Sorunları çözemezsek hedefler hayal olur!

Sorunları çözemezsek hedefler hayal olur!

Türkiye turizm açısından yüksek potansiyele sahip olmasına karşılık gücümüzü yeterince kullandığımız söylenemez. Elimizdeki imkânları en iyi şekilde değerlendirmekten başka bir şey yapamıyoruz. Açıkçası turizmde potansiyeli zorlayan hedeflere kilitlendik ve olmazları başarmak için her cephede savaşıyoruz.

Turizm sektörünün 2020 sezonuna tüm gücüyle hazır hâle gelme çabasında olduğu yolunda haberimizi dün sizlerle paylaştık. Konuya dâir sektör temsilcilerinden de bilgiler alarak mevcut durumu ortaya koymaya çalıştık.

Turizmdeki risklere ve sorunlara karşı verilen mücadeleyi bir kez daha anlatacak değilim. Yayımladığımız tatilsepeti.com Genel Müdürü sayın Koray Küçükyılmaz ile yaptığımız röportajda da konuyu kamuoyuna aktarmaya gayret gösterdik. Sayın Küçükyılmaz’ın ifadesiyle turizm endüstrisi birçok sektörde kaldıraç konumunda. Aynı zamanda uluslar arası alanda ülke olarak güçlüyüz ve rekabetçiyiz. Rahatlıkla turizmde ileri ülkelerle başa baş mücadele veriyoruz.

***

Ancak gelir ve yabancı ziyaretçi sayısında rekor yılı geride bırakmamıza karşılık henüz kişi başı gelirde 700 dolara ulaşamadığımız gerçeği ortada.

Elbette sorunun yurt içi ve yurt dışı sebepleri var.

Henüz küresel riskler bitmediği gibi artan bir ivmeyle alan genişletiyor. Yeni yılın daha ilk ayında küresel barışı ve ekonomiyi tehdit eden birçok gelişmeyle karşılaştık. 2020 yılının ilk haftasında ABD’nin İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü generali Kasım Süleymani ile birlikte 6 komutanı füze saldırısıyla öldürmesiyle başlayan ve Doğu Akdeniz’de Libya merkezli küresel güç gösterileriyle devam eden yurt dışı riskler son olarak Çin’den neşet eden coronavirüs salgınıyla devam ediyor. Elazığ’da ise 6,8’lik sarsıcı bir deprem yaşadık.

***

Turizm sektöründe yurt dışı riskleri dijital destekle bilinirliliği artırarak hafifletiyoruz... Beyanat, açıklama, döviz, pankart, medya her yolla Türkiye’nin barış, sevgi, muhabbet, hoşgörü ülkesi ve bir ana kucağı olduğunu tüm dünyaya gösteriyoruz.

Bilinirliği artırmada sadece medya değil, kent ve kültür turizminin etkinliğini artırarak turizmi çeşitlendirip güneş – kum – deniz konseptinden öteye taşıyoruz. Yakında artacak gastronomi faaliyetleri ve kruvaziyer turizme ile birlikte Türkiye sektörde ileriye bir adım daha atacak. Tesis, hizmette kalite ve rekabetçi fiyatlarla turizm gelirlerimizi 40 milyar dolar, ziyaretçide kişi başı geliri 700 doların üzerine ulaştırmayı hedefliyoruz. Artık rakiplerimiz; orta ve aşağı gelir grubu ülkeler değil, yüksek gelir elde eden İspanya, Fransa, İtalya ve Almanya.

Bunlar turizm sektöründe sevindirici gelişmeler.

***

Madalyonun arka yüzünde ise temelde tanıtımda eksiklik, rehber yetersizliği, finansa ulaşamama, borçluluk, mevcut turizm sisteminin yüksek gelir elde edememesi, vergiler, desteklerin zayıflığı, kayıt dışılık, haksız rekabet, istihdam sorunları, tesis ve ulaşım sorunları bulunuyor. Çözüm ise sektördeki tarafların bir araya gelerek oluşturacakları bir master planda yatıyor.

Küçük bir örnek vereyim… Bizim Akdeniz çanağında en büyük rakiplerimiz Avrupa Birliği (AB) üyesi. AB’de turizm sektöründe faaliyet gösteren küçük ve orta boy işletmeler (KOBİ) birçok bölgesel ve sektörel desteklerden faydalanırken Türkiye’deki KOBİ tarzındaki işletmeler söz konusu imkanlardan mahrum kalıyor. Mesela sorunlardan biri bu…

***

Diğer taraftan Türk özel sektörünün uzun vadeli dış borcu bugün yaklaşık 200 milyar dolar. Finans sektörünün borcu 80 milyar dolar, reel sektör borcu ise kabaca 100 milyar dolar civarında. Özel sektörün de kısa vadeli borç stoku 118 milyar dolar. Söz konusu stok içinde turizm sektörünün de hatırı sayılır borcu var.

Sektördeki borçluluk tabii ki batık kredileri de gündeme getiriyor. Sektörde geçen yıl işler biraz iyi gitti. Turizm işletmeleri kredi kullanmada önceki yıla göre yüzde 11’lik bir gerileme yaşadı ve yaklaşık 12 milyar liralık bir krediye ulaştı.

Buna karşılık sektörün batık kredi sorunu da var. Asıl mesele de burada…

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) son verilerine göre, sektörde batık kredi oranı ikiye katlanmış durumda.

Bilgi şu: 2019 yılı sonunda bankaların sektöre kullandırdığı kredilerden geri dönüşünde sorun yaşananların oranı yılbaşında yüzde 4,88 iken yılsonunda bu oran ikiye katlanarak yüzde 9,41’e yükseldi. Halen bankalar turizm sektörüne yönelik 2 milyar liralık krediyi takibe aldı.

Sektör, hedeflerin yakalanması için oluşturulacak sektör master planı çerçevesinde sorunlara mutlaka çözüm bulmak zorunda. Yoksa hayallerle oyalanırız!

Önceki ve Sonraki Yazılar