasında, şeffaflık, hesap verebilirlik ve öngörülebilirlik ilkeleri çerçevesinde iletişim güçlendirilecektir. 19 Kasım 2020 tarihli Para Politikası Kurulu toplantısına kadar mevcut durum ve beklentiler gözden geçirilip, gelişmeler de yakından takip edilerek; oluşacak veri ve değerlendirmeler ışığında gerekli politika kararları alınacaktır” dedi.

Berat Albayrak’ın istifası

Para politikası tarafından hızlı bir değişim yaşanırken Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın istifası sosyal medyada yer aldı.  Albayrak’ın sosyal medya hesaplarından sağlık nedenleriyle istifa ettiğini bildirdiği gözlendi.

Türk Lirası varlıklarının değer kazanmasında Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın sosyal medyada yer alan istifa mesajı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni ekonomi yönetimi için hazırlık yaptığına dair gelişmeler de etkili oldu.

Özellikle Erdoğan’ın dünkü “Siyasetin, ekonominin, iletişimin, insan ilişkilerinin kökten değiştiği bir iklimde, devlet bürokrasinin de değişmesi kaçınılmazdır” sözleri dikkat çekti.

19 Kasım dönüm noktası

Naci Ağbal’ın TCMB Başkanlığı’na tayin edilmesi ve ekonomi yönetiminde yapılması öngörülen değişiklikleri yorumlayan uzmanlar, bankacılarla yapılan toplantı sonuçlarını ve piyasalara verilen mesajı olumlu bulduklarını, piyasaların da söz konusu gelişmeye müspet yaklaştığını değerlendiriyor. Naci Ağbal’ın ilk mesajının 19 Kasım’daki PPK toplantısına kadar acil bir toplantıyı işaret etmediğini belirten uzmanlar, 9 gün sonraki toplantının verilecek mesajlar sebebiyle ekonomi için önemi haiz olduğunu söylediler.

Tera Yatırım’dan ekonomist Enver Erkan, bakan Berat Albayrak’ın istifasının öncelikle netlik kazanması gerektiğini, istifanın resmileşmesi durumunda ekonomi yönetimi ve para politikalarında köklü değişimlerin olma potansiyelinin bulunduğunu belirtti.

Erkan, “Merkez Bankası yönetiminde yapılan değişiklik, geleneksel para politikalarına dönüş beklentisini güçlendirmektedir. Naci Ağbal’ın ilk resmi açıklaması 19 Kasım’a kadar mevcut durumun değerlendirileceği yönünde. Dolayısıyla şu aşamada ara toplantı ihtimali elemine olmuş oluyor” dedi.

Değişim TL’de iştahı artırdı

Ekonomi yönetimine yönelik değişim haberleri piyasalarda Türk Lirası varlıklarına yönelik iştahı artırırken, döviz ve altında sert satışlar gözlendi.

Merkez Bankası yeni başkanı Naci Ağbal’ın bankacılarla toplantısı ve ardından verdiği ilk mesajla birlikte 8,51 lira seviyelerindeki dolar/TL kurunun bir anda yüzde 5,5 kayıpla 7,99 liraya kadar gerilemesi, altında gram fiyatın yüzde 9,2 kayıpla 535 liradan 487 liraya düşmesi ve borsanın yüzde 3,3 değer kazanarak son 9,5 ayın zirvesini görmesi, piyasanın yeni para politikasına verdiği desteğe işaret etti.

Borsa İstanbul (BIST) 100 endeksi yüzde 3,3’ün üzerinde değer kazanarak günü 1231,54 puandan tamamladı.  Analistler, gün içinde en düşük 1.211,16  en yüksek 1.235,30 puanı gören BIST 100 endeksinde direncin 1240, desteğin ise 1155 puanlarda olduğunu öngördüler. Borsada mali endeks yüzde 4,25, sanayi endeksi yüzde 2,24, hizmetler endeksi yüzde 2,06 ve teknoloji endeksi yüzde 1,45 değer kazandı. BIST 30 endeksi, önceki kapanışa göre 53,43 puan ve yüzde 4,10 yükselişle 1.355,90 puandan kapandı.

Son 2 yılın en hızlı yükselişi

Uzun zamandır dolar karşısında değer kaybeden Türk Lirası, ekonomi yönetiminde gerçekleşen değişim ve ABD’de seçim sonuçlarının netleşmeye doğru yönelmesiyle ortadan kalkan belirsizlikle dövize karşı son yılların en hızlı çıkışını yakaladı. Sabah saatlerinde TL’ye karşı yüzde 5,5 değer kaybeden dolar 7,99 liraya kadar indi.

Akşam saatlerine doğru toparlanan dolar/TL kuru 8,12’den günü kapattı. Dolar/TL kuru geçen haftayı 8,5153 seviyesinden tamamlamıştı. ABD seçimlerinin küresel olarak varlık sınıflarında oluşturduğu dalgalanma Türk Lirası’nı da etkilemiş, dolar/TL kuru 6 Kasım günü 8,5793 ile tüm zamanların en yüksek seviyesini görmüştü. Euro/dolar paritesinin 1,19’a çıkmasına rağmen TL, euroya karşı da yüzde 5’i üzerinde prim yaptı.

Tahvil piyasasında da gösterge kağıdın faizi yüzde 2,48 düşüşle yüzde 14,92’e geriledi. Türkiye’nin 5 yıllık risk primini gösteren CDS’leri 558’den 514’e indi. Uluslararası piyasalarda da dolar endeksi 92,6’dan 92,2’ye düştü.

TL’de değerlenme sürer

Uzmanlar, TCMB Başkanı Ağbal’ın ilk mesajının piyasalar tarafından olumlu algılandığı, bankaların aktif rasyosu uygulamasının kalkacağına dair öngörüsüyle birlikte 19 Kasım’da yapılacak PPK toplantısına odaklanan piyasaların aynı seyrini sürdürmesinin beklendiğini yorumladılar.

Piyasaların gelecek PPK toplantısında faiz artırımı beklediklerine değinen uzmanlar, kurda olmaması gereken köpüğün bir kısmının gittiğini, fakat yeni TCMB politikalarıyla kalan kısmın da alınmasının mümkün olduğuna vurgu yaptılar.

Doların TL karşısında yüksek seviyedeki değer kaybının altın fiyatlarına da yansıdığı gözlendi. Yurt dışında 1965 dolardan 1855 dolara kadar gerileyen ve yüzde 5 değer kaybeden ons altınla beraber yurt içinde gram altın yüzde 9 kayıpla 535 liradan 477 liraya kadar düştükten sonra 487 lirada dengelendi. Yurt içinde doların değer kaybıyla sert düşen altın fiyatları, yurt dışında ise aşı çalışmalarında elde edilen gelişme ve petrol fiyatlarının yüzde 9’un üzerinde artmasıyla 1900 doların altına yeniden indi.

Yurt dışındaki olumlu gelişmeler MSCI Asya Pasifik Endeksi’ni yüzde 1’in üzerine atarken MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi’ni de yüzde 1,7’ye yükseltti.

analizgazetesi.com.tr

Önceki ve Sonraki Yazılar