Mahmut Eraslan
Olmadı Gardaş, olmadı böyle...

Olmadı Gardaş, olmadı böyle...
Türk Müslümandır, Müslüman Türk’tür.
Azerbaycan’ı biz gardaş biliriz; sadece Türklükten değil; İslam’dan, inançtan, ibadet birlikteliğinden, kültürümüzden ve geleneğimizden dolayı...
Her ülkede farklı inançtan, mezhepten veya inançsız insanlar yaşıyor. İnanç özgürlüğü olan ülkelerde herkes inancına göre ibadet ediyor, ona göre kıyafet tercih ediyor. Burada sadece her ülkenin farklı gerekçelerle bir ölçü koyması, sınır belirlemesi anlaşılır bir şeydir. Ancak iş gelip yasaklara dayandı mı, orada durup "Sebep nedir, sorun nedir, gerekçesi nedir?" diye sormamız gerekiyor!
Hele ki Müslüman olarak bilinen bir ülkede, eğer İslam inancının bir emri olan tesettüre karşı çıkılıyorsa orada itikadı, imani bir sorun vardır.
Azerbaycan’da tesettürü yasaklamak nasıl bir akıl tutulmasıdır?
Nedir yani, tesettür mü size zarar vermiştir?
İnsanlar açıldıkça, saçıldıkça, LGBT ve eşcinsellik yayıldıkça çok mu daha mutlu oluyorsunuz, ülkeniz mi ekonomik olarak kalkınıyor?
Müslümanların hayat hakkını, ibadet, inanç ve kıyafet özgürlüğünü kısıtlayarak kime hizmet etmiş oluyorsunuz?
Müslümansanız bunu yapmamanız gerekiyor. Yok, eğer Müslüman değilseniz, "Bu benim inancıma ters" diyerek bunu da açıkça ifade etmeniz gerekir. Halk da ona göre tavrını belirler ve oyunu ona göre kullanır.
En çok konuşulan kavramın en çok deforme olduğu, en çok istismar edildiği, en çok yalana dönüştüğü o "özgürlük" kavramını artık kullanmaktan vazgeçin. Demokrasiden hiç bahsetmeyin; o da don lastiğine döndü, isteyen istediği yere çekiyor…
Bugün Batı'nın güdümünde, İsrail’in etkisine girmiş olan bu yönetim biçimi nasıl bir gardaşlıktır, nasıl bir Müslümanlıktır ki —eğer "Müslümanım" diyorsanız— tesettürü yasaklıyorsunuz?
Siz kimsiniz? Bu ne cürettir?
Ahzâb Suresi 59. ayette, Nûr Suresi 31. ayette Allah, kadınlara dışarıya çıktıklarında bir kıyafet ölçüsü koymuş; "Böyle giyineceksiniz, bu şekilde çıkacaksınız" diyor.
Bugün siz okulunuzda öğrencilere, hastanelerinizde hekimlerinize, ordunuzda askerinize, polisinize, hatta bazı iş yerlerinde çalışanlarınıza üniforma giydirmiyor musunuz?
Bunu talimatla yaptırmıyor musunuz?
Allah’ın dünyasında, Yaratıcı olarak O'nun insan üzerinde bir hakkı, bir tasarrufu yok mu diyorsunuz?
Karşı mı geliyorsunuz, kafa mı tutuyorsunuz?
Siz ey ölümlü varlıklar; Allah'ın insan üzerindeki tasarruf, yetki ve hakkını gasp ettiğinizin, O'na kafa tuttuğunuzun, bilerek ya da bilmeyerek ilahlık tasladığınızın farkında mısınız?
Siz Allah'ın koyduğu kanunları, kuralları, emirleri hafife mi alıyorsunuz?
Yaratıcıya karşı kendinizi daha mı akılcı zannediyorsunuz?
Bir dönem, halkının büyük çoğunluğu Müslüman olan ülkemizde de aynı zihniyet, "Biz de Müslümanız" demesine rağmen; örtülü şekilde TBMM'ye giren, dokunulmazlığı olan bir milletvekiline, tesettürlü geldi diye "Burası devlete kafa tutulacak yer değildir" demişti. Ama kendisi kime kafa tuttuğunun ne kadar farkındaydı bilmiyorum.
Allaha kafa tutanlar bu gün ona döndü ve hesap veriyorlar.
Allah'ın koyduğu kesin hükümlerin yerine, bilerek ve isteyerek bir Müslüman onu kaldırıp kendi aklının ürünü olan bir kanunu koyamaz. Bunun ahirette bir bedeli olacaktır; hüküm Kur'an ve hadislerle sabittir.
Hüküm Allah'ındır.
Ancak müminler kardeştir.
Azerbaycan'da yasaklanan tesettür kabul edilebilir bir şey değildir. Burada kamuoyu gereken hassasiyeti göstermeli; başta Azerbaycan içerisinde olmak üzere tüm Müslüman ülkelerden net bir tepki ve tavır ortaya konulmalıdır. Bu azgın yönetimlere "dur" demek lazım.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.