Songül Kundakçı Cansız

Songül Kundakçı Cansız

Hakkı Huzur

Bazı isimler çok güzeldir, manalı… Sahibine yakışan isimler daha da güzeldir.  Elif’e uzun boy yakışır, Emin’e güvenilir olmak, Hakkı’ya da doğruluk. 

Bir baba oğlunun adını Hakkı koymuş, soyadı Huzur. Hakkı’yla Huzur güzel yakışmış birbirine ama birçok insan gibi adının özelliğini taşımayanlardan biri olmuş Hakkı Huzur.

Dünyada huzur bulamamışlardan biri bu Hakkı Bey.

“Huzur” romanını yazan Ahmet Hamdi Tanpınar da huzursuz.

Huzuru kim kaybetmiş ki Hakkı bulsun. Bulsa bulsa “Bir tatlı huzur almaya geldik Kalamış’tan” diyerek huzuru şarkılarda bulur Hakkı, onu da söylemez zaten.   Onun söylediği şarkı olsa olsa “Huzurum kalmadı fani dünyada” olur.

Hâlbuki huzur da hak, hukuk, adalet gibi herkesin hakkı değil midir?

İnsan, hayvan, çocuk, erkek, kadın herkesin hakkı…  

Hâlbuki kelime bizde sadece bir erkek adı, manası dünyada kayıp.

Hayvanların hakkı mı?

O da ne demek, hayvan hakkı makkı yok. Dünya insanlar için.

Kadınların hakkı mı?

Bu sorunun da cevabı akla ziyan bayat bir espri:  Kadın hakkı olur mu? Olmaz. Çünkü Hakkı erkek ismi.

İyi tamam, onlardan vaz geçtik. İnsan hakları desek… 

Yok, yok, yook;  onun da bir önemi yok bu dünyada.

Bir de kul hakkı var, ilahî affa tabi olmayan.

Ya, o hesap da öteki dünyada…  Hele bir gidelim de…

Keşke Hakkı Huzur Bey’in adındaki kelimeler yer değiştirseydi, diye düşündüm; yani adı Huzur, soyadı Hakkı olsaydı.

Olsaydı da ne değişirdi ki onun için.

Hakkı Huzur için hiçbir şey değişmezdi ama zirvede yer tutan bazıları için “huzur hakkı”,  “duygusal ” bir maddi kazanç kaynağıymış, yeni öğrendim.

Bir de derler ki “Parayla saadet olmaz.” İyi de parasız da olmaz.

Aman sen de, tutturdun bir hakkı, haklı... Hiç değilse adamın soyadı Huzur, daha ne olsun. Hakkı, mesut ve bahtiyar olsun.

Olabilse…

Peki ama ya Hakkı’nın, Hakkıların, haklıların huzur hakkı ne olacak? Onlar hep huzursuz mu yaşayacak? Onların ruh hali hep Müslüm Gürses’in şarkılarındaki gibi mi olacak? 

Ziya Gökalp “Sakın hakkım var deme/ Hak yok, vazife vardır!” dediğinden mi nedir vazifemizi yapmadan hakkımızı istemedik biz. Vazifemizi yaptığımız halde çoğu zaman hakkımızı alamadık. “Hakkımızı söke söke alırız” diyecek kadar yürekli, güçlü de olamadık.

Tam bir münazara konusu bu: “Güçlü mü haklıdır; haklı mı güçlüdür.”

Yaşadığımız, maalesef güçlünün haklı, huzurlu, kazançlı olduğu bir dünya ama hayalimiz haklının güçlü olduğu, huzur bulduğu, kazandığı bir dünyada yaşamak.

Huzursuzuz vesselam!

Rabbim;  evimize, gönlümüze huzur versin inşallah!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum