15 Temmuz aşkına!

Herkes kendi niyetine, siyasi görüşüne ve aldığı eğitime göre değerlendirdiğinden merkez bankalarının rezervleriyle ilgili tartışmalar bitmez. Hele hele bizde ardı arası kesilmez … Adam "Merkez Bankası'nın (TCMB) rezervi yetersiz" diyorsa onu ikna etmek "deveye hendek atlatmaktan" daha zordur. Zaten tartışmanın da bir manası yok. Yüzünü batıya dönmüş, güneşin doğduğunu görmek istemeyen ve damarlarında ekonomi yerine politika kazanı kaynayan bir kişiye neyi nasıl anlatacaksınız?

New York merkezli global finans hizmetler şirketi BGC Partners dahi yatırımcılarına Türkiye’ye güvenmelerini, devletin kısa vadeli borçlarını rahatlıkla karşılayacak rezervi olduğunu belirtirken bizim içimizdeki dış seslerin öyle yazıp çizdiğine, esip savurduğuna bakmayın... Kendi oluşturdukları kısır döngüler içinde dönüp dururlar… Eee ne demişler, eden bulur, inleyen ölür!

Maamafih rezerv konusunu sırası gelirse aklım erdiğince yine yazmak isterim.

***

Malumunuz, Mayıs ayı ödemeler dengesi rakamları kamuoyuna duyuruldu. Cari açık, yani döviz açığı ile ilgili geçen hafta “Yükselen cari açığı petrol kurtaracak” başlıklı yazımızda daha Mayıs verileri açıklanmadan geniş bir değerlendirme yapmış ve gelecek için bir analiz yapmıştık.

Beklentilerimiz doğrultusunda Mayıs cari denge 3,8 milyar dolar, yıllık bazda 8,24 milyar dolar açık verdi. Ocak – Mayıs 2020 döneminde söz konusu açık 16,7 milyar dolara yükseldi. Net hata noksan kaleminde de 4,1 milyar dolarlık bir çıkış gözleniyor.

Pandeminin ne zaman biteceğinin tahmin edilememesi, dış ticaret ve turizm gelirlerindeki düşüşler sebebiyle cari dengeyi biraz zorluyor. Buna rağmen ülkemizde büyüme öngörülerine karşılık daha önce de belirttiğim gibi yılsonuna doğru “iç talepteki zayıflık, enerji fiyatlarındaki düşüş, artacak turizm gelirleri ve yükselişe geçen ihracat” cari açığı dengeler diye düşünüyorum.

Yani felaket tellalcıların dediği gerçekleşmez!

Uzun sözün kısası; mutlaka estek köstek olacak… Ancak kaygılanacak bir durum yok! 15 Temmuz ruhu sayesinde bizim için her yol, her kapı ardına kadar açık!

***

Merkez Bankası rezervleri, cari denge derken asıl konumuz olan sanayi üretimini izah etmeden olmaz elbette. Dedik ya, salgın tehdidinin ne zaman biteceğini henüz bilenimiz bulunmuyor.

Fakat bu defa Mayıs hakikaten dipten dönüşün mesajlarını veriyor. Aylık bazda yüzde 17,4 artış, dile kolay! Yıllık ise yüzde 19,9 daralma… Bizim veriler dünyanın yerle bir olduğu döneme göre normal rakamlar… Ki piyasa beklentileri sanayi üretiminin yüzde 22,5 daralacağı yönündeydi.

Haa, arındırılmamış yüzde 30,6’lık rakamlara da fazla kulak asmayın… Çünkü ekonominin toparlandığı Mayıs’ta tüm sanayi grupları resmen “V” dönüşü yaptı. Sermaye malında yüzde 40,2, ara malında yüzde 14,6 puanlık artışlar, zannediyorum Haziran sanayi üretim verisinde daha da büyüyecek, belki de katlanacak.

Katkısal anlamda imalat sektörü payının 16,8 puan, tekstil ürünlerinin 4 puan, motorlu kara taşıtı imalatının 3,7, fabrikasyon metal ürünleri imalatının 1,4 puanlık pozitif destekleri de yüzleri güldürüyor.  Negatif kalan sektörler ise çok düşük rakamlarla kömür ve petrol ürünleri ile tütün imalatında.

***

Sanayi üretimindeki dipten dönüşten sonra sorulan soru şu:

Türkiye’de ikinci çeyrek büyüme nasıl gerçekleşecek? Haydi cevap verin!

İlk çeyrekte yüzde 4,5’luk pozitif büyüme sonunda “İkinci çeyrekte çift haneli daralma görülecek” diyenlerin daha şimdiden süngüsü düşmüş bile… Artık “Tek haneli daralmalar bekliyoruz” demek zorunda kalmışlar!

Belli ki analistler, önceki teyitlerinde ciddi sapmalar gösteriyor… Şöyle ki önceki beyanlarının tersine; elektrik tüketimi ve kredi kartı harcamalarındaki yüksek frekansların kapasite kullanım oranlarının yukarı yönlü hareketiyle sanayi üretiminin daha da artacağını ve özellikle üçüncü çeyreğin normalleşmede ilk adımın olacağını belirtiyorlar.

Şaşırmaya gerek yok mirim!.. Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. Bu yılın yüzde 4,5’luk ilk çeyrek pozitif büyümesi, ekonominin 2020’yi negatif kapatmayacağına işaret ediyordu zaten. Sen sadece Türkiye’nin potansiyeline ve 15 Temmuz aşkına güven kâfi.

Her neyse; yılın ikinci çeyreğine ait Haziran sanayi üretimi 14 Ağustos’ta açıklanacak ve durumu daha net görmüş olacağız ve ikinci çeyrekle ilgili daha net söylemlerde bulunacağız.

Nitekim, Merkez Bankası (TCMB) guvernörleri geçen haftaki “yatırımcılar toplantısı”nda öncü göstergelerin iyileşmeyi ve normalleşmeyi haber verdiğini, dolayısıyla 2020 yılı büyümesinin pozitif olacağını söylemedi mi? Söylediler, tabii…

O halde FETÖ ile birlikte tüm vatan hainlerini boğan “15 Temmuz aşkı”yla yola devam kardeşler!

analizgazetesi.com.tr

 

Önceki ve Sonraki Yazılar