TL kararlı duruşla cazip hale geliyor

TCMB'nin faizi yükselen enflasyonun üzerinde tutma gayreti, yabancı sıcak para girişini hızlandırıyor ve dolarizasyon tarafında yer alan yerleşiklerin döviz inadında kırılmalara yol açıyor. Faiz artırmaya daha yatkın olan TCMB'nin bu sıkı duruşu piyasaları normalleştirirken Türk Lirası'nı güçlendiriyor.

Merkez Bankası’nın (TCMB), Eylül ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında 200 baz puanlık faiz artırımından bu yana devam eden “piyasa dostu” hamleleri devam ediyor. Ekim ayında politika faizini yüzde 10,25’te sabit bırakan TCMB, Kasım’da 475 baz puan faiz artışıyla politika faizini yüzde 15’e yükseltti.

“Piyasa dostu” politikanın 24 Aralık’taki Para Politikası (PPK) toplantısında daha belirgin hale geleceği tahmin ediliyor. Piyasa bu toplantıda TCMB’den 150-300 baz puan aralığında faiz artışı bekliyor. Aralık ayı enflasyonunun yüzde 14’ün üzerinde çıkacağı tahminiyle PPK’da politika faizinin 200-300 puan aralığında yükseltileceği ve piyasalara sıcak mesajların devam edeceği öngörülüyor.

Piyasalara güven gelmesiyle birlikte yerli yatırımcının da katkısıyla Borsa İstanbul’da tarihi en uzun soluklu yükseliş rekorları kaydedildi. Borsa İstanbul'da yatırım yapanların toplam portföy değeri Kasım’da yüzde 14,5 artarak 686 milyar 801 milyon lirayla tarihi yüksek seviyeye çıktı. Yerli yatırımcıların portföy değeri kasımda yüzde 11,6 artışla 339 milyar 837 milyon liraya, yabancı yatırımcının portföy değeri de yüzde 17,5 yükselişle 346 milyar 964 milyon liraya yükselerek rekor kırdı.

Ekonomide yönetimin değişmesiyle Borsa’da geçen ay 1657 artarak 1 milyon 867 bin 221'e ulaşan yerli gerçek yatırımcı sayısı da, son 13 aydır rekor tazeliyor. Kasım’daki artışla birlikte Borsa İstanbul'daki yerli yatırımcı sayısı üst üste 16 aydır artıyor.

Piyasalara 5 milyar dolar

Ekonomideki yönetim değişikliği yabancı portföy yatırımlarını da olumlu etkiliyor. TCMB verilerine göre, Türkiye’ye 9 – 13 Kasım haftasında 5 milyar dolar civarında yabancı sıcak para girişi oldu. Söz konusu haftadaki yabancı portföy girişiyle dolar 8,51 liradan 7,60 liraya kadar gerileyerek 2001 yılından bu yana TL’ye karşı en kötü performansını sergiledi. Yabancı girişleri, hisse, tahvil ve swap (döviz-TL takası) kanallarından gerçekleşti.

Aynı hafta yabancılar, Borsa İstanbul'da nette 614,4 milyon dolarlık hisse senedi satın aldı. Bu rakam, borsaya Ocak 2019 sonrasındaki en yüksek haftalık yabancı girişi gerçekleşti. Yine yabancılar aynı hafta 293,9 milyon dolarlık DİBS ve 19,8 milyon dolarlık da özel sektör tahvili satın aldılar. Böylece Türkiye'ye haftalık yabancı portföy girişi toplam 928,1 milyon dolar oldu.

Ekonomist Haluk Bürümcekçi'nin hesaplamasına göre, Türkiye'deki bankaların bilanço dışı yabancı para pozisyonu 9-13 Kasım haftasında 1 milyar 244 milyon dolar arttı. Aynı haftada TCMB'nin haftalık ve uzun vadedeki swap pozisyonlarının 2,2 milyar dolar gerilediği dikkate alındığında, yabancıların swap kanalıyla girişleri tahminen 3 milyar 423 milyon dolar oldu. Yabancılar yaklaşık 500 milyon dolar da BİST kanalından swap girişiyle portföylerini 4 milyar dolara taşıdılar.

Ters dolarizasyon hareketi

TCMB’nin faizi yükselen enflasyonun üzerinde tutma gayreti, yabancı sıcak para girişini hızlandırıyor ve dolarizasyon tarafında yer alan yerleşiklerin döviz inadında kırılmalara yol açıyor. Faiz artırmaya daha yatkın olan TCMB’nin bu sıkı duruşu piyasaları normalleştirirken Türk Lirası’nı güçlendiriyor.

Merkez Bankası Başkanı Ağbal’ın para politikasında yeni bir rota çizmesiyle farklı bir boyuta geçen TL varlıkları yatırımcısını sevindiriyor. İlave risklere rağmen hedeflenen enflasyonda sapmaya izin vermek istemeyen TCMB, faizi enflasyonun üzerinde tutarak uluslararası standardı yakalamak istiyor. Şeffaf ve öngörülebilirlik çerçevesinde parasal sıkı duruşu öncelik haline getiren TCMB, TL’nin değerini ve döviz rezervlerini koruma yolunda attığı yeni adımlarla yerli piyasa varlıklarına ilgiyi artırmak için yatırımcılara sıcak mesajlar veriyor. Kurun yönünü tayin etmede döviz alım ve satımını rafa kaldıran banka, Türk Lirası’nda cazibeyi yükseltmek için ‘tasarruf faizi’ ile ters dolarizasyona kapı aralıyor.

Yeni ekonomi yönetiminin uygulamalarıyla ters dolarizasyon hareketinin yakında başlayacağını belirten bankacılar,  yerleşiklerin döviz varlıklarında satış fırsatı görmesi halinde kurda önce 7,54 ardından 7,30 lira seviyelerinin izlenebileceği öngörüyor.

Son iki çeyrek gösterge

Piyasada serbest piyasa ekonomisi temelini baz alacak yeni bir sistem dizaynı, regülasyonlar, normalleşmeye dair yeni adımlar, Hazine ve TCMB’nin senkronize bazlı adımlarının giderek ön plana çıktığı ve istenen sonuçların kısa vadede alınacağına dair izlenimlerin arttığı ifade ediliyor.

Analistler, Türk Lirası varlıklarının son dönemde cazip hale gelmesiyle “aşı çalışmaları”nın da desteğiyle yabancıları Türk piyasalarına daha fazla yönlendirdiğini belirtiyorlar.

3’üncü çeyrekte yüzde 6,7 ile güçlü bir büyüme gösteren Türkiye ekonomisinin daha önce yaptıkları yüzde 0,6’lık daralmayı, yeni ekonomi yönetiminin hamleleriyle yüzde 0,5 büyümeye çevirdiklerini belirten ekonomistler, 2021 yılında da Türkiye ekonomisinin yüzde 4’e yakın bir büyüme performansı içine gireceğini vurguluyor.

Son çeyreğin büyüme açısından 3’üncü çeyreğe benzemeyeceğini, sıkılaştırma, harcamalarda taksit düşürme ve buna benzer harcamaları frenleyici uygulamaların büyümeyi aşağı çekeceğini dile getiren ekonomistler, pandemi etkilerine rağmen son iki çeyreğin gelecek yıl için önemli bir parametre olacağını yorumluyor. Ekonomistler TCMB beklenti anketinde dolar kurunun 2020 sonu için 7,77 olarak belirtilmesinin de düşüncelerini desteklediğini belirtiyorlar.

Kurda stabilizasyon sağlanmalı

Ekonomist Burcu Kösem de yazısında, yeni ekonomi yönetiminin sadece para politikalarıyla değil maliye politikalarıyla da ekonomiye destek verdiğini belirterek, G-20 ülkeleri arasında Türkiye’nin durumunu izah eden açıklamasıyla teşvik paketlerine dikkat çekiyor. Kösem, “… Belli bir kesim de tam tersine Türkiye’deki mali destek paketinin azlığından şikayet ediyor ve mali destek paketi büyüklüğünü ABD ve Avrupa ülkeleri ile kıyaslamaya devam ediyor. Bu konuda değerlendirmenizi kolaylaştırmak adına bir veri sunmak isterim: G20 ülkelerinde açıklanan mali teşvik paketlerinin ülke bazında GSYH’ları oranına göre yapılmış sıralamaya bakıldığında Türkiye’nin 5’inci sırada yer aldığını görmekteyiz” diyor.

Diğer yandan uygulanan “piyasa dostu” politikalarla kurda stabilizasyonun sağlanmasının ekonomideki üretim, istihdam, ihracat ve büyümeye ciddi katkı vereceğini belirten iş dünyası da TL’deki değer kaybının önlenmesinden memnun gözüküyor.

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, “Türk Lirası’nın değer kaybetmesi ile birlikte maliyetlerin artması, işletmelerin öngörülerini sağlıklı bir biçimde yapmalarını engelliyor. Kurda stabilitenin sağlanması, ekonomimizin, özellikle KOBİ'lerimizin kırılganlıklarının derinleşmemesi için önem taşıyor” yorumunu yapıyor.

TCMB piyasada merkeze oturdu

Türk Lirası varlıkları, TCMB’nin dozunu artırdığı proaktif uygulamalarıyla son ayların en verimli dönemini yaşıyor.  “Faizi sürekli enflasyonun üzerinde tutma” politikasını sürdürme niyetindeki para politikalarının enflasyonu öngörülen seviyeye çekinceye kadar ilave hamlelerini de yapacağını tahmin eden piyasalar, projeksiyonlarını TCMB’ye çevirmiş görünüyor. Merkez Bankası böylece piyasaların da merkezine oturmuş oldu.

ABD ve Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yaptırım uygulamalarına rağmen kur politikasında yapılan değişiklikle TL, 6 Kasım’dan bu yana dolara karşı yüzde 11,6, euroya karşı yüzde 8,11 değer kazandı. 6 Kasım’da 8,51 liradan işlem gören dolar kuru, 19 Kasım’da 7,55’ten işlem gördü ve 18 Aralık itibariyle de 7,61 liraya geriledi. Euro da 7 Kasım’da yeni ekonomi yönetiminin açıklamalarıyla 10,12 liradan 8,97 liraya düştükten sonra 18 Aralık itibariyle 9,36’da karar kıldı.

Borsa İstanbul (BIST) tarihi rekorlarına devam ediyor.  Geçen hafta 1371 puanla seans içi 1370 puanla kapanışta tarihi rekor kıran BIST 100 endeksi bu hafta da 1410,32 seans içi, 1408,32 puan gün kapanışıyla yeni bir rekora imza attı. Borsa 30 Ekim’den bu yana yüzde 26,6 prim yaptı. TL’nin dolar karşısında değerlenmesiyle külçe altının gramı da 540 liradan 461 liraya düştü.

Faizler yüzde 15’in altında

4 Kasım’da yüzde 15,44 seviyesindeki iki yıllık gösterge tahvil faizi 18 Kasım’da yüzde 13,64’ü gördükten sonra 18 Aralık itibariyle yüzde 14,69’a geldi. Bir önceki güne göre yüzde 1,57 değer kaybeden 5 yıllık tahvil faizi yüzde 13,14, yine bir önceki güne göre yüzde 0,85 değer kaybeden 10 yıllık tahvil faizi yüzde 12,89’a indi.

Borsanın rekorlarını devam ettirdiği haftada Borsa İstanbul (BIST) 100 endeksi yatırım araçları içinde yüzde 2,74 ile en fazla kazandıran enstrüman olarak öne çıktı. Dolar haftalık bazda yüzde 2,36, euro yüzde 1,34 ve altın yüzde 0,43 değer kaybetti. 1000 TL’lik bir yatırım Türk Lirası varlıklarında Borsa’da 1027,4 lira, dolarda 976,4 lira, euroda 986,6 lira, altında 995,7 lira oldu.

Yatırım fonları bu hafta yüzde 0,81, bireysel emeklilik fonları da yüzde 1,33 değer kazandı. Kategorilerine göre bakıldığında ise yatırım fonları içinde en çok kazandıran yüzde 2,50 ile hisse senedi fonları oldu.

Gelecek hafta pandemi etkisindeki piyasalar yurt içinde TCMB faiz kararı toplantısı, reel kesim ve tüketici güven endekslerini izleyecek. Yurt dışında ise ABD’de büyüme (GSYH) Michigan tüketici güven endeksi, yeni konut satışları ve dayanıklı mal siparişleri piyasalara yön verecek.

Piyasalarda haftalık görünüm

BIST 100… Borsa İstanbul (BIST) 100 endeksi rekorlarını bu hafta da sürdürdü. Endeks en düşük 1.378,19, en yüksek 1.410,32 puanı gördükten sonra haftayı önceki hafta kapanışına göre yüzde 2,74 artarak 1.408,32 puandan tamamladı. Haftanın son günü TCMB beklenti anketinde yılsonu TÜFE’nin medyan olarak yüzde 14,18, doların 7,77 lira olarak tahmin edilmesi piyasalarda PPK toplantısında 200 – 300 baz puan gibi bir faiz artırımının geleceği beklentisiyle Borsa’da alımlar yükseldi. Borsanın yükselişinde 5 yıllık Türkiye CDS’lerinin önce 332 ve sonra 350 seviyelerinde seyretmesi de etkili oldu. TCMB’nin PPK toplantısına odaklanan borsada teknik olarak yükselişin devam etmesi durumunda önce 1425 ve 1451’lerin görülebileceği öngörülüyor. Borsada en güçlü destek ise 1400.

DOLAR/TL… Bu hafta ABD doları yüzde 2,36 değer kaybederek 7,6510 liradan kapandı. Dolardaki düşüş hareketi dün de 7,61 liralara kadar indi. ABD Merkez Bankası’nın (FED) faizleri sabit bıraksa da sıcak mesajları ve teşvik paketi umutlarını devam ettirmesi küresel hisse senedi piyasalarını pozitif etkilerken haftalık işsizlik başvuru rakamlarının son 3 ayın zirvesine çıkması ve salgın kaynaklı endişeler dolar endeksini 90’ın altına düşürdü. Dolar endeksi 89 seviyesindeki hareketiyle uluslararası para birimlerine karşı zayıflığını sürdürüyor. Dolar endeksi 7 Temmuz 2020'de 96,88 seviyesindeydi. Endeks o günden bu güne hızla düşüş kaydediyor. Naci Ağbal yönetimindeki TCMB’nin 24 Aralık’taki PPK toplantısında faizi yüksek seviyede artırması durumunda doların TL karşısında ciddi şekilde eridiğine şahit olunabilir. Dolar/TL’de 100 günlük ortalama 7,65 lira bölgesi. Buranın güçlü bir şekilde aşağı yönlü kırılması durumunda kur önce 7,40’a sonra da 7,05’lere kadar inebilir. Kurun dirençleri 7,84 ve 7,91 olarak görünüyor.

EURO/TL… Döviz piyasasında euro yüzde 1,34 azalarak 9,3700 liraya geriledi. Avrupa parasında TL’ye karşı değer kaybı sürüyor. TCMB’nin agresif faiz artırması euroya da ciddi seviye kaybettirebilir. Küresel tarafta ise ABD’deki teşvik paketi, aşı çalışmaları, salgın vaka sayıları ve Brexit gündemin ana unsurları. Teşvik paketinin yakın zamanda gelmesi bekleniyor. Genel resimde ise risk iştahı önemli oranda gücünü koruyor. Euro/dolar paritesi ise 1,2240 – 1,2270 seviyeleri arasında geziniyor. Paritenin 1,2200’nin altına inmesi durumunda destekler 1,2190. Euro lehine gelişmede ise teknik olarak 1,2270’in yukarı yönlü kırılması 1,2305’leri ortaya çıkarabilir. Dolardaki zayıf taraf yeni teşvik paketi beklentisi. Aşı çalışmaları da kuru olumsuz etkilese de salgın vakalarındaki artış doları destekliyor ancak alen 1880 dolar civarında bekleyen altın fiyatlarındaki belirsizlik de doları frenliyor. Euro tarafında anlaşmasız Brexit ve dolar endeksinin 89’larda seyri önemli itici güçler.Türkiye’nin 350’de seyreden CDS’lerinin desteğiyle Türk Lirası varlıklarının değer kazanması çaprazda euro satışlarına sebep oluyor. Kurda 9,42 kritik bir nokta. Burası şimdilik aşağı yönlü kırılmış görünüyor. Halen 9,36 lirada seyreden kurda destek bölgeleri 9,08, 9,02 ve 8,9’lar güçlü duruşunu koruyor. Kurun yeniden 9,44’leri bulması durumunda yeniden 9,54’ler gündeme gelebilir.  

ALTIN… Altın bu hafta kaybeden yatırım araçları arasında yer aldı. Kapalıçarşı'da işlem gören 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu hafta yüzde 0,43 kayıpla 461,70 liraya, Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 0,42 azalışla 3.063,00 liraya geriledi. Geçen hafta 752,00 lira olan çeyrek altının satış fiyatı ise 748,00 liraya düştü. Yurt içinde dolardaki zayıflık altın fiyatlarına da yansıyor. 472 lira direncini aşamayan gram altın 461 lira seviyesine çekildi. Altın bu noktada kalabilirse yeniden 470’lerin üzerini zorlayabilir. Ancak dolardaki zayıflık buna pek imkan vermeyeceğe benziyor. Teknik olarak destek noktasında 440 liralar görülüyor. Uluslararası piyasalarda 1885 dolar direncini geçmekte zorlanan ons altın 1900 dolar seviyesini yukarı yönlü kırması durumunda 1915 dolarlı rakamlar oluşabilir. Altında destekler 1868 – 1840 dolar arası olduğu gözleniyor. Analistlerin genel görüşü ABD teşvik paketine dair olumlu haber akışı altının ons fiyatını desteklediği yönünde. Bu da doları zayıflatıyor. ABD – Çin gerginliği de altın fiyatlarını baskılayan diğer önemli bir unsur.

PETROL… Pandemiye yönelik gelişmeler petrole olan talebi azaltıyor. Teşvik paketinden çıkacak olumlu haberler ile aşı uygulamalarına yönelik çalışmalar petrolü desteklemesine karşılık salgında vaka sayılarının her geçen gün artması fiyatları baskılıyor. Söz konusu gelişmelerle brent petrol haftanın son gününde atak yaparak kendini 52 doların üzerine attı. 19 Kasım’da 44 dolar seviyesine göre brent petrol kısa zaman aralığında bu kadar yükselmesi olumlu gelişme olarak nitelendiriliyor.  Ancak brentte 52 doların üzerine çıkılması zor ihtimal olarak görülüyor. Batı Teksas petrolü (WTI) da brentte iyice yaklaştı. Son işlemin 48 dolardan geçtiği WTI’de 51 dolarlar konuşuluyor.

analizgazetesi.com.tr / yazının devamı..

Önceki ve Sonraki Yazılar